para- ile cümle

para- kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun kendine ait bir miktar parası var.She has some money of her own.
Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.She finally mustered up the courage to ask him for more money.
Onun çok parası yoktu.She didn't have much money.
O, her ay emekliliği için bir kenara para koydu.She put some money away every month for her retirement.
O, kazandığı kadar çok para harcar.She spends as much money as she earns.
Yurt dışına gittiğinde çok para harcar.She spends a lot of money when she goes abroad.
Eve giderken parası çalındı.She was robbed of her money on her way home.
O, tatiline çok para harcadı.She spent a good deal of money on her vacation.
O, paranın ve mutluluğun aynı olduğunu düşünüyor.She thinks money and happiness are the same.
O beş parasızdır.She is badly off.
O, parayı almayı reddetti.She refused to take the money.
Para kazanma sanatını biliyor.She knows the art of making money.
O, konsere katılmak için para ödedi.She paid to attend the concert.
Her zaman para kazanma planlarını düşünüyor.She is always thinking of moneymaking schemes.
Parayı bankadan çekti.She drew out the money from the bank.
O, ayakkabılara çok para harcar.She spends a lot of money on shoes.
Ayakkabıya çok para harcar.She spends a lot of money on shoes.
Ayakkabıya çok para harcıyor.She spends a lot of money on shoes.
Parayı çabucak gözden uzak bir yere koydu.She quickly put the money out of sight.
O beni parasını çalmakla suçladı.She accused me of stealing her money.
O, bu eski paraları bana verdi.She gave me these old coins.
Bana bu eskimiş madeni paraları verdi.She gave me these old coins.
O, bana parayı ödemedi.She didn't pay me the money.
Benden aşırı miktarda para istedi.She asked me for an unreasonable sum of money.
O, paramla aklımı çeldi.She beguiled me of my money.
O, para olmaması nedeniyle yurt dışında okuyamadı.She couldn't study abroad for lack of money.
O, onu onun parasını çalmakla suçladı.She accused him of stealing her money.
Parayı kızına devretti.She signed over the money to her daughter.
Onun sadece küçük bir miktar parası vardı.She had only a small sum of money.
Onun biraz parası var.She had a little money.
Sahip olduğu azıcık parasını kaybetti.She lost what little money she had.
Eğildi ve parayı aldı.She bent down and picked up the coin.
O oğluna çok fazla para veriyor.She gives too much money to her son.
Oğluna çok fazla para verir.She gives too much money to her son.
Oğlunun eline biraz para koydu.She slipped some money into her son's hand.
O bankaya büyük miktarda bir para yatırdı.She deposited a large sum of money in the bank.
Bütün parasını elbiselere harcamayacak kadar akıllıdır.She knows better than to spend all her money on clothes.
O, para biriktirmek için kendi planını uygulamaya çalıştı.She tried to carry out her plan to save money.
O, parayı ona verdi.She gave him the money.
O, ona hem yiyecek hem de para verdi.She gave him money as well as food.
O, ona yiyeceğin yanı sıra para da verdi.She gave him money as well as food.
O, fakir olmasına rağmen, sahip olduğu az miktarda parayı ona verdi.Poor as she was, she gave him what little money she had.
Kocasının kazandığının yarısı kadar çok para kazanır.She earns half as much money as her husband.
O, kara gün için para biriktirdi.She saved money for a rainy day.
Zarar bize çok paraya mal olacak.The damage will cost us a lot of money.
O, masrafları karşılamak için yeterli paradır.That's enough money to cover the expenses.
Müzeyi inşa etmede ne kadar para harcandı?How much money has been spent on building the museum?
Gerekenden daha fazla para var.There is more money than is needed.
Gerekenden daha fazla para harcamamaya çalışın.Try not to spend more money than is necessary.
İhtiyacınız olandan daha fazla para taşımayın.Don't carry more money than you need.
Kara gün için para biriktirin.Save money for a rainy day.
Babamın parası kalmadı ve biraz ödünç almak zorunda kaldı.Father ran short of money and had to borrow some.
Para iadesi istiyorum.I'd like to get a refund.
Param olsa, sana ödeyebilirim.If I had money enough, I could pay you.
Garip bir adam bana geldi ve para istedi.A strange man came up to me and asked for money.
Paramı geri istiyorum.I want a refund.
Kaldırımda bozuk para buldum.I found a coin on the sidewalk.
Bazı insanlar varlıklı ve diğerleri beş parasız.Some people are well off and others are badly off.
Annem giysilere çok para harcar.My mother spends a lot of money on clothes.
Anne parayı çocukları arasında bölüştürdü.The mother divided the money among her children.

İlgili Sayfalar