parçaların ile cümle
parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İç mekanda keşfettiğim şey şuydu: dış kaplamayla iç parçaların mimarisinde bir bağlantısızlık vardı.外観と家具が調和していない という点でした もともとは外観は高速道路を
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Az IKEA egy olyan üzlet, ahol közepes bútorokat árulnak, amiket nehéz összeszerelni.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Dan IKEA adalah sebuah toko dengan jenis mebel yang memakan waktu lama untuk dibangun.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA är en butik med hyfsade möbler som tar lång tid att montera.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA est un magasin qui vend des meubles sympas qui sont longs à assembler.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA es una tienda de muebles de buena calidad cuyo ensamble requiere mucho tiempo.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA e un magazin cu mobilă acceptabilă, pe care îți ia mult timp s-o asamblezi.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA è un negozio che vende mobili decenti, ma lunghi da montare.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA is een winkel met redelijk meubilair dat lang duurt om te monteren.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.IKEA - це супермаркет із добрими меблями, які потрібно довго збирати.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.이케아는 괜찮은 가구를 파는 가게지만, 조립하는데 오래 걸리죠.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Nabízejí celkem dobrý nábytek, který se však musí dlouho skládat.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Og IKEA er en forretning med møbler der er okay, som er svære at samle.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.O IKEA é uma loja de mobiliário que não está mal e que demora muito tempo a montar.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Sprzedają tam całkiem dobre meble, które bardzo długo się skręca.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Und IKEA ist ein Laden mit Möbeln, die zwar okay sind, aber einige Zeit zum Zusammenbauen brauchen.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Và IKEA là một cửa hàng với nhiều loại đồ nội thất cần nhiều thời gian lắp ráp.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Είναι ένα κατάστημα με κάπως φυσιολογικά έπιπλα, που πρέπει να συναρμολογηθούν.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.ИКЕА е магазин със сносни мебели, които се сглобяват дълго време.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.Это магазин с неплохой мебелью, на сборку которой уходит много времени.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.ו"איקאה" היא חנות עם רהיטים סבירים שנדרש זמן רב להרכיב אותם.
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer." إيكيا " هو متجر لنوع من الأثاث المضبوط تماما الذي يحتاج وقتاً طويلاً للتجميع .
IKEA, parçalarının monte edilmesinin zaman aldığı orta kalitede mobilya satan bir yer.(笑)
İlk bakışta gözünüzü korkutabilir, ama bir kere parçalarına ayırdın mı, aslında çok anlaşılır. . .그리고 이 모든 것이 처음에 볼 때에는 여러분을 조금 당황하게 할지도 모르지만, 실제로 여러분이 조금씩 살펴보면, 꽤 논리적입니다.
İlk bakışta gözünüzü korkutabilir, ama bir kere parçalarına ayırdın mı, aslında çok anlaşılır. . .قد تبدو صعبة قليلاً عندما تراها في البداية، ولكن إذا فككتها ستصبح منطقية جدا
İşe şöyle başladım: Biraz tahta kıymığı buldum. Ufak kıymık parçalarını bir kırık cam parçasıyla doğradım.Zohnal som nejaké triesky a tie som narezal kúskom skla.
Işığı parçalarına ayırdığında 7 renk elde edersin.Ez ugyanaz a 7 szín, ami a fizikai tested kitölti.
Işığı parçalarına ayırdığında 7 renk elde edersin.Jeśli rozdzielicie światło dostaniecie 7 kolorów
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorAsta leagă totul.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorCela en fait rassemble tout.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorDas bringt im Grunde das Ganze zusammen.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorDet samler det hele.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorDit brengt alles samen.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorEs cuestión de unirlo todo.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorEz alapvetően összehozza az egészet.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorInilah yang menyatukan semuanya.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorIsto, basicamente, une tudo.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyor이는 기본적으로 모든 것들을 하나로 모으는 일입니다.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorQuesto, fondamentalmente, rimette insieme tutte le cose.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorTo właśnie łączy wszystko w jedną całość.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorVề cơ bản điều này đang kéo toàn bộ mọi thứ lại gần nhau.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorΑυτό ουσιαστικά αποτελεί το συνδετικό κρίκο.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorТова всъщност събира цялото нещо накуп.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorЦе, по суті, все об'єднує.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorמאיזה חור נידח. פרות עם נוף.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorهذا يشكل صورة كاملة.
İşte bu, parçaların bir araya getirilmesini sağlıyorまた これはコミュニティのプロジェクトでもあります
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.A K3b az adatsávot a hangsávok előtt írja le.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b brænder datasporet før alle lydspor.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b grabará la pista de datos antes que todas las pistas de audio.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b gravera la piste des données avant toutes pistes audio.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b scriverà la traccia dati prima di tutte le tracce audio.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b skriver dataspåret före alla ljudspår.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b va scrie pista de date înaintea pistelor audio.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b wird den Daten-Titel vor allen Audio-Titeln brennen.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b zal de gegevenstrack vóór alle audiotracks schrijven.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b zapíše datovou stopu před všechny zvukové stopy.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b zapisze ścieżkę z danymi przed ścieżkami audio.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b будет записывать дорожку с данными перед всеми звуковыми дорожками.
K3b veri parçasını tüm ses parçalarından önce yazacak.K3b запише доріжку з даними перед всіма звуковими доріжками.