parçalar ile cümle

parçalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırČelisti hliníkové se obvykle používají k uchopení lehký nebo duté části kde je upínací síla nízká
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılır알루미늄 턱은 일반적으로 가벼운 무게 또는 클램프 힘 낮은 빈 부품 그립 사용
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırNhôm hàm thường được sử dụng để kẹp trọng lượng nhẹ hoặc rỗng phần nơi mà lực lượng kẹp là thấp
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırАлюминиевые челюсти обычно используются для захвата легкий вес или полых частей, где низкая зажим силы
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırجوز الألومنيوم تستخدم عادة لقبضة خفيفة الوزن أو أجزاء أجوف فيها منخفض القوة المشبك
Alüminyum jaws genellikle hafif veya içi boş parçaları, kelepçe gücü düşük olduğu kavrama için kullanılırクランプ力が高い、顎の寿命が重要である鋼 jaws が使用されます。
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.Et en fait, elle utilise les autres parties de sa jambe plus fréquemment que le pied à proprement parler.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.Faktisk har andre dele af benet kontakt mere hyppigt end den traditionelt definerede fod.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.사실, 이 동물은 다리의 다른 부분이 표면과 접촉합니다. 고전적 의미의 발 보다 접촉빈도도 높습니다.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.W rzeczywistości, zwierzę stąpa innymi częściami nogi częściej niż tradycyjnie definiowaną stopą.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.На самом деле, животное работает другими частями ноги больше, чем тем, что традиционно считается стопой.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.למעשה, חלקים אחרים של הרגל יוצרים מגע בתדירות גבוהה יותר מאשר כף הרגל עצמה.
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.وفي الحقيقة، الحيوان يتصل بأجزاء أخرى من ساقه أكثر غالباً من التعريف التقليدي للقدم
Ama adeta, ayağın geleneksel tanımından ziyade hayvan bacağının diğer parçalarıyla daha hızlı kontak kuruyor.接触していることに気づいていると思います 歩行用の地面接触機能が脚全体に分布しています
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Ale tahle 1/4 znamená jen jeden z nich, že?
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?De ez az 1/4 csak egy szeletet jelent, ugye?
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Den her fjerdedel repræsenterer dog kun 1 af de 4 stykker.
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Maar dit 1/4 stelt slechts 1 van die stukken voor, juist?
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Ma questo 1/4 rappresenta solo uno di questi pezzi, giusto?
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Αλλά αυτό το 1/4 συμβολίζει μόνο ένα από αυτά τα κομμάτια, έτσι δεν είναι;
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Але ж 1/4 - це тільки один з цих шматків, чи не так?
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?Но тази 1/4 представлява само едно от тези парчета, нали така?
Ama bu 1/4 sadece bu parçalardan bir adedini temsil ediyor, doğru mu?これが4つのピースのうちの1つです.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Acei copii sunt copiii care pun acum petice de dovleac sus pe trenuri.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Ale tyhle děti teď dělají dýňová políčka na vlakových zastávkách.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Anak-anak ini adalah anak-anak yang sekarang meletakkan pot-pot labu di atas stasiun kereta.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.De ezek azok a gyerekek, akik sütőtököt ültetnek vonatok tetejére.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Doch diese Kinder sind die Kinder, die Kürbisbeete auf den Dächer der Züge anlegen.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.그런데 이 아이들이 기차역 옥상에 호박을 심어버렸어요.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Maar die jongeren planten nu pompoenen boven op treinen.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Mais ces jeunes sont des jeunes qui mettent maintenant des carrés de citrouilles sur les toits des trains.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Ma questi ragazzi sono i ragazzi che piantano orti di zucche sui treni.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Mas aqueles miúdos são os miúdos que estão agora a plantar carreiros de abóboras no cimo dos comboios.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Nhưng bọn trẻ kia là những đứa trẻ hiện đang đặt những cánh đòng bí ngô lên nóc của những đoàn tàu.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Te dzieci teraz sadzą dynie na pociągach.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Ti otroci sedaj dajejo zasaditve z bučami na strehe vlakov.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Αλλά εκείνα τα παιδιά είναι τα παιδιά που τώρα τοποθετούν κομμάτια κολοκύθας πάνω σε τρένα.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Но тези децата са деца, които сега слагат тиквени растения върху влакове.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.Эти ребята размещают кусочки земли, засаженные тыквами, на крышах поездов.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.אבל אלו הילדים שמתקינים עכשיו ערוגות של דלועים על גגות של רכבות.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.لكن أولئك الأطفال هم أطفال يضعون بقع اليقطين على القطارات.
Ama bu çocuklar şimdi trenlerin üstüne kabak parçaları koyan çocuklardır.パンプキン・パッチをつけたり お金持ちのためには鯉の養殖池を作ったよ
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Aber es geschieht überall, und diese Werkzeuge sind Teile davon, die uns helfen es zu schaffen.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Ale deje sa to všade a tieto nástroje ich sčasti umožňujú.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Ale děje se to všude, a tyto nástroje jsou součástí, která je činí uskutečnitelnými.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Ale to dzieje się wszędzie także dzięki takim narzędziom.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Dar se întâmplă peste tot, iar aceste unelte fac acest proces posibil.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.De mindezek zajlanak körülöttünk, és ezek az eszközök lehetővé teszik, hogy a változás lehetségessé váljon.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.하지만 그것은 도처에서 일어나고 있고요, 이 도구들은 일종의 그런 일들을 가능하게 만들어요.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Maar ze gebeuren overal, en deze tools zijn deel van wat ze mogelijk maakt.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Mais pourtant cela se passe partout, et cela fait partie de ce qui rend le changement possible.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Mas está a acontecer por todo o lado e estas ferramentas fazem parte do que está a tornar isto possível.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Ma stanno avvenendo ovunque, e questi strumenti sono una parte della soluzione.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Men det händer överallt, och dessa verktyg är en del i vad som gör det möjligt.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Pero está ocurriendo en todas partes, y estas herramientas en parte lo están posibilitando.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Tetapi hal itu terjadi di mana mana, dan alat-alat ini adalah bagian dari apa yang membuat jadi mungkin.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Αλλά συμβαίνει παντού, και αυτά τα εργαλεία είναι μέρος από αυτό που το καθιστά δυνατό.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Але це відбувається скрізь, і такі інструменти допомагають цьому.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.Но това се случва навсякъде, отчасти благодарение на тези инструменти.
Ama bu her yerde olmakta, ve bu araçlar bunu mümkün kılmanın parçalarıdır.אבל זה קורה בכל מקום, וכלים אלה הם חלק ממה שמאפשר זאת.

İlgili Sayfalar