parçaların ile cümle
parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Uçağın parçalarının isimleri bile Fransızca'ydı.Ακόμη και τα μέρη του αεροπλάνου είχαν γαλλικές ονομασίες.
Uçağın parçalarının isimleri bile Fransızca'ydı.Даже части самолёта назывались по-французски.
Uçağın parçalarının isimleri bile Fransızca'ydı.Дори частите на самолета имаха френски имена.
Uçağın parçalarının isimleri bile또한 비행기의 어떤 부분은
Uçağın parçalarının isimleri bileאפילו לחלקי המטוס
Uçağın parçalarının isimleri bileحتى اجزاء الطائرة
Uçağın parçalarının isimleri bileフセレージ エンパネージ ネッサル等の
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Am transat micile aschii de lemn cu un ciob de sticla.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Cortei as lascas de madeira com um pedaço de vidro partido.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Et j'ai tranché les petits éclats de bois avec un tesson de verre brisé.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Ik sneed de splinters met een gebroken glasscherf.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.I podzieliłem te małe kawałki drewna odłamkiem szkła.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.깨진 유리 파편으로 나무 조각을 얇게 베어 내어서
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım. Ve küçük bir ev inşa ettim.Sau đó chia những miếng gỗ đó bằng một mảnh vỡ thủy tinh, và dựng lên thành 1 căn phòng nhỏ.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Y rebané las astillitas de madera con un pedazo de vidrio roto.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.И я порезал маленькие деревянные щепки осколками разбитого стекла.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Разрязвах малките дървени трески с едно парче счупено стъкло.
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.וחתכתי את הקיסמים הקטנים עם שבר זכוכית,
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.وقمت بتشريح شظايا صغيرة من الخشب والزجاج
Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.そして 小さなアパートを作ったのさ
Unutmayın, elektron bunu yapmak istiyor. Bu sebeple moleküllerin değişik parçalarını bir araya getirirler.Pamatujte, že elektrony se chtějí dostat na nižší energetickou hladinu.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Algunas sopranos subieron sus partes.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Câteva soprane şi-au trimis părţile lor.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Dan beberapa penyanyi sopran mengunggah video mereka.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Eine Reihe von Sopranen luden ihre Beiträge hoch.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.En een aantal sopranen hebben hieraan deelgenomen.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.És a szólók feltöltötték a részüket.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Et un certain nombre de sopranos ont mis en ligne leur partie.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Ja joukko sopraanoja latasi verkkoon omat stemmansa.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.많은 소프라노들이 영상을 올렸습니다.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Och ett antal sopraner laddade upp sina stämmor.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Parecchi soprano caricarono la propria parte.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Và một số nữ cao đã gửi đoạn của họ.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Zopár sopránistiek poskytlo svoje videá.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.Και αριθμός από σοπράνο ανέβασαν τα κομμάτια τους.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.И группа сопрано загрузила свои партии.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.И няколко сопрани качиха техните части.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.ומספר סופרניות העלות את התפקידים שלהן.
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.و العديد من السوبرانو رفعو اجزائهم
Ve birkaç soprano kendi parçalarını koydular internete.後で聞いたら
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.A to je pre mňa v práci jedna z najdôležitejších vecí.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.A to je pro mě jedna z nejdůležitějších věcí na mé práci.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Dan itu bagi saya adalah hal yang lebih penting dalam berkarya.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.E isso é para mim uma das coisas mais importantes no trabalho.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.E questo per me è uno degli aspetti più importanti.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.És ez számomra egy fontos része a munkámnak.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Et pour moi, c'est l'une des choses les plus importantes dans le travail..
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Iar ăsta-i pentru mine unul din cele mai importante aspecte din lume.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Jest to dla mnie najważniejszy aspekt tej pracy.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.이 부분은 제가 일을 하는 데 있어 가장 중요한 것 중 하나입니다.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Und das ist für mich eines der wichtigeren Dinge in der Arbeit.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Và thế là đủ cho tôi một trong những điều quan trọng trong dự án.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Voor mij is dat een belangrijk ding in het werk.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Y eso para mí es una de las cosas más importantes en la obra.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Και αυτό είναι για μένα ένα από τα πιο σημαντικά πράγματα στη δουλεία.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.Для меня это - одно из самых важных условий в работе.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.За мен това е едно от най-важните неща в работата.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.וזה עבורי אחד מהדברים החשובים ביותר בעבודה.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.وذلك بالنسبة لي احد اهم الاشياء في العمل.
Ve bu da bana göre eserin en önemli parçalarından biri.一番大事なことの一つです どうやるかが