paraları ile cümle

paraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.A i když tomu nebudeš věřit, tak i ta nešťastná.
İnsanlar paralarını ve mallarını, mülklerini, yaşam ve bedenlerini vermeyi teklif ettiler.Jejich pán je pánem jejich majetku, jejich těla, jejich života.
Sonny paraları kaybettiği için Tommy'ye kızgındır ve paraları bulması için Tommy'ye bir süre müddet verir.Sonny je na Tommyho naštvaný a snaží se z něj peníze a drogy nějakým způsobem vymámit.
En güçlü beşli kombinasyonu oluşturmayı başaran oyuncu, masaya konulan tüm fişleri/paraları kazanır.Hráč s nejsilnější kombinaci vyhrává Pot (celková částka na stole).
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Lidé, kteří si potřebovali půjčit peníze, zastavili své věci výměnou za peněžní půjčku.
Aynı zamanda bozuk paraları mıknatıs gibi çekme özelliği vardır.Dobré je také, koupit jim nějaké kostičky na kousání.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.Orașul Gdańsk avea privilegiul de a-și bate propria monedă.
Venedik paraları kısa süre sonra Bizans'ta dolaşıma girdi.Monede venețiene au pătruns în curând în circulația monetară în Bizanț.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Ei duc banii furați la un cazinou indian din Oklahoma pentru a fi spălați.
1876 ve 1901 yılları arasında akçaağaç yaprağı Kanada paralarının üzerine basıldı.Cu toate acestea, între 1876 și 1901, ea figura pe toate monedele canadiene.
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.Nici chiar când iei bani cu împrumut.
2002 - Euro banknot ve bozuk paraları Avrupa Birliği üyesi ülkeler'de kullanılmaya başlandı.2002 - Bancnotele și monedele euro au fost introduse în 12 țări ale Uniunii Europene.
Çünkü bu paraların sadece belli bir oranı kredi olarak verilebilmektedir.Értelemszerűen erre azért kíváncsi, mert meghatározott összegű hitelt készül nyújtani neki.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Arcképe sok római pénzérmén megtalálható.
Artık 20,000 pound'a yakın paraları vardır.Nyertesei 20.000£ kapnak.
Hindistan'da bile Roma paraları bulunmuştur.A Tabijén római pénzek is előkerültek.
Kalıplarda yapılan değişiklikler paraların biçiminin yanı sıra üretim ekniklerini de etkiledi.A változó költségek viszont együtt mozognak a termelés mennyiségével.
Tom eski bozuk paraları topladı.Tom régi érmeket gyűjtött.
1876 ve 1901 yılları arasında akçaağaç yaprağı Kanada paralarının üzerine basıldı.Vuosina 1876–1901 se esiintyi peräti kaikissa Kanadan kolikoissa.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Temppelin likimääräinen ulkonäkö tunnetaan roomalaisista rahoista.
Sonuçta paraları ve de pasaportları vardır.Saamisiin kuuluvat myös rahavarat ja rahoitusarvopaperit.
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.Erikoisrahat ovat käypää valuuttaa koko euroalueella.
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.Siksi he halusivat yhteisellä testamentilla lahjoittaa suuren osan omaisuuttaan rahastolle.
2008 yılı itibarıyla bu fonda biriken paraların geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.Summa palautettiin rahastolle vuonna 1997 ilman korkoa.
Bana bu eskimiş madeni paraları verdi.Hän antoi minulle nämä vanhat kolikot.
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.Σπάνια είχε αρκετά χρήματα στη διάθεσή του για να αγοράσει τρόφιμα.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Τα κτήματά του σύντομα σταμάτησαν να παράγουν κέρδος και άρχισε να αποκτά χρέη..
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.Derfor var der efterhånden kun forholdsvis lidt skov tilbage.
Bazı akçe tahtaları üzerinde sayılan paraların, sayılmayan paralarla karışmaması için ayrı bir kısım bulunur.Eller en helt anden slags penge, som man måske ikke kender møntfoden på.
Günümüzde Lincoln'ün resmi, 5 Dolarlık banknotların ve 1 sentlik madeni paraların üzerinde yer almaktadır.Hans fotografier av Lincoln har blitt brukt på den amerikanske 5-dollarseddelen og på Lincoln-pennyen.
Bu üçlünün, kamu işleri üzerinde kontrolü sağlayabilmek için hem paraları hem de politik nüfuzları vardı.Mellom de tre var det nok penger og politisk innflytelse til å kontrollere offentligheten.
Oscar da paraları saklar.Plata bidro også til å dekke saksomkostningene.
2008 yılı itibarıyla bu fonda biriken paraların geri ödenmesi kararlaştırılmıştır.En har forhåpninger om at en i løpet av 2008 kan få på plass finansieringen av oppgraderingen.
Bazıları yuhalarken, bazıları da hızlı bir şekilde paraları toplamaya çalışıyorlardı.Dermed prøvde snart noen å stjele dem.
Günümüzde kullanılan tüm demir paraların metal değeri genellikle nominal değerinin altındadır.Metallverdien til kobbernikkel-myntene som er i daglig bruk er betydelig lavere enn pålydende verdi.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Utang yang semakin menumpuk, dan peminjam uang mulai meminta pembayaran.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.Mereka membawa uang yang dicuri ke sebuah kasino Indian di Oklahoma untuk pencucian uang.
Artık 20,000 pound'a yakın paraları vardır.Koleksinya tersebut bernilai sekitar £20,000.
İnsanlar hala dolaşımda olan paralarını değiştirilmeye sevkedildiler.Banyak uang dari masyarakat telah dikeluarkan untuk mengganti tanda jalan yang hilang tersebut.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Penampakan Wajah Yesus di Google Earth.
Bavula Big Smoke'un kasasındaki bütün paraları doldurmasını söyledi.KPK juga menyita tiga tas besar berisi uang dari tempat penangkapan Fuad.
Elinde eski para olan kişiler paralarını darphaneye getirerek yenisiyle değiştiriyorlardı.Ai sở hữu tiền cũ thì phải đem đổi lấy tiền mới.
Gringotts'da büyücülerin paraları; galleon, sickle, knut saklıdır.Có 3 đơn vị tiền tệ là: galleon, sickle và knut.
Kalan üç devlet olan Danimarka, İsveç ve Birleşik Krallık kendi ulusal paralarını kullanmaktadırlar.Cả ba vương quốc Đan Mạch, Na Uy, Thụy Điển thống nhất dưới sự chấp chính của bà.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.グダニスクには独自の貨幣を鋳造する特権が与えられていた。
Böylece diş geçirebildikleri hasta ve sakat kimseleri dövüp paralarını çalmaktadırlar.主に窃盗や賭博博打に対する刑罰として科していたようである。
Oscar da paraları saklar.ヤクザ お金を奪われる。
1990'ların başında bu resim, Fransa’da 100 franklık paraların üzerine işlenmiştir.彼の肖像はかつて、フランスの100フラン紙幣に描かれていた。
Ancak 17 Aralık 2013'te futbolculara paralarının ödenmemesi nedeniyle tepki gösterip görevinden istifa etti.2013年12月17日には一部の選手との不和を理由にオーナーから解雇させられた。
Bir süre beraber soygunlar yaparak kazandıkları paraları bölüşerek geçimlerini sağlarlar.毎ターン1両ずつお金を盗んでいく。
Bu arada hiç paraları kalmamıştır ve otelden atılmak üzeredirler.この時は一銭の報酬も受け取らず、ホテル宿泊代も自腹であった。
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.彼はさらに、金が無ければ幸せになれないと言う。
Kimi zaman yiyecek almak için bile paraları olmuyordu.彼は金がなく、ある時期には食うにも事欠いた。
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.なおわずかながら産駒を残している。
Bu paraların alım güçleri farklıydı.購買力とは異なる。
Avrupa Merkez Bankası, euro banknotları ve madeni paralarının dolaşımını yakından takip etmektedir.欧洲中央银行会密切监控欧元纸币和硬币的库存及流通。
İnsanlar emekli paralarıyla yaşamaya çalışmaktadır.已經退休,靠養老金生活。
Örgütü yaymak istiyorlardı ve paraların büyük bir kısmını yurt dışından temin ediyorlardı.他解散了自己的团伙,到国外隐居去了。
1912'de Osmanlı Maliye Nezareti kâğıt paraları tanıttı.1938年的《十二金钱镖》使白羽成名。
Euro madeni paraları, Euro bölgesinde kullanılan madeni paralardır.塞浦路斯的歐元硬幣是在塞浦路斯发行的欧洲同盟共同使用的货币欧元的硬币。
İlgili Sayfalar