parçalara ile cümle
parçalara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ve biliyor musunuz, anladım ki o parçalara gerçekten zaman ayırmalıyım.وتعلمون، لقد وجدت مؤخراً انه يجب أن أعطي القطعة الموسيقية وقتاً كافيا لكي أحكم عليها
Ve biliyor musunuz, anladım ki o parçalara gerçekten zaman ayırmalıyım.曲との相性が良くなかったのかも知れない
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?A kdyby se vám povedlo rozdělit ji i poté ztratily by se vlastnosti uhlíku?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Dan jika Anda entah bagaimana istirahat yang turun lebih jauh Anda akan kehilangan sifat-sifat karbon?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?E se de alguma forma pudessemos dividir ainda mais, se perdessem as propriedades do carbono?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Et si vous cassiez ça encore un peu plus vous perdriez les propriétés du carbone ?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Hvis vi på en eller anden måde kan dele til så små stykker, at det mister egenskaber for kulstof?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?I czy jeśli jakoś rozbijemy ją jeszcze bardziej czy straci ona własności węgla?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?그런데 만일 그 보다 더 작은 물질로 자를 수 있다면 탄소의 성질은 없어질까요?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Le vom numi elemente. Carbon este un element, plumb este un element, aurul este un element.
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Och om du på något sätt skulle bryta ner det ännu mer, skulle du förlora kolets egenskaper?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Και αν μπορούσαμε να το διασπάσουμε ακόμα περισσότερο, θα χάναμε τις ιδιότητες του άνθρακα;
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?І якщо ви якимось чином розбиватимете вуглець далі, чи втрачатимуть ці маленькі частинки свої властивості?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?Так, что если бы вы каким либо образом продолжили дальнейшее разрушение, то потеряли бы эти свойства?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?ואם בדרך כלשהיא תפרק את זה קצת יותר תאבד את התכונות של הפחמן?
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?و إذا كنت ستقوم بطريقة ما بكسر هذه الوحدة فهل ستفقد خصائص الكربون؟
Ve bir şekilde bunu daha da küçük parçalara ayırabilirsen, karbonun özelliklerini kaybedecek misin?もう炭素の性質がなくなってしまうような小さなものがあるのか? その答えは「イエス」です.そういうものがあります.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.A každá z těchto událostí rozdělila svět na znepřátelené tábory.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Chacune de ces forces a polarisé le monde, l'a déchiré, l'a divisé.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Ciascuno di questi eventi separò, smembrò e divise il mondo
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Dan setiap kekuatan ini memecah belah dunia, membagi dunia.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.E cada uma destas forças polarizou o mundo, rasgou-o, dividiu o mundo.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.En al deze krachten deden de wereld splijten, trokken hem uiteen, verdeelden de wereld.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.És mindegyik ezen erők közül megosztotta a világot, szétszakította a világot, felosztotta a világot.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Hver og en af de kræfter splittede verden, rev den fra sig selv, delte verden.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.I każde z tych wydarzeń... ...podzieliło świat, rozerwało świat na strzępy... spowodowało podział świata.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.이들 각각의 영향력이 세계를 분할하고, 산산이 분열시켰으며, 갈라놓았습니다.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Şi fiecare din aceste forţe a împărţit lumea, a rupt lumea în bucăţi, a divizat lumea.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Und jedes einzelne dieser Ereignisse entzweite die Welt, riss die Welt auseinander, teilte die Welt.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Và mỗi bên của những lực lượng này chẻ đôi thế giới, xé đôi thế giới, chia rẻ thế giới.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Var och en av dessa splittrade världen, slet den i stycken delade upp den.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Y cada una de estas fuerzas separó al mundo, lo desgarró, lo dividió.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Και κάθε μία από αυτές τις δυνάμεις διαμέλισε τον κόσμο, διέλυσε τον κόσμο, διαίρεσε τον κόσμο.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Все эти потрясения раскололи, разорвали и разделили мир.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Всяка една от тези сили е разцепвала света, разкъсвала е света на части, разделяла е света.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.Та кожна з цих сил розколювала світ, розривала його на частини, ділила світ.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.וכל אחד מהכוחות האלה פילג את העולם, קרע את העולם, חילק את העולם.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.وكل واحدة من هذه القوى قسمت العالم ، ومزقته إربا، جزأت العالم .
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.世界はバラバラになり、切り裂かれ 分け隔てられました 壁が築かれました、
Ve geriye gidip bir şeye bakmak istiyorsam, geçmişimi belki de aramaya göre parçalara bölebilirim.그리고 만약 한걸음 물러서서 모든 것을 보고자 한다면 저는 저의 기록들, 아마도 저의 검색 기록들을 샅샅히 찾아볼 수 있습니다.
Ve geriye gidip bir şeye bakmak istiyorsam, geçmişimi belki de aramaya göre parçalara bölebilirim.Şi dacă vreau să fac un pas înapoi şi să mă uit la tot pot să îmi disec istoricul căutării, de exemplu.
Ve geriye gidip bir şeye bakmak istiyorsam, geçmişimi belki de aramaya göre parçalara bölebilirim.Và nếu muốn quay lại xem mọi thứ tôi có thể xem lại lịch sử duyệt web bằng lịch sử tìm kiếm của mình.
Ve geriye gidip bir şeye bakmak istiyorsam, geçmişimi belki de aramaya göre parçalara bölebilirim.Y, si quiero regresar y ver todo, puedo rebanar y recortar mi historial quizá por el historial de búsquedas.
Ve geriye gidip bir şeye bakmak istiyorsam, geçmişimi belki de aramaya göre parçalara bölebilirim.ואם אני רוצה לקחת צעד אחורה אני יכול להביט בהכל, אני יכול לבחון את כל ההסטוריה אולי לפי הסטוריית החיפוש שלי.
Ve geriye gidip bir şeye bakmak istiyorsam, geçmişimi belki de aramaya göre parçalara bölebilirim.履歴をスライス&ダイスすることができ、 例えば検索履歴を取り出すことができます。 私は身内びいきの
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Hij leerde hoe je een groot, lomp probleem soms het beste op kan delen in kleinere problemen.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.그리고 링컨은 푸는 방법을 배웠는데요, 여러분이 그런 문제를 접했을 때 때로는 그 커다란 문제를 더 작은 문제로 자르는 것이 해답이 됩니다.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Přitom postupně zjišťoval, že k řešení může dospět tím, že příklad rozkouskuje do menších celků.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Și învăța că, dacă ai o problemă complexă, uneori, soluția e să o împarți în niște probleme mai mici.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Uczył się, że duże problemy trzeba czasem rozbić na mniejsze.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.Той научаваше, че когато имате трудна непосилна задача, понякога решението е да я разделите на малки задачи.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.והוא למד כיצד, כשיש מולך בעיה גדולה ומסובכת, כדאי לחלק את הבעיה לבעיות קטנות יותר וקלות לפתרון.
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.وكان يتعلم كيف، اذا كان لديك مسألة جنارلي طويلة في بعض الاحيان يجب تقسيمها الى اجزاء صغيرة
Ve o, devasa bir problemin çözümünün bazen onu daha küçük parçalara bölmekte yattığını öğreniyordu.どうやって問題を小さく分解するかを勉強していました 物理や数学では普通のこのやり方は 社会問題にも使われます
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Donc, avant d'avoir des images d'Archimède, il a fallu démonter le livre.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Így hát mielőtt elkezdhettünk volna Arkhimédészt letapogatni, szét kellett szednünk a könyvet.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Înainte să începem să-l scanăm pe Arhimede, a trebuit să desfacem cartea.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.그래서 아르키메데스의 글을 이미지화하기도 전에 책을 분해해야 했습니다
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Pertanto, prima di poter cominciare ad immaginare Archimede, abbiamo dovuto smembrare il libro.
Yani Arşimet'i incelemeye başlamadan önce, bu kitabı parçalara ayırmak zorundaydık.Portanto, antes de começarmos a descortinar Arquimedes, tivemos de desmontar este livro.