parçalar ile cümle

parçalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dişi gelen besini küçük parçalara ayırarak yavruları besler.Пирог режут на кусочки и раздают детям.
Siddhartha, bu gerçekleri -yaşlılık, hastalık, ölüm ve acıyı- hayatın ayrılmaz parçaları olarak görmüştür.Так Гаутама узнал старость, болезнь и смерть — удел всех людей.
Parçalara ayrılırdım.Развалится на части.
Elde edilen DNA parçaları sonra elektroforez ile ayrıştırılır ve tespit edilir.Эти фрагменты ДНК затем разделяются и распознаются с помощью электрофореза.
Bütün parçalar "scenes" adı verilen bölümlerle birleştirilmiştir.Кампании разделены на части, называемые сценариями.
Kitabenin okuyabildiğim parçaları şunlardır: ΛΟΜΗ?..Ещё напишу тебе вот что — послушай.
Günümüze sadece şiirlerinin bazı parçaları ulaşmıştır.Сегодня, к сожалению, известно лишь несколько его стихотворений.
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Зверь повержен, человечки рады друг друга видеть.
Albümdeki "Little Drummer Boy" ve "Proud Family" parçalarının geri vokallerinde yer aldı.Она исполнила вокальные партии для треков «Little Drummer Boy» и «Proud Family».
Bu istekler ürünün farklı farklı parçalarına ait olan istekler olabilir.Продукция может состоять из элементов, относящихся к различным общим категориям продукции.
Sadece büyük meteor parçaları dünyaya ulaşabilir.Но крупные метеоры — болиды способны достигнуть поверхности Земли.
Karakterinin ana parçalarını da burada ekledi.Во всей её фигуре проявлялись основные черты её характера.
Enzimleri, yaşlanmış molekül ve organelleri parçalar.Молекулы, молекулярные системы и твердые тела.
Raman'da petrol bulunmasıyla kapanmış olan Boğaziçi rafinerisi parçalarından Raman Rafinerisi kurulmuştur.В лампаде, оставленной Рамалинге, заканчивалось масло.
ENIAC’ın parçaları şu anda Washington’daki Amerikan Ulusal Müzesinde sergilenmektedir...Некоторые детали компьютера ENIAC выставлены в Национальном музее американской истории (англ.) в Вашингтоне.
Yalnız koleksiyonun bazı önemli parçaları hala Rusya'dadır.Лишь отдельные их экземпляры оказались в России.
Ne yazıkki bu eserin çoğu zamanımıza ancak bazı ufak parçalar halinde gelebilmiştir.К сожалению, она дошла до нас лишь в немногих фрагментах.
9 Mart’ta Thomas Troelsen ve Remee tarafınca yazılmış ikinci başlangıç parçaları “History”yi çıkardılar.9 марта был выпущен второй пролог-сингл «History», написанный и спродюсированный Томасом Троелсеном и Remee.
Daha aşağı alt parçalar altın sarısıdır.Другой её слабой точкой является нижнее золото.
Parçalandırılmış paketlerin de son parçaları hariç tüm parçalarında bu bit 1 olarak ayarlıdır.Флаг «есть фрагменты» должен быть установлен в 1 у всех фрагментов пакета, кроме последнего.
''Geri Geldi'' ve ''Okyanuslar'' parçalarına klip çekilmiştir.Казалось бы, всё устаканилось, кусочек «упавшего неба» вернулся.
Tamamen eski Türkçe pop ve rock parçalarının yeniden yorumlarından oluşur.На этот раз они участвуют в новой версии сказки о Джеке и бобовом стебле!
Karabulut'un cesedi bir çöp konteynırında parçalara ayrılmış şekilde bulundu.Тело помощника Буша-младшего нашли на мусорной свалке
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.Из всех памятников полностью раскопано не больше половины.
(Yalnızca kadın şarkıcılar içinde ve tatil parçaları hariç.)(Об играх и песнях молодёжи).
Yaralanmalar, düşen cam parçaları gibi cisimlerden kaynaklanıyor.Травмы у пострадавших в основном были из-за осколков стекла.
Onun da sadece parçalar günümüze ulaşmıştır.В наше время существуют лишь её фрагменты.
Topların bazen kendilerinden daha küçük parçalara ayrılıp top atışı gibi patlayabileceğini söyledi.Также отмечается, что шары могут делиться на шары меньшего размера и взрываться «подобно пушечному выстрелу».
Yapılacak iş'in küçük parçalara dağılımı ve mümkün oldukça birbirinden bağımsız alt görevleri.Если же велик, то его надо разбить на несколько относительно независимых функций.
Daha sonra tapınağın altında parçaları gömmek istedi.Позже его похоронили в этом храме.
Shutlee 2.02'nın bazı parçaları satıldı ve internet üzerinde açık artırmada.Часть теплоизоляционной плитки изделия 2.02 была продана с аукциона в Интернете.
Bugüne sadece parçalar halinde kalabilmiştir.До наших дней сохранился фрагментарно.
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.Это кусочки мозаики.
Süre dolduktan sonra gelen parçalar yok edilir.Погашенные карточки по истечении установленного времени уничтожались.
1902'de ABD'nin Montana Eyaleti'nde dev bir iskeletin parçalarına rastlandı.В 1902 году небольшим тиражом отчеканены последние золотые монеты бурской ЮАР.
Airachnid Breakdown`u parçalar.Спецификация ASTERIX разбита на части.
Tüm parçalar Joy division üyelerince yazılmıştır.Ядром данной группы являлась группа Joy Division.
Atölyesine döner, heykeli parçalar ve kendisi de avludaki bir heykele dönüşür.К несчастью, сам он падает в реку и превращается в статую.
Sabit parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı.Их огромные камни весят до 50 тонн каждый.
Bütün parçalar Alan Parsons ve Eric Woolfson tarafından yazılmıştır.Все композиции написаны Аланом Парсонсом и Эриком Вулфсоном.
Tüm parçalar Martin L. Gore tarafından yazılmıştır.Все песни написаны Мартином Гором.
Binanın bazı parçaları eski yapının sütunları ve dış duvarlarını kullanmaktadır.Частично использовались колонны и некоторые наружные стены прежнего здания.
Çoğaltılması istenilen gen parçaları bu parçalardan birinin içinde bulunur.Допустимы различные декоративные элементы внутри этого круга.
Ekosistemin önemli parçalarıdır.Они играют важную роль в экосистемах.
Bundan sonra raylar sökülüp ayrı parçalar olarak satıldı.Позднее стали сколачивать, склеивать из отдельных дощатых частей.
Geleneksel yapılara uyan parçaları da vardır.Остаются ещё последователи традиционных верований.
Bunun yanında çok sayıda sahte 2 Franklıklar ve 20 Frank Altın parçaları da saptanmıştır.Одному из двух преступников удалось скрыться вместе с 20 кг золота.
Tuzu çıkınca küçük parçalar halinde doğranır.В этом случае элементы подчашия чередуются с чашелистиками.
Bu albümdeki bazı parçalarda da yine bazı filmlerden alınmış skitler kullandı.На этом альбоме также присутствуют скиты, взятые из нескольких фильмов.
Parçalar eşit büyüklükte değildir.Кусочки могут быть не обязательно одинаковые по размеру.
Divân-ı Lügati't-Türk’te bu destandan bazı parçalar bulunmaktadır.К этому типу принадлежат шутки типа "Тук-тук-тук.
Bazı kaynaklara göre bu iki grup aslında daha büyük bir grubun parçaları da olabilir.Возможно также, что обе группы являются отдельными частями более крупной группы.
Lugosi'nin üç filminden parçalar kült televizyon dizisi Mystery Science Theater 3000'da yer aldı.Фильм был одним из эпизодов «Mystery Science Theater 3000».
Bu anlayış Aristo’nun “bütün parçaların toplamından daha fazladır” sözü ile özetlenebilir.Он процитировал слова из «Метафизики» Аристотеля «целое больше, чем сумма его частей».
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.2014 год, является наиболее насыщенным для неё.
Klibinde filmden parçalar kullanıldı.В клипе использованы кадры из кинофильма.
Kıta veya anakara, yeryüzünü oluşturan büyük kara parçaları.Она состояла из орошаемых (ахъя) и неорошаемых (ядра) земель.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Разобрать мясо на мелкие кусочки.
SCTP parçaları SCTP paketlerinin içinde bulunurlar.يقوم SCTP بتجميع القطع في حزم SCTP.
Lugosi'nin üç filminden parçalar kült televizyon dizisi Mystery Science Theater 3000'da yer aldı.ظهرت ثلاثة أفلام لوغوسي على البرنامج التلفزيوني مسرح العلوم الغامضة 3000.
İlgili Sayfalar