para- ile cümle

para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Sabah ereksiyonu olmayan birine ödünç para verme.Don't lend money to someone who can't have a morning erection.
Piyangoda on milyon dolar kazansan, o parayla ne yaparsın?If you won ten million dollars in a lottery, what would you do with that money?
Hiç paran yok.You don't have any money.
O bütün parasıyla bile mutsuz.Even with all his money, he's unhappy.
Sahip olduğu tüm paraya rağmen, o mutlu değil.Even with all the money he has, he isn't happy.
Bana para ve tavsiye verdi.He gave me money and advice.
Senden üç kat daha fazla param var.I've got three times more money as you.
Ben paramı geri istiyorum.I want my money back.
Benim param bitti.I've run out of money.
Ben beş para etmez bir serseriyim.I'm a good-for-nothing bum.
Fazla paramız olmamasına karşın ben bu resmi satın almak istiyorum.Although we don't have much money, I want to buy this painting.
Paramı geri alabilir miyim, lütfen?Can I have my money back, please?
Kusura bakmayın ama bozuk param yok.Forgive me, but I have no change.
Ben borç para alırım.I borrow money.
Borsada çok para kazanıyor.He's making a lot of money in the stock market.
Soğanın kilosu kaç para?How much does a kilo of onions cost?
Bir sinema bileti kaç para?How much does a cinema ticket cost?
Muzun kilosu kaç para?How much is the kilo of bananas?
Ne kadar para çekmek istersin?How much money you would like to withdraw?
Yanımda hiç param yok.I don't have any money on me.
Yeterli param olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough money.
Paramı unuttum.I forgot my money.
Ben parayı asla almadım.I never received the money.
Para çekmek için bankaya gittim.I went to the bank to take out money.
Param yok ama hayallerim var.I don't have money, but I have dreams.
Seninkinden üç kat daha fazla param var.I have three times more money than you do.
O bütün parasını kaybetti.He lost all of his money.
Parayı transfer edeceğim.I will transfer the money.
Para takas etmek istiyorum.I would like to exchange money.
Çok param olmamasına rağmen bu öğleden sonra alışverişe gidiyorum.I'm going shopping this afternoon, although I don't have much money.
Para sorunumuz olursa her zaman tasarruflarımızdan bir kısmını harcayabiliriz.If we have money problems we can always dip into our savings.
O, paramı bana geri vermedi.She didn't give me my money back.
O bana paramı geri vermedi.She didn't give me my money back.
Raylar yola paralel uzanıyor.The tracks run parallel to the road.
O, avanta para kazanıyor.He's raking it in.
Üzgünüm, benim hiç param yok.Sorry, I don't have any money.
Bozuk paralar metaldir.The coins are metal.
Bozuk paralar madenidir.The coins are metal.
Yarın bana ödünç verdiğin parayı iade edeceğim.Tomorrow, I'll return the money you lent me.
O kova paran için en iyi anlaşmadır.That bucket is the best deal for your money.
Onun fikirleri ona hiç para kazandırmadı.His ideas never made him any money.
Zaman ya da paraya sahip değilim.I don't have the time or the money.
Satın almayı planladığın araba kaç para?How much is the car that you're planning to buy?
O harcadığından daha fazla para kazanıyor.She earns more than she spends.
Biraz paran var mı?Do you have some money?
O biraz para biriktirmek için çok çalıştı.He worked hard to save up some money.
Paraguay, Güney Amerika'da bir ülkedir.Paraguay is a country in South America.
Ondan para üstünü istediğimde, onu bana verdi.When I asked him for change, he gave it to me.
Arkadaşının ona ödünç verdiği tüm parayı harcadı.He spent all the money that his friend had lent him.
Onun hiç parası yoktu, böylece o benimle gidemedi.She didn't have any money, so she couldn't go with me.
Ben fakirleri sevmem, onlar sadece para düşünür.I don't like the poor, they think only of money.
O, kitaplara çok para harcar.She spends a lot of money on books.
Paraya ihtiyacımız var.We need money.
Bu senin para üstün.This is your change.
Bu paraya niçin ihtiyacın var?Why do you need this money?
Bu paraya ne için ihtiyacın var?What do you need this money for?
O, beş parasız değil.She's not penniless.
Bir paralelkenarın zıt yönleri paraleldir.The opposite sides of a parallelogram are parallel.
Ona borçlu olduğum parayı ona geri ödedim.I repaid him the money I owed him.
Dünya bir altın kuralı takip eder: Parayı veren düdüğü çalar.The world follows one golden rule: whoever has the gold makes the rules.

İlgili Sayfalar