Ana içeriğe geç
Sözlük

paradigma ile cümle

paradigma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Исследование этих аномалий приводит к научной революции и смене парадигм.
Minimal grup paradigması, sosyal psikolojide kullanılan bir deney yöntemidir.O paradigma de grupo mínimo é uma metodologia empregada na psicologia social.
Devam eden stokastik süreç paradigması, Wiener sürecidir.O paradigma de processo estocástico contínuo é o do processo de Wiener.
Programlama paradigması, bilgisayar programlamanın temel bir tarzıdır.Conexões são um conceito chave em programação de centro de dados.
Paradigma değişikliği budur.Vamos mudar agora o paradigma.
İslami feminizm; İslami bir paradigmada ile ifade edilen feminist bir düşüncedir.Feminismo islâmico é uma vertente do feminismo preocupada com o papel das mulheres no islamismo.
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.Dan zegt God: ‘Ga het paradijs binnen, en wat u daar ziet is voor u'." (het boek 'Moslim', nr. 1:302).
Paradigma değişikliği budur.Dit zou een paradigmaverschuiving inhouden.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Dit in tegenstelling tot revolutionaire wetenschap die een paradigmaverschuiving teweeg kan brengen.
Kuram, paradigma değildir.Cerkiew ta nie jest typowa.
Paradigma değişimleri ya da kaymaları.Förlorad koordination och balans.
"Coğrafyada Temel Paradigmalar".Доля акцентуаційних парадигм».
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Наукова революція — формування нової парадигми.
Kuram, paradigma değildir.Floss, Ztracené paradigma?
Paradigma değişikliği budur.Změna krajiny .
Programlama paradigması, bilgisayar programlamanın temel bir tarzıdır.O paradigmă de programare este un stil fundamental de programare.
Paradigma değişikliği budur.Gondolatok a paradigmaváltásról.
Minimal grup paradigması, sosyal psikolojide kullanılan bir deney yöntemidir.A minimális csoportközi helyzet egy, a szociálpszichológiában használt kísérleti elrendezés.
Programlama paradigması, bilgisayar programlamanın temel bir tarzıdır.A számítógép-programozásban a generációs szakadék egy programtervezési minta.
Sonuçta her bilim dalının katkıda bulunduğu bir paradigma olarak varlığını sürdürmektedir.A fennmaradó hét kötetben mindegyik tudomány előadja, hogy mivel foglalkozik.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Tieteen vallankumouksellisesta kehityksestä katso paradigma.
Felsefi denemesi ''On Denoting'' (İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür.Essayet On Denoting er blevet kaldt et filosofiens paradigme.
Programlama paradigması, bilgisayar programlamanın temel bir tarzıdır.Generisk programmering er en paradigme for programmering av datamaskiner.
Paradigma değişikliği budur.Endringer i regjeringen.
Paradigma değişikliği budur.Perubahan Sikap Gubernur.
Kıbrıs’ta Metamorfoz ve Paradigma Değişimi.Perencanaan Pembangunan Kota dan Perubahan Paradigma.
Paradigma değişikliği budur.これはパラダイムの転換のようなものだ。
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.相撲の格言の中に「極めたら相手の顔を見ろ」という格言がある。
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.武皇初甚怒,既而謂所親曰:「且吾素眇一目,試召之使寫,觀其所為如何。
Çünkü dünyada ve imgesel algılarda; belirli paradigmaları oluşmuş bir iyilik veya kötülük algısı yoktur.불선(不善) 또는 악(惡)은 현세나 내세에 자기나 남에게 좋지 않은 결과를 가져올 성질을 가진 것을 말한다.
Sonuçta her bilim dalının katkıda bulunduğu bir paradigma olarak varlığını sürdürmektedir.여기서 각 인자들의 값은 인력이 보유하고 있는 지식의 특성을 나타낸다.
Peter Wegner, bu paradigmaların bilim, teknoloji ve matematik olduğunu savundu.Питър Вагнер твърди, че тези парадигми са наука, технология и математика.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Научна революция – налага се нова парадигма.
Birtakım bilgisayar bilimcisi, bilgisayar bilimlerini üç ayrı paradigmaya ayırmak için fikir beyan ettiler.Няколко учени посочват три различни отделни парадигми в компютърните науки.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Vedecká revolúcia je kvalitatívna zmena vedy, napr. zmena paradigmy.
Programlama paradigması, bilgisayar programlamanın temel bir tarzıdır.Programmeerimise paradigma on fundamentaalne programmeerimise stiil.
Bir olağan paradigma, olağan bilim etkinliği kuramıdır.Paradigma raames tehakse normaalteadust.
İşte bu bilimsel devrimlerde paradigma değişimini gerekli hale getirir.Just paradigmade läbiva mõju tõttu peab paradigmade vahetus olema revolutsiooniline.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Abitudini, certezze, convinzioni, punti esclamativi, paradigmi, dogmi.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Gewohnheiten, Gewissheiten, Überzeugungen, Ausrufezeichen, Paradigmen, Dogmen.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Gewoontes, zekerheden, overtuigingen, uitroeptekens, paradigma's, dogma's
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Hábitos, certezas, convicciones, signos de exclamación, paradigmas, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Hábitos, certezas, convicções, pontos de exclamação, paradigmas, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.습관, 확신 책임, 느낌표 패러다임, 도그마라는 이름의 모래주머니들을 말입니다.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Návyky, istoty, presvedčenia, výkričníky, vzory, dogmy.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Návyky, jistoty, odsouzení, příkazy, rámce, dogmata.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Obiceiuri, certitudini, convingeri, semne de exclamare, paradigme, dogme.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Szokásokat, biztos dolgokat, előítéleteket, felkiáltójeleket, paradigmákat, dogmákat.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Vanor, säkerheter, övertygelser, utropstecken, tankesystem, dogmas.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Zwyczajów, pewników, przekonań, wykrzykników, wzorców, dogmatów.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Навици, сигурности, убеждения, удивителни знаци, парадигми, догми.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.Привычки, очевичные факты, убеждения, восклицания, парадигмы, догмы.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.הרגלים, דברים בטוחים, אמונות, סימני קריאה, פרדיגמות, דוגמות.
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.كالعادات والقناعات والادانات المسبقة وعلامات التعجب والنماذج النمطية و الاعتقادات الاجتماعية
Alışkanlıklar, kesinlikler, inançlar, ünlem işaretleri, paradigmalar, dogmalar.確信 感嘆符 パラダイム ドグマ それらを捨て去ることができれば
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.이러한 자료가 일부 사람들의 믿음과 패러다임을 변화시켰는데 이는 독일 교육에서 당연시 되어오던 것들이었다는 점입니다.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.les données ont transformé certaines croyances et paradigmes soutenant l'éducation allemande.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.אלא שהמידע שינה אמונות והנחות יסוד שבבסיס מערכת החינוך הגרמנית.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.بل قامت المعطيات بتغيير بعضالمعتقدات والنماذج التي شكلتأساس النظام التعليمي بألمانيا.
Alman eğitiminin altında yatan bazı inanışları ve paradigmaları değiştirdi.パラダイムまでもが PISAのデータで変化したのです それまで幼児の教育は 家庭の責任と考えられていて
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod