Ana içeriğe geç
Sözlük

parıl parıl ile cümle

parıl parıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin.'Naturalmente scintillante comincia con un T!' disse il re bruscamente.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Natürlich funkelnden beginnt mit einem T!", sagte der König scharf.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin.'Natuurlijk twinkling begint met een T!' zei de koning scherp.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Oczywiście, migotliwy zaczyna się T! rzekł król ostro.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Por supuesto que titileo empieza con la T!-dijo el Rey con aspereza.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Samozřejmě mžiku začíná T!" řekl Král ostře.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Samozrejme okamihu začína t!" povedal Kráľ ostro.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Selvfølgelig funklende begynder med et T!" sagde kongen skarpt.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Seveda trenil se začne z t!" je rekel King ostro.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Tất nhiên lấp lánh bắt đầu với một T! 'vua mạnh.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Tentu saja sekejap dimulai dengan T," kata Raja tajam.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Természetesen csillogó kezdődik T! mondta a király élesen.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Tietenkin tuikkivat alkaa T!" kuningas sanoi jyrkästi.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Visst tindrande börjar med en T!" sade kungen skarpt.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Φυσικά ριπή ξεκινά με μια T!", είπε ο βασιλιάς απότομα.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Звичайно, мерехтливі починається з Т! 'Сказав Король різко.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Конечно, мерцающие начинается с Т! 'Сказал Король резко.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."Разбира се миг започва с T!" заяви, че крал рязко.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."כמובן מנצנצים מתחיל T!" אמר המלך בחריפות.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."بالطبع طرفة يبدأ T! قال الملك حادا.
'Tabii ki parıldayan bir T! ile başlar "dedi Kral keskin."あなたは、劣等生のための私を取るか?進んでください!"
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Ahogy mondta a csillogott az oldalsó lámpák egy kocsi jött körben a görbe a avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Als er den Glanz des side-Lichter eines Wagens sprach kam um die Kurve des Allee.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Comme il parlait à la lueur des feux de côté d'un chariot est venu le tour de la courbe de la avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Da han talte skæret af de side-lysene på en vogn kom rundt i kurve avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Enquanto ele falava, o brilho das luzes do lado de um carro veio em volta da curva do avenida.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.În timp ce vorbea licărirea de lumini secundare a unui transport a venit rundă curba Avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Jak mówił blaskiem boczne światła przewozu przychodził krzywej alei.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.그는 마차의 사이드 조명의 빛 말을으로의 곡선이 차렸을 가로수.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Ko je govoril lesk stranskih luči za prevoz prišel okoli krivulje Avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Kun hän puhui kiiltää ja puoli-valot kuljetuksesta tuli kierroksen kaarteessa avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Kým hovoril, záblesk z bočné svetlá koči prišla okolo krivky Avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Mentre parlava il bagliore del lato-luci di una carrozza stava per finire la curva del viale.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Mientras hablaba el brillo de las luces de posición de un coche dobló la curva de la avenida.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.När han talade glimt av sidoljus av en vagn kom runt kurvan i Avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Như ông đã nói chuyện tia ánh sáng phụ vận chuyển vòng quanh đường cong của đại lộ.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Saat ia berbicara kilau dari sisi-lampu sebuah kereta datang putaran kurva dari jalan.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Terwijl hij sprak de glans van de side-lichten van een wagen kwam rond de bocht van de avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Zatímco mluvil, záblesk z boční světla kočár kolem křivky Avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Καθώς μιλούσε τη λάμψη της πλευρά-τα φώτα της μεταφοράς η ήρθε γύρω από την καμπύλη της λεωφόρος.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Докато той говореше блясъкът на страничните светлини на превоз дойде около кривата на Avenue.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Пока он говорил, блеск побочных огни перевозки пришел в себя кривую проспект.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.Поки він говорив, блиск побічних вогні перевезення отямився криву проспект.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.בעודו מדבר נצנוץ של תופעות אורות המרכבה הגיע בעיקול של השדרה.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.كما انه تحدث بصيص من الاضواء الجانبية للعربة وجاءت الجولة منحنى السبيل.
Taşıma yan ışıkları parıltı konuştu eğri yuvarlak geldi cadde.大通り。 それはブライオニロッジのドアまでガタガタ小さな賢人ランダウだった。
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Adu-mi lucruri de ras." O rază de speranţă a strălucit în ochii lui chappie, amestecat cu îndoială.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Breng mijn scheergerei." Een sprankje hoop straalde in het oog van de Chappie's, vermengd met twijfel.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Bring mein Rasierzeug Dinge." Ein Hoffnungsschimmer leuchtete in der chappie Auge, gemischt mit Zweifel.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Bring mit barbergrej." Et glimt af håb lyste i chappie øje, blandet med tvivl.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Bring moje britje stvari." A lesk upanja sijala v oko chappie je, mešati z dvoma.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Hozd a borotválás dolog." A csillant a remény ragyogott a fickó szeme, kevert kétség.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."내 면도기 물건을 가져와."희망의 빛은 놈의 눈에 비치고, 의심과 혼합.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Mang theo những điều cạo râu của tôi." Một tia hy vọng tỏa sáng trong mắt của một kẻ, trộn với nghi ngờ.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Przynieś moje rzeczy do golenia." Błysk nadziei zajaśniała w chappie oka, miesza się z wątpliwości.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Ta min raka saker." En glimt av hopp lyste i KILLE öga, blandat med tvivel.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Tuo minun parranajo asioita." Pilkahdus toivoa loisti chappie silmään, sekoittaa epäilystäkään.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Vezměte mé Holící." Záblesk naděje zářil v chlapík oku, ve směsi s pochybností.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Vezmite moje Holiaci." Záblesk nádeje žiaril v chlapík oku, v zmesi s pochybností.
"Tıraş şeyler getirin." Umut bir parıltı chappie gözü parladı, şüphe ile karıştırılır."Донеси ми бръснене неща." Проблясък на надежда блесна в очите на момък, смесени със съмнение.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod