paraları ile cümle

paraları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom yerdeki tüm paraları aldı.Tom picked up all the coins on the floor.
Tom, altın paraları kimsenin bulamayacağını düşündüğü yerde sakladı.Tom hid the gold coins where he thought no one would find them.
Bütün paralarını kaybettiler.They lost all their money.
Paralarını ziyan ediyorlar.They waste their money.
Bu paraların hiçbiri senin değil.None of this is your money.
Paraları bitti.They ran out of money.
Kanepenin arkasına düşen bozuk paraları aldı.He picked up the coins that had fallen behind the sofa.
Tom bozuk paraları saydı.Tom counted the coins.
Tatile verecek paraları yok.They cannot afford a holiday.
Sökül paraları, yoksa...You'd better cough up the money, or else.
Paraları sökülsen iyi olur, yoksa günah benden gider.You'd better cough up the money, or else.
"Sökül paraları!" "Önce cesedimi çiğnemen lazım!""Give me the money!" "Over my dead body!"
Bu madeni paraların üzerindeki Yunanca yazılarda eksik bir şekilde (ΒΑΣΙΛΕ...The Greek inscription on these coins is incomplete (ΒΑΣΙΛΕ...
Ama trajik bir kaza ve paralarının çalınması yüzünden planlarını değiştirmek zorunda kalırlar.But a tragic accident and the theft of their money change their plans.
M.Ö. 200'ye doğru önemli ticaret merkezleri kendi paralarını basmaya başlamıştı.Towards 200 BC, important trade centers started minting their own coins.
Borçlar kısa sürede arttı ve borç verenler paralarını geri istemeye başladılar.Debts quickly accrued, and money-lenders started to demand repayment.
22:24 Paraları yoksa ödeme için zorlama Ex.22:24 Not to press them for payment if you know they don't have it — Ex.
Osmanlı paraları (Ottoman Coins)(Catalogue of Ottoman Coins)
Çünkü bu paraların sadece belli bir oranı kredi olarak verilebilmektedir.That these loans should only be made at a very high rate of interest.
Gdańsk şehrinin kendi paralarını basma ayrıcalığı da vardı.The City of Gdańsk had the privilege of minting its own coinage.
Kardeşler çalınan paraları alırlar ve aklamak için Oklahoma'da ki bir Hint kumarhanesine götürürler.They take the stolen money to an Indian casino in Oklahoma to be laundered.
Çift otele daha fazla polis gelirken Donowitz’in paralarıyla kaçmayı başarır.He and Alabama escape with Donowitz's money as more police arrive.
Domitius, Praetor olduğunda ise, galip araba yarışçılarının ödül ve paralarını dolandıracaktı.When he was Praetor, Domitius would swindle the prize money of victorious charioteers.
Bunun üzerine hükümet, halkın elinde bulunan paraları toplattı.The government would then match the funds raised by the community.
Paralarının çalındığını öğrenen Sonny bu duruma çok kızar.Eileen is horrified to find the money has been stolen.
Geriye sadece çok az bakır paraları kalmıştı.They had only a few copper coins left.
Fakat, aynı zamanda eğer paraları yoksa mutsuz olacaklarını da ekler.He tells them, however, that unless they have money, they will not be happy.
İnsanlar hala dolaşımda olan paralarını değiştirilmeye sevkedildiler.Teams would only be allowed to keep any money they earned during the Roadblock.
T-Bag Tweener'la birlikte Westmoreland'ın paraları nereye gömdüğünü gösteren haritayı çalar.They capture and torture T-Bag to make him reveal the location of Westmoreland's money.
Bu paraların biri üzerinde Murat Bey'in adı geçmektedir.It is one of several such languages to go by the name Muji.
Euro madeni paraları ^ "ECB: Introduction".Institutions and the members of the Eurozone "ECB: Introduction".
Oscar da paraları saklar.But Onur stole the money.
Yeni kâğıt paraların teması aynı ama tasarımı farklıdır.The new notes have the same themes but a new design.
Bu paraları oyundaki mağazadan bir şeyler almak için kullanabilirsiniz.And players can use it to buy items in the shop.
3000 yıllık geçmişe sahip madeni paraların üzerinde de varlar.They're on coins that date back 3,000 years.
Tabi, buna harcayacak paraları yoktur.They don't have that kind of money.
Çünkü paralarının değerini sonuna kadar yükseltebilirler.And then if you got another 5%? So the government is giving you 5% per year.
Bekli insanların daha çok paraları olduğunda daha çok tasarruf yapmalarını sağlamalıyız.Maybe we should make people save more when they make more money.
Bu şirketten alacakları olanlar muhtemelen paralarını geri alamayacaklar.Because one of the people who this company owes money to is probably not going to see their money.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.The limitation was that they didn't have any money.
Fazlasıyla zamanları var fakat yeterince paraları yok.You both have too much time on your hands and not much money.
O kadar paraları yok.You just don't have it.
- XBox alacak paraları yoktur!- and decide to do this themselves? - They can't afford an Xbox.
İnsanlar, paralarının yettiği evde oturuyorlar.They live in what they can afford to live in.
Yapılan yardımlar, buralardan sağlanan paraların yanında devede kulak kalıyor.Between them, these new revenue flows dwarf aid.
Zorluklarla kazandığım paralarımı harcamadan önce problemi etraflıca analiz ederim.I wanna make sure I analyze the problem fully before I spend my hard earned dollars.
Bahar, Fatih ve Güneş dondurma almak için paralarını birleştiriyorlar.Nadia, Peter and Ian are pooling their money to buy a gallon of ice cream.
Fakat, ödemeyi yaparken paralarının tam ödemeleri gereken tutar kadar olduğunu fark ediyorlar.Amazingly, they have exactly the right amount of money.
Ama pek çoğu buradalar çünkü paraları yokBut many of them are just here, because they don't have money.
Afrikaya uygun - kulture bakin insanlara bakin, ne kadar paralari olduguna bakinlooking at the people, looking at how much money they've got.
Bu insanları dolandırarak bir sürü paralarını alıyorlar. Onları emosyonel olarak hırpalıyorlar.They deceive these people, costs them a lot of money, cost them a lot of emotional anguish.
Eyaletin dışından gelen gençlerin, üniversiteye gitmek için daha çok paraları vardı.The kids from out of state tended to have more money to attend the university.
Onlar eyaletin dışından gelmişlerdi ve daha çok paraları vardı.They were from out of state and they had more money.
Kazandım ! çıkın paraları !I won ! give the money !
Paralarını çekmiyorlar.They don't get their money out.
Referandum, bu paraların hukuki yaptırımlara ve güvenliğe sağlanmasını öneriyor.And this referendum would propose having those dollars go to law enforcement and safety.
Kendileri adına ve kendi paralarıyla alınan kararlarda söz sahibi olmak istiyorlar.They want a say in decisions that are made in their name and with their money.
Diyelim ki B Bankasının müşterilerinden bir kısmı paralarını geri çekmek istediler.Obviousl, he's lent out a lot of that money so he starts running low on reserves.
Paraları alıp kaçacağım.I'm going to take that money and run off.
Yatırımcılar, güvende durması için paralarını bana emanet ettiler.They're giving it to me for safekeeping.
İlgili Sayfalar