parçaların ile cümle

parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.對我黎講 亦系我工作中最重要嘅事
Ve bu da, esasında Richard'ın söylediği derin şey: Bir şeyi anlamak için, küçük parçalarını anlamak lazım.И так, Ричард говорит о фундаментальном: что бы понять что либо, вам нужно понять лишь маленькие детали.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Et nous avons pris toutes les pièces unitaires, et nous les avons entrées dans une autre requête Turc.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.그것들은 또다른 기계 터크에 대입해보았습니다.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Și am luat toate aceste bucăți individuale, și le-am introdus într-o cererere către Turc.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Und wir nahmen all diese einzelnen Stücke und speisten sie in eine weitere Mechanical Turk Anfrage.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.We namen al die individuele stukken, en we voerden ze in bij een ander Turkverzoek.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Y tomamos todos los trozos independientes y los metimos en otra petición para el Turco Mecánico.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Zebraliśmy wszystkie te indywidualne kawałki i umieściliśmy je w kolejnym zleceniu na Mechanical Turk.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Πήραμε αυτά τα μεμονωμένα κομμάτια και τα βάλαμε άλλη μια φορά στο πρόγραμμα του Μηχανικού Τούρκου.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Ми взяли всі ці окремі частинки, і ввели їх у ще один запит "Механічного турка".
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.Получившиеся части мы заложили в очередную программу "Механический турок".
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.והזנו אותן לעוד בקשה ב"הטורקי המכני".
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.وأعدناه الى الآلي مرة أخرى.
Ve hepimiz bu ayrı parçaların hepsini aldık, ve onları başka bir Türk isteğiyle besledik.サイトに行くと画面が出てくるので
Ve işte, insanlık ailesinin diğer parçalarını da, bu ailenin üyesi olarak görüyorlardı.그리고 그러므로 그들은 동일한 가족의 부분으로 서 인간 가족의 다른 모든 세그먼트를 따라 보였다.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.En als een komeet ons raakt ontstaan buckyballs door de druk, en die vangen kleine beetjes van de komeet.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Et quand la comète frappe, la pression produit les "buckyballs", et cela capture des morceaux de la comète.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Gdy nastąpiło zderzenie, ciśnienie wytworzyło te cząsteczki, które przyswoiły materiał z komety.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.그리고 혜성이 부딪쳤을 때, 그 압력이 이 벅키볼을 만든거고, 그 안에 혜성의 작은 조각을 간직하게 된겁니다.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Kun komeetta iski, paine sai aikaan buckypalloja, ja siihen jäi hitusia komeetasta.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Og når kometen rammer, frembringer trykket buckyballs, og det indfanger dele af kometen.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Quando una cometa colpisce, la pressione produce le buckyballs, che catturano particelle della cometa.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Și când ne lovește o cometă, presiunea produce buckyballs, și capturează cioburi din cometă.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Und wenn der Komet trifft, erzeugt der Druck die Buckyballs, und fängt Teile des Kometen ein.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Y al impactar el cometa, la presión produce las buckyesferas, y captura pedacitos del cometa.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Και όταν ο κομήτης προσκρούει, η πίεση παράγει τα "buckyballs" και εγκλωβίζει θραύσματα του κομήτη.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.А когато удари комета, налягането образува бъкиболс и улавя парчета от кометата.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.Во время удара кометы давление создаёт фуллерены, которые захватывают частички кометы.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.וכשכוכב שביט פוגע, הלחץ יוצר את כדורי הבאקי, והוא לוכד חלק מכוכב השביט.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.وعند ارتطام المذنب ينتج الضغط كرات البوكي وتطبق على أجزاء من المذنب.
Ve kuyruklu yıldız çarptığında, basınç karbon toplarını üretti ve o kuyruklu yıldız parçalarını yakalar.宇宙には豊富にある ヘリウム3が含まれることから 隕石衝突説の根拠となりました
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.Dan berharap salah seorang di antara kami akan berjalan untuk menemukan serpihan kecil dari tubuh anda.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.En dan hoop je dat één van ons stel daar rondloopt en kleine delen van je vindt.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.I że los rzuci w to miejsce jednego z nas, by znalazł jakiś kawałeczek ciebie.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.그리고 저희들 중 한 사람이 지나가다 여러분 뼛조각을 찾기를 바라셔야 할 겁니다.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.Și apoi să speri că unul din noi o să treacă pe acolo și o să găsească o bucățică mică din tine.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.Und dann hofft man, dass einer von uns dort herumläuft und kleine Teile findet.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.Y después esperen a que uno de nosotros camine alrededor y encuentre pequeños pedazos de ustedes.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.Και μετά ελπίζετε πως ένας από εμάς θα τριγυρνά και θα βρει μικρά κομμάτια από εσάς.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.И после вам нужно уповать, что кто-нибудь из нас найдёт частичку вас.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.И след това се нядявате, че някой от всички нас ще се разхожда наоколо и ще намери малко парче от вас.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.ואז אתה מקווה שאחד מאיתנו יעבור שם וימצא חתיכות קטנות שלך.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.ومن ثم تأمل بأن أحدا منا سيتجول ويعثر على قطعة صغيرة منك.
Ve sonrasında bizden biri nin arayarak... ...sizin küçük parçalarınızı bulmasını beklersiniz.私たちの誰かが化石になった 皆さんを見つけ出します (笑)
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Am fost catapultată dintr-o piesă de mozaic în alta, şi marginile lor nu se potrivesc.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Byla jsem katapultována z jednoho kousku skládanky do jiné, a jejich hranice do sebe nezapadávaly.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Dan saya terlontar dari suatu potongan puzzle ke yang lain yang sisinya tidak cocok.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.E fui lançada de uma peça do puzzle para outra, e as peças não se encaixavam.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Ero stata catapultata da una tessera all'altra del mosaico, ma i loro bordi non collimavano.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.És akkor hirtelen a mozaik egy másik kockáján találtam magam, ami sehogyan sem illeszkedett az előzőhöz.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Et j'ai été catapultée d'une pièce du puzzle à l'autre, et leurs bords ne cadraient pas.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Ik werd van het ene in het andere puzzelstukje gekatapulteerd, en de stukjes pasten niet.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Katapultowano mnie z jednego kawałka układanki do drugiego, a ich krawędzie nie pasowały.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.한순간에 새로운 퍼즐 조각이 더해졌지만 그 조각은 제가 살던 인생의 조각들과 잘 들어맞지 않았습니다.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.To me je katapultiralo z enega koščka sestavljanke na drugega, njuni robovi pa se niso ujemali.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Und ich wurde von einem Puzzlestück zum nächsten katapultiert, und die Ränder passten nicht zusammen.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Và tôi bị phóng từ mảnh ghép xếp hình này sang mảnh khác, nhưng chúng không ghép vừa với nhau.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Vymrštilo ma to z jednej časti skladačky do druhej, avšak okraje jednej a tej druhej do seba nezapadali.
Ve yapbozun bir parçasından diğerine fırlatıldım ve parçaların kenarları birbirine uymadı.Y fui catapultada de una pieza del rompecabezas a la otra, pero sus bordes no encajaban.

İlgili Sayfalar