Ana içeriğe geç
Sözlük

parıl parıl ile cümle

parıl parıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.Zîngăneşte tolba cu săgeţi pe el, suliţa şi lancea strălucesc,
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.η φαρετρα κροταλιζει κατ' αυτου, η εξαστραπτουσα λογχη και το δορυ.
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.колчан звучит над ним, сверкает копье и дротик;
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.Тула по страната му трещи, И лъскавото копие, и сулицата.
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.עליו תרנה אשפה להב חנית וכידון׃
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.عليه تصل السهام وسنان الرمح والمزراق.
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.箭 袋 和 發 亮 的 槍 、 並 短 槍 、 在 他 身 上 錚 錚 有 聲
Ok kılıfı, parıldayan mızrak ve pala Üzerinde takırdar atın.箭袋 和 發亮 的 槍 、 並短槍 、 在 他 身上 錚錚 有 聲
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Empezando a animarse un poco, abrirse un poco.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Éppen kezdtek magukra találni, egy kicsit megnyílni.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Hanno appena cominciato a rinfrancarsi un po', ad aprirsi un po'.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Họ đã bắt đầu thấy những khởi sắc, cởi mở hơn một chút.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Ils commençaient juste à s'illuminer un peu, à s'ouvrir un peu.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.그들은 조금씩 얼굴이 밝아지고 마음을 열어 보이려 했습니다.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Mereka baru mulai sedikit lebih ceria, sedikit terbuka
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Sie wurden gerade etwas entspannter, etwas heiterer, öffneten sich ein wenig.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Tocmai începuseră să se descurce un pic, să se deschisă către lume.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Trochę się rozchmurzyli i otworzyli. Trochę się rozchmurzyli i otworzyli.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Ze waren nog maar net begonnen een beetje vrij te ademen, een beetje open te gaan.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Είχαν μόλις αρχίσει να χαλαρώνουν λίγο, να ανοίγονται λίγο.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Вони почали потроху одужувати, відкриватися.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Они только-только начали оживать понемногу, открываться по чуть-чуть.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.Тъкмо бяха започнали да се просвещават малко, да стават малко по-отворени.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.הם רק התחילו להתעורר קצת קצת להיפתח
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.أخذت الأمور للتو بالتحسن قليلا، بالانفتاح قليلا.
Onlar birazcık açılmaya, parıldamaya başladılar.少し気持ちも開放されたのです しかし彼女と話して この写真を撮った時
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Cô nào cũng đẹp và xinh xắn...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...De ser så trevlig och blanka...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Elles sont mignonnes...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Ellos se ven guapos y brillantes...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Mereka terlihat sangat bagus dan mengkilat ...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Mereka terlihat sangat bagus dan mengkilat ...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Redu.
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Se ven tan bonitas y brillantes...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Vypadají tak pěkně a senzačně...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Ze zien er zo mooi en glanzend...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Какие они милые и знакомые...
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...Толкова са хубави и блестящи.
Öyle hoş ve parıltılı görünüyorlar ki...يبدون لطفاء ولمّاعين جدا
Parıldayan bir yıldız olmalı. Benden gittikçe uzaklaşıyor.Έγινε ένα λαμπρό αστέρι. και συνεχίζει να απομακρύνεται από εμένα.
Parıldayan bir yıldız olmalı.Egy ragyogó sztár lett belőle.
Parıldayan bir yıldız olmalı.Elle est devenue une étoile scintillante.
Parıldayan bir yıldız olmalı.لقد اصبحت نجمة ساطعة
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Błyszczące oczy, błyszczące oczy.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Des yeux qui brillent, des yeux qui brillent.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.반짝이는 눈을 기억하세요!
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Leuchtende Augen, leuchtende Augen.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Ligotajúce sa oči, ligotajúce sa oči.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Lysande ögon, lysande ögon.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Mata berbinar, mata berbinar.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Mắt lấp lánh, mắt lấp lánh.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Obrigado, obrigado.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Occhi che brillano, occhi che brillano.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Ochi strălucitori, ochi strălucitori.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Ojos brillantes, ojos brillantes.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Ragyogó szemek, ragyogó szemek.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Strålende øjne. Strålende øjne.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Twinkelende ogen, twinkelende ogen.
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Zářící oči!!
Parıldayan gözler, parıldayan gözler.Λαμπερά μάτια, λαμπερά μάτια.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod