Ana içeriğe geç
Sözlük

parıl parıl ile cümle

parıl parıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumUnd dann in einem Augenblick hörte ich auf dem Dach,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumVà sau đó lấp lánh một, tôi nghe trên mái nhà,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumY luego, en un abrir y cerrar oí en el techo,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumΚαι στη συνέχεια σε μια ριπή άκουσα στη στέγη,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumА потім в одну мить я почув на даху,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumА потом в один миг я услышал на крыше,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumИ тогава в миг чух по покрива,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydumואז כהרף שמעתי על הגג,
Ve sonra bir parıldayan, çatı duydum跳ねとそれぞれ少し蹄のイチャイチャ。
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Deci dacă ochii strălucesc, ştiţi că reuşiţi.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.E a pergunta é:
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Esatto. Se i loro occhi brillano, saprete che ci siete riusciti.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Med andra ord vet du att du gör det om det lyser i ögonen på dem.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Pokud máte kolem sebe zářící oči, víte, že to děláte správně.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Så hvis øjnene stråler, ved du, at du gør det.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Si los ojos brillan, sabes que lo estás logrando.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Αν τα μάτια λάμπουν, τότε ξέρεις πως το πετυχαίνεις.
Yani eğer gözleri parıldıyorsa, başarmışsınızdır.Ако очите им светят, знаеш, че се справяш.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Foran dem skælver Jorden, Himlen bæver; Sol og Måne sortner, Stjernerne mister deres Glans.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Foran dem skjelver jorden og ryster himmelen; sol og måne sortner, og stjernene holder op å lyse.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.그 앞에서 땅이 진동하며 하늘이 떨며 일월이 캄캄하며 별들이 빛을 거두도다
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Pred njimi se trese zemlja, nebo se giblje; solnce in mesec otemnevata in zvezde bledé.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Před tváří jeho třásti se bude země, pohnou se nebesa, slunce i měsíc se zatmí, a hvězdy potratí blesk svůj.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Reszket elõttök a föld, és megrendülnek az egek; a nap és hold elsötétednek, a csillagok is bevonják fényöket.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Vid deras åsyn darrar jorden, och himmelen bävar; solen och månen förmörkas, och stjärnorna mista sitt sken.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Земята се тресе пред тях, Небето трепери, Слънцето и луната потъмняват, И звездите оттеглят светенето си.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.Перед ними потрясется земля, поколеблется небо; солнце и луна помрачатся, и звезды потеряют свой свет.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.לפניו רגזה ארץ רעשו שמים שמש וירח קדרו וכוכבים אספו נגהם׃
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.قدامه ترتعد الارض وترجف السماء. الشمس والقمر يظلمان والنجوم تحجز لمعانها.
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.他 們 一 來 、 地 震 天 動 、 日 月 昏 暗 、 星 宿 無 光
Yeryüzü önlerinde sarsılıyor, Gökyüzü titriyor; Güneş ve ay kararıyor, Yıldızların parıltısı görünmez oluyor.他 們一來 、 地震 天動 、 日月 昏暗 、 星宿 無光
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.A csillagok évmilliárdok óta leragyognak a földi életre.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.As estrelas têm brilhado sobre a Terra durante milhões de anos.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Bintang-bintang telah menyinari kehidupan di Bumi selama miliaran tahun.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Các vì sao đã tỏa sáng xuống sự sống trên trái đất hàng tỷ năm qua.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Gwiazdy oświetlały Ziemię przez miliardy lat.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Hvězdy zářily na Zemi po miliardy let.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Hviezdy žiarili dolu na Zem po miliardy rokov.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Las estrellas han brillado sobre la vida en la tierra por miles de millones de años.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Les étoiles ont brillé pour nous sur Terre pendant des milliards d'années.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Le stelle hanno brillato nel cielo per miliardi di anni. Ora siamo noi a brillare.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Stelele au strălucit către Pământ timp de miliarde de ani.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Sterne haben für Milliarden von Jahren auf die Erde geschienen.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Sterren laten al miljarden jaren hun licht op het leven op aarde schijnen.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Stjärnor har skinit ner på jordens liv under flera miljarder år.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Stjernene har skinnet over jordens liv i milliarder af år.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Zvezde so sijale dol na življenje na Zemlji več milijard let.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Τα αστέρια λάμπουν προς τη γη για δισεκατομμύρια χρόνια.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Звездите осветяват живота на Земята милиарди години.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Миллиарды лет звёзды сияли над планетой.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Мільярди років зірки світили на земне життя.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.הכוכבים נוצצים על חיי כדור הארץ מזה מיליארדי שנה.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.لمعت النجوم على حياة الأرض لبلايين السنين
Zor zamanlardı, ama herkes hayatında bir parça parıltı istiyordu.Eram tempos difíceis, mas todos desejavam um toque de brilho em suas vidas.
Zor zamanlardı, ama herkes hayatında bir parça parıltı istiyordu.Eran momentos duros, pero todos querían dar brillo a sus vidas.
Zor zamanlardı, ama herkes hayatında bir parça parıltı istiyordu.Les temps étaient durs, mais chacun voulait une touche de magie dans sa vie.
Zor zamanlardı, ama herkes hayatında bir parça parıltı istiyordu.Saat itu begitu berat, tetapi setiap orang menghendaki sentuhan gemerlap dalam hidupnya.
Zor zamanlardı, ama herkes hayatında bir parça parıltı istiyordu.Это были тяжёлые времена, и всем людям не хватало искры в жизни.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod