para ile cümle
para kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Biz onlara para ve giysi sağladık.We provided them with money and clothes.
Bizim paramız bitti.We've run short of money.
Evimizi döşemede çok para harcadık.We spent a lot of money on furnishing our house.
Evime çok para harcadım.I have spent a lot of money on my house.
Yaz tatiline hazırlık için ne kadar para biriktirildi?How much money was saved in preparation for the summer vacation?
Bir şey yapmak için paraya ihtiyacımız var.We need money to do anything.
Eğer piyangoyu kazanırsan, parayla ne alırsın?If you were to win the lottery, what would you buy with the money?
Avrupa para birimleri dolar karşısında zayıfladı.European currencies weakened against the dollar.
1971 de Britanya Kırallığı parasını ondalık sisteme çevirdi.In 1971 the United Kingdom changed its currency to the decimal system.
Ne mutlu ki, faturayı ödemek için yeterli parası vardı.Luckily he had enough money to pay the bill.
Bay Mitsubishi içki parasını tasarruf etmek için evde içiyor.Mr. Mitsubishi is drinking at home to save his drinking money.
Kimse bir yılda israf ettiğimiz paranın miktarını belirleyemez.No one can determine the amount of money we waste in a year.
Bir grup çete parayı çaldı.A group of gangsters stole money.
Bir milletin para ve mali politikalarının yeterli karışımına sahip olması önemlidirIt is important for a nation to have an adequate mix of monetary and fiscal policies.
Öncelikle, beş parasızım, ayrıca, zamanım yok.For one thing, I'm penniless; for another, I don't have the time.
Evvela hiç param yok ve ikinci olarak hiç boş vaktim yok.For one thing, I've no money, and for another, I've no leisure.
Ben yasadışı otopark için 20 dolar para cezasına çarptırıldım.I was fined 20 dollars for illegal parking.
Ucuz satın alın ve paranızı boşa harcamayın.Buy cheap and waste your money.
Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Gerçek para yapmanın tek yolu her kuruşu kazanmaktır.Ill-gotten gains are short-lived. The only way to make real money is to earn every penny.
Sevgi paranın üstündedir. Sonraki önceki kadar çok mutluluk veremez.Love is above money. The latter can't give as much happiness as the former.
Planımız çok para gerektirecek.Our plan will call for a lot of money.
Paramızın çoğunluğu yiyeceğe gidiyor.Most of our money goes for food.
Ona ödünç para verecek kadar aptal değilim.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar akıllıyım.I know better than to lend him money.
Ona ödünç para vermeyecek kadar mantıklıyım.I know better than to lend him money.
Yanımda neredeyse hiç param yok.I have almost no money with me.
Bir kenara konulmuş biraz parası var.She has a little money put aside.
Bir şişe şarap almak için yeterli para var mı?Is there enough money to get a bottle of wine?
Linda eline geçen parayı hemen harcayan bir tip.Money burns a hole in Linda's pocket.
Yumi'nin şimdi çok parası var.Yumi has much money now.
Biraz daha para biriktirmeyi ummuştum.I had hoped to save more money.
Keşke daha fazla para kazansam.I wish I earned more money.
Biraz daha para biriktireceğim.I'm going to save more money.
Daha çok param olsa daha büyük bir eve taşınabilirim.If I had more money, I could move to a bigger house.
Eğer biraz daha fazla paramız olsa daha büyük bir eve taşınırız.We would move to a bigger house if we had more money.
Yeterli param olsaydı o kitabı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the book.
Akıllıca kullanılırsa, para çok işe yarar.If wisely used, money can do much.
Yeterli param olsa,o hoş arabayı alırım.If I had enough money, I would buy that nice car.
Yeterli param olsa, ben yurtdışına gidebilirim.If I had enough money, I could go abroad.
Yeterli param olsaydı, onu alabilirdim.If I had had enough money, I could have bought it.
Zengin olsaydım, ben sana biraz para verirdim.If I had been rich, I would have given you some money.
Yeterli param olsa, onu satın alabilirim.If I had enough money, I could buy it.
Param olsa onu alabilirim.If I had money, I could buy it.
Yeterli param olmuş olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Yeterli param olsaydı çantayı alırdım.If I had had enough money, I would have bought the bag.
Param olsa bir dünya seyahatine çıkardım.If I had the money, I would make a trip around the world.
Yeterli param olsa, kitabı alırım.If I had enough money, I would buy the book.
O, çok parası olursa o sözlüğü alacağını söyledi.He said that if he had much money, he would buy the dictionary.
Paraya ihtiyacınız olursa, size biraz ödünç veririm.If you need any money, I'll lend you some.
Eğer para istiyorsan, sana biraz ödünç verebilirim.If you want any money, I will lend you some.
Yeterli param olsaydı kalemi alırdım.If I had had more money, I would have bought the pen.
Sadece bu sefer sana ödünç para vereceğim.I will lend you money just this once.
Mary Japonya'ya gitmek için para biriktiriyor.Mary is setting by money to go to Japan.
Mary parayı çaldığını inkar etti.Mary denied having stolen the money.
Bay Mitchel geri kalan parayı hafta sonuna kadar ödememi talep etti.Mr Mitchel demanded that I pay the rest of the money by the end of the week.
Maria kıyafetlere çok para harcıyor.Maria spends a lot of money on clothes.
Mac bir yabani at almak istediğinden beri, parasını biriktiriyor.Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.
Mac bir yabani at almak istediğinden dolayı para biriktiriyor.Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.
Mac yeni bir Mustang almak istediği için, para biriktiriyor.Since Mac wants to buy a new Mustang, he is saving money.
Kötü bir gün için her zaman para biriktirmelisin.You should always save money for a rainy day.