paragöz ile cümle
paragöz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Frank'in patronu son derece paragöz.Frank's boss is extremely money hungry.
Tom paragöz bir fırsatçı.Tom's a money-grubbing opportunist.
Mary aptal ve paragöz. Durumu tekrar gözden geçirmeliyim.Mary is stupid and money-grubber. I must consider the situation again.
Sen tanıdığım en paragöz insansın.You're the stingiest person I know.
Paragöz olduğumu biliyorum.I know that I'm stingy.
Tom bana Mary'nin paragöz olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was stingy.
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.When you hear the word "forger," you often understand "mercenary."
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.To him, being paid would have meant being a mercenary.
En az senin kadar paragöz.Here.
Okulun paragöz ve öğrenci düşmanı müdürüne karşı öğrencileri korumaya çalışır.Este hecho predispuso a los alumnos universitarios en contra del rector.
Olgun yaşlarda ve paragöz bir adamdır.Jestem niecierpliwym chłopakiem i dojrzałym mężczyzną".
Paragöz ve alkolik birisi gibi dursa da özünde gerçekten iyi niyetli ve sevecen bir insandır.În momentele intime, Bucătarul este defapt o persoană iubitoare și sensibilă.
Reg ise açgözlü, paragöz ve bencildir.性格は傲慢で自分勝手で粗暴。
Paragöz Namussuz'un Tekidir.דודו של עובד חביה.
En az senin kadar paragöz.Tessék.
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Ale ne jen tak ledajakého: když slyšíme "padělatel", většinu z nás napadnou slova jako "žodlák",
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Al oír la palabra "falsificador", a menudo se entiende como "mercenario",
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Amikor azt a szót halljuk, "hamisító", gyakran "zsoldost" értünk alatta.
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Khi bạn nghe từ "làm đồ giả", bạn thường hiểu là "hám lợi".
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Kiedy słyszycie słowo "fałszerz", często rozumiecie "najemnik".
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.통상 "위조"라고 하면 여러분은 흔히 "돈벌이" 를 목적으로하는
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Non di un falsario qualsiasi: quando si sente la parola "falsario", spesso si comprende "mercenario",
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Saat mendengar kata "pemalsu," Anda sering menganggapnya "mata duitan."
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Wanneer je het woord "vervalser" hoort, begrijp je dat vaak als "huurling".
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Όποτε ακούτε τη λέξη "παραχαράκτης" συχνά το ταυτίζετε με τη λέξη "εγκληματίας".
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Когато чуете думата "фалшификатор", често разбирате "користолюбив".
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Когда говорят "фальсификатор", обычно подразумевают человека с корыстными целями.
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.Коли ви чуєте слово "фальсифікатор", ви часто сприймаєте це як "спекулянт"
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.כאשר שומעים את המילה "זייפן" מבינים פעמים רבות "שכיר חרב".
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.عندما تسمعون كلمة مزور .. سيجول في خاطركم على الفور الاحتيال
"Kalpazan" sözcüğünü duyduğunuzda "paragöz" aklınıza gelir.貨幣や絵画の偽造が頭に浮かぶでしょう
Kız kesinlikle senin varisin. En az senin kadar paragöz.Είναι αλήθεια η διάδοχος, δεν υστερεί στο πόσο φιλοχρήματη είναι...
Kız kesinlikle senin varisin. En az senin kadar paragöz.انها حقا خليفتك, هذه المهارة في الحساب
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Baginya, dibayar berarti hanya bekerja untuk uang.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Če bi ga sprejel, bi bil po njegovem mnenju plačanec.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Debido a que si se le pagaba, eso significaba ser mercenario.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Denn bezahlt zu werden, das hiess für ihn, ein Söldner zu sein.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Dla niego, pobieranie opłaty oznaczałoby bycie najemnikiem.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Đối với ông, nhận tiền có nghĩa là một con buôn vụ lợi.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.아버지에게 돈을 받는 것은, 돈 때문에 그 일을 한다는 뜻 이었죠.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Parce qu'être payé pour lui ça voulait dire être mercenaire.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Pentru el, dacă primea bani, era un mercenar.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Perché farsi pagare per lui voleva dire essere un mercenario.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Porque ser pago, para ele, queria dizer ser mercenário.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Számára a fizetés azt jelentette volna, hogy zsoldos.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Voor hem zou een vergoeding beteken dat hij een huurling was.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Vzít peníze pro něj znamenalo být jako žoldák.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Γι' αυτόν, το να πληρώνεται, σήμαινε ότι δούλευε σαν μισθοφόρος.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Для него брать плату значило быть наёмником.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.Для нього, бути оплачуваним означало б бути корисливим.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.За него да му се плаща, означава продажничество.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.עבורו, קבלת תשלום הייתה הופכת אותו לשכיר חרב.
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.فالنسبة له أن يؤجر على التزوير فهذا يعني احتيال و تصرف سيء
Ona göre, para almak paragöz olmak demekti.もし支払いを受けるようになったら
Paragöz biri gibi görünmek istemem, ama... ...bu işten çıkarımız ne olacak?Aku tak bermaksud jadi materialistik di pasukan ini, Tetapi apa kita dibayar ?
Paragöz biri gibi görünmek istemem, ama... ...bu işten çıkarımız ne olacak? Bu senaryo beni rahatlatmaz.Nisem koristoljuben, a zanima me, če bomo dobro zaslužili?
Paragöz biri gibi görünmek istemem, ama... ...bu işten çıkarımız ne olacak? Bu senaryo beni rahatlatmaz.תוכלו לגלות לנו מי באמת ?הרג את קנדי
Paragöz biri gibi görünmek istemem, ama... ...bu işten çıkarımız ne olacak?En halua olla rahanahne, mutta saadaanko me vaarallisen työn lisää?
Paragöz biri gibi görünmek istemem, ama... ...bu işten çıkarımız ne olacak?Ich bin ungern der Materialist dieser Gruppe, aber...ist da vielleicht 'ne Gefahrenzulage drin?
Paragöz biri gibi görünmek istemem, ama... ...bu işten çıkarımız ne olacak?Ik wil niet inhalig zijn, maar... ...zit er gevarengeld in?