Ana içeriğe geç
Sözlük

parıl parıl ile cümle

parıl parıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Innym powodem jest fakt, że ten wspaniały krzew.. świeci.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.이 놀라운 산호들이 빛나는 다른 이유가 있습니다.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.L'altra ragione è che questo incredibile corallo si illumina.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.La otra razón es que este arbusto asombroso brilla.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.L'autre raison est que cet étonnant buisson brille.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Một lý do khác là bụi san hô đáng kinh ngạc này bừng sáng.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Вторая причина - этот удивительный куст светится.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Другата причина е, че този невероятен храст свети.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.Інша причина - цей кущ світиться.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.הסיבה השניה היא שהשיח המופלא הזה קורן.
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.والسبب الاخر هو ان هذه الاعشاب تلمع
Diğer bir neden ise bu inanılmaz yatağın parıldaması.この珊瑚は
Dil insan ruhunun parıltısıdır.A nyelv az emberi szellem szikrája.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Bahasa adalah cuplikan dari jiwa manusia.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Een taal is een flits van de menselijke geest.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Eine Sprache ist Ausdruck des menschlichen Geistes.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.El idioma es un destello del espíritu humano.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Ett språk är glimten av mänsklighetens ande.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Jazyk je zábleskem lidské duše.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Jezik je odraz človeškega duha.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Język to przebłysk ludzkiego ducha.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.언어는 인간의 정신에 대한 섬광입니다.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Ngôn ngữ là ngọn đèn soi sáng cho tinh thần của loài người.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Una lingua è il bagliore dello spirito umano.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Η γλώσσα είναι η αναλαμπή του ανθρώπινου πνεύματος.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.Язык — плоть человеческой души.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.اللغة هي ضوء للروح البشرية.
Dil insan ruhunun parıltısıdır.それぞれの文化の精神が 物質世界へとやってくるための
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››(131:18) Врагов его облеку стыдом, а на нем будет сиять венец его".
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››A sus enemigos vestiré de vergüenza, pero sobre él resplandecerá su corona.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Coprirò di vergogna i suoi nemici, ma su di lui splenderà la corona»
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Ellenségeire szégyent borítok, rajta pedig koronája ragyog.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Hänen vihollisensa minä puetan häpeällä, mutta hänen päässänsä loistaa hänen kruununsa."
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Hans fiender skall jag kläda i skam, men på honom skall hans krona glänsa.»
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Hans fiender vil jeg klæ i skam, men på ham skal hans krone stråle.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Jeg klæder hans Fjender i Skam, men på ham skal Kronen stråle!"
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Jeho nepriateľov odejem hanbou, a nad ním bude kvitnúť jeho koruna.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Je revêtirai de honte ses ennemis, Et sur lui brillera sa couronne.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Kerajaannya akan selalu sejahtera, tetapi musuh-musuhnya akan dipermalukan.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››내가 저의 원수에게는 수치로 입히고 저에게는 면류관이 빛나게 하리라 하셨도다
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Nepřátely jeho v hanbu zobláčím, nad ním pak kvésti bude koruna jeho.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Nieprzyjaciół jego przyoblokę wstydem; ale nad nim rozkwitnie się korona jego.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Seine Feinde will ich mit Schanden kleiden; aber über ihm soll blühen seine Krone."
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Sovražnike njegove ogrnem s sramoto, nad njim pa bo cvetel venec njegov.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Ta sẽ lấy sự hổ thẹn mặc cho kẻ thù nghịch người; Còn mão triều người sẽ rực rỡ trên đầu người.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Ta sẽ lấy sự hổ_thẹn mặc cho kẻ thù_nghịch người ; Còn mão triều người sẽ rực_rỡ trên đầu người .
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Vestirei de confusão os seus inimigos; mas sobre ele resplandecerá a sua coroa.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››voi îmbrăca cu ruşine pe vrăjmaşii lui, şi peste el va străluci cununa lui.``
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Zijn vijanden zullen te schande worden, maar hij zelf zal een stralende kroon dragen.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Τους εχθρους αυτου θελω ενδυσει αισχυνην επι δε αυτον θελει ανθει το διαδημα αυτου.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››Неприятелят му ще облека със срам; А на него ще блещи короната.
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››אויביו אלביש בשת ועליו יציץ נזרו׃
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››‎اعداءه البس خزيا وعليه يزهر اكليله
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››我 要 使 他 的 仇 敵 、 披 上 羞 恥 . 但 他 的 冠 冕 、 要 在 頭 上 發 光
Düşmanlarını utanca bürüyeceğim, Ama onun başındaki taç parıldayacak.››我 要 使 他 的 仇敵 、 披上 羞恥 . 但 他 的 冠冕 、 要 在 頭上 發光
Eğer gözleri parıldıyorsa, bunu yaptığınızı bilirsiniz.Ak sa im oči ligocú, viete, že to robíte.
Eğer gözleri parıldıyorsa, bunu yaptığınızı bilirsiniz.Als hun ogen twinkelen dan weet je dat je het doet.
Eğer gözleri parıldıyorsa, bunu yaptığınızı bilirsiniz.Dacă ochii le strălucesc, știți că aţi reuşit.
Eğer gözleri parıldıyorsa, bunu yaptığınızı bilirsiniz.Ha ragyognak a szemek, tudjátok, hogy helyes úton vagytok.
Eğer gözleri parıldıyorsa, bunu yaptığınızı bilirsiniz.Hvis deres øjne stråler, ved du, at du gør det.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod