para ile cümle

para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'a istediği parayı verdin, değil mi?You gave Tom the money he asked for, didn't you?
Tom'a para verdiğini biliyorum.I know you were giving Tom money.
Tom bir mızıka satın almak için ona para vermemi istiyor.Tom wants me to give him money to buy a harmonica.
Tom bana biraz para verebilirdi.Tom could've given me more money.
Daha önce hiç kimse bana hiç para vermedi.No one's ever given me money before.
Bana borçlu olduğun parayı bana ver ve ben gitmiş olacağım.Give me the money you owe me and I'll be gone.
En azından sana biraz para vermeme izin ver.At least let me give you some money.
Onun parası bankada.His money is in the bank.
Parayı çantaya koy.Put the money in the bag.
Tom, paranı sakla. Bu kez ben ödüyorum.Tom, put your money away. I'm paying this time.
Tom, Mary'nin ona verdiği parayı bankaya koydu.Tom put the money Mary gave him in the bank.
Tom parayı kasaya koydu.Tom put the money in the safe.
Tom parayı bankaya koydu.Tom put the money in the bank.
Tom kutuya bazı demir paralar koydu.Tom put some coins in the box.
Tom bir kenara bir sürü para koydu.Tom put aside a lot of money.
Tom müzik kutusuna biraz para koydu.Tom put some money in the jukebox.
Tom her hafta kenara biraz para koyar.Tom puts aside some money each week.
Tom paraları kutunun içine koydu.Tom put the coins into the box.
Tom tüm parasını kasaya koydu.Tom put all his money in the safe.
Tom bütün parasını kasaya koydu.Tom put all his money in the safe.
Tom'un kenara koyduğu biraz parası var.Tom has a little money put aside.
Tom, Mary'yi onun parasını kabul etmeye ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary to accept his money.
İçkiler için para ödemeyi unuttum.I forgot to pay for the drinks.
Mary'nin parasını çalmış olabilecek tek kişi Tom'du.Tom was the only one who could've stolen Mary's money.
Bilet satın almak için yeterli parası olmayan tek kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the only one who doesn't have enough money to buy a ticket.
Tom çocuklarına bakmasına yardım etmek için Mary'ye para gönderdi.Tom sent money to help Mary care for her children.
Tom'dan paramı geri almam için yardım eder misin?Can you help me get my money back from Tom.
Tom banka hesabından biraz para çekti.Tom withdrew some money from his bank account.
Banka hesabımda fazla param yok.I don't have much money in my bank account.
Tom'un umutsuzca paraya ihtiyacı var.Tom is in desperate need of money.
Tom para için umutsuz.Tom is desperate for money.
Bütün paramı bırakmayı planladığın kişi sensin.You're the one that I plan to leave all my money to.
Bana para borcu olan yalnızca sen değilsin.You're not the only one who owes me money.
Tom'un neden çok paraya ihtiyacı olduğunu bilmiyorum.I don't know why Tom needs that much money.
Sen senin paranı alacaksın.You'll get your money.
Tom'un daha fazla paraya ihtiyacı var.Tom needs more money.
Tom parasını kaybetti.Tom lost his money.
Tom yanındaki bütün parayı Mary'ye ödünç verdi.Tom lent Mary all the money he had on him.
Tom ödünç aldığı tüm parayı geri ödedi.Tom has paid back all the money he borrowed.
Tom Mary'ye oldukça çok para verdi.Tom gave Mary quite a lot of money.
Tom bütün parasını Mary'ye verdi.Tom gave Mary all his money.
Tom, Mary'ye çok para verdi.Tom gave Mary a lot of money.
Tom parasının yarısını hayır için verdi.Tom gave half his money to charity.
Tom bize çok para bağışladı.Tom donated a lot of money to us.
Tom bütün parasıyla ne yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know what to do with all his money.
Yeni bir gitar almak için yeterli para kazanmaya çalışıyorum.I'm trying to get enough money to buy a new guitar.
Paran olduğunda bana geri ödeyeceğini biliyorum.I know you'll pay me back when you have the money.
İhtiyaç duyacağımdan çok daha fazla param var.I have a lot more money than I'll ever need.
Hiç param olmasa bile, yine de bir kitap satın aldım.Even though I don't have any money, I bought a book again.
İstediğim her şeyi satın alsaydım, gerçekten ihtiyacım olan şeye hiç param kalmazdı.If I bought everything that I wanted, I'd have no money left for what I really need.
Okul parasını kim ödedi?Who paid your tuition?
Tom zarar ziyan için para ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay for damages.
Bana bunun için para ödüyorlar.That's what they pay me for.
Bunun için para alıyor musun.Are you getting paid for this?
Tom benden ödünç aldığı parayı geri ödedi.Tom paid back the money he owed me.
İnsanlar bunu yapman için gerçekten para ödüyor mu?Do people really pay you to do this?
Bir çok insandan daha iyi para alıyoruz.We get paid better than a lot of people do.
Para getirmeyi unuttun mu?Did you forget to bring money?
Tom öğle yemeği için babasının ona biraz para vermesini istedi.Tom asked his father to give him some money for lunch.
Öğle yemeği için paraya ihtiyacın olursa sana biraz ödünç vereceğim.If you need money for lunch, I'll lend you some.

İlgili Sayfalar