parçalara ile cümle

parçalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Så før vi kunne begynde at scanne Arkimedes, var vi nødt til at skille bogen ad.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Tudíž bylo před začátkem skenování potřeba knihu rozebrat.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Voordat we konden beginnen met het in beeld brengen van Archimedes, moesten we dit boek uit elkaar halen.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Y antes de que pudiéramos empezar a ver a Arquímedes, teníamos que desmontar este libro.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Zanim można było zając się tekstem, należało rozdzielić strony książki.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Προτού επομένως αρχίσουμε να απεικονίζουμε το κείμενο του Αρχιμήδη, έπρεπε να διαλύσουμε το βιβλίο.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Перед тем, как начать распознавать текст Архимеда, нам предстояло разобрать книгу на листы.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Преди да започнем да си представяме Архимед, трябваше да разкъсаме тази книга.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.והיא הרבה יותר קשוחה מהקלף עליו היא נכתבה.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.قبل أن نبدأ تصوّر أرخميدس، كان علينا أن نحلّل هذا الكتاب.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.このため撮像の前に まずは本を分解しなければならなかったのです 分解には4年間が費やされました
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.2 - 3 - 4 - 1
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Das kann man nicht nur in der Phrasierung hören, sondern auch in der Art, wie sie ihren Takt zählen.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Dette kan ikke blot høres på fraseringen, men også på måden de tæller deres takter.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Ez nemcsak a ritmust hallgatva figyelhető meg, hanem a számolásnál is:
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz. İki, üç, dört, bir.Je hoort het in de frasering, en in hun manier van aftellen: twee, drie, vier, één.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Îl auziți nu numai în frază, dar și în modul în care numără muzica.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Jadi, anda bisa mendengar itu bukan hanya di kalimat notasinya, tapi dari cara mereka menghitung musik mereka.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.이렇게, 여러분은 기존의 방식 뿐만 아니라, 그들이 음악을 등분하는 방식으로도 들을 수 있습니다.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Można to usłyszeć nie tylko we frazowaniu, ale w ich sposobie liczenia w muzyce.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.No se trata solamente del frase, sino del modo en que empiezan la música.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Podemos ouvi-lo na maneira como "contam" a música.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Po�u� to nielen vo fr�zovan�, ale aj v sp�sobe, ak�m po��taj� hudbu.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Så, du kan höra det, inte bara i frasen, men hur de räknar ut sin musik.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Sen kuulee paitsi musiikissa, myös laskutavassa.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Si può notare non solo nel fraseggio, ma anche da come contano il ritmo.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Tega torej ne slišite samo v frazah, ampak tudi v načinu, kako štejejo glasbo.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Uslyšíte to nejen ve frázování, ale i ve způsobu, jakým odpočítávají hudbu.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Vì vậy, không chỉ bạn có thể nghe chúng trong các phân tiết mà kể cả cách họ bắt đầu vào nhạc.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Οπότε, το ακούμε όχι μόνο στις φράσεις, αλλά και στον τρόπο που μετράνε στη μουσική τους.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Вы слышите это не только в построении фразы, а и в том, как они считают музыку.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.Тому, це можна почути не лише в побудові фрази, але й у підрахунку музики.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.כך שאפשר לשמוע את זה לא רק בהגייה, אלא גם בדרך שהם ממספרים את המוזיקה שלהם.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.لذا، يمكنك سماعها ليس فقط في الصياغ، لكن بالطريقة التي يعدون بها موسيقاهم.
Yani bunu sadece parçalara ayırmakta değil, saymalarında da görürüz.所以,你不僅可以從段落聽到,而且可以從佢哋數音樂拍子方式睇出嚟種唔同:
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Abbiamo bisogno di questi pezzi.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Al deze puzzelstukjes zijn nodig.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Allors nous avons besoin de ces pièces.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Deci avem nevoie de aceste elemente.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Jadi kita memerlukan potongan ini.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.그래서 이런 부분들이 필요합니다.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Por eso necesitamos esas piezas.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Por isso, precisamos dessas peças.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Potřebujeme tyto drobnosti.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Potrzebujemy tych elementów.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Så vi har brug for disse dele.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Takže potrebujeme tieto časti skladačky.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Tehát szükségünk van ezekre a dolgokra.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Vi behöver dessa beståndsdelar.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Wir brauchen also neue Stücke.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Χρειάζομαστε λοιπόν αυτά τα κομμάτια.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Нам нужны подобные усилия.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Нам потрібні різні рішення.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.Така че имаме нужда от тези части.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.אז אנחנו צריכים את החלקים האלה.
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.لذا فنحن بحاجة لهذه القطع
Yani bu parçalara ihtiyacımız var.私はこれは解決可能な問題だと思っています

İlgili Sayfalar