parçaların ile cümle
parçaların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.아론의 자손 제사장들은 그 뜬 각과 머리와 기름을 단 윗불 위에있는 나무에 벌여 놓을 것이며
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Och Arons söner, prästerna, skola lägga styckena, huvudet och istret ovanpå veden som ligger på altarets eld.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.poi sulla legna e sul fuoco che è sull'altare disporranno i pezzi, la testa e il grasso
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Potem naj sinovi Aronovi, duhovniki, polože te kose, glavo in tolščobo na drva nad ognjem vrh oltarja.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Potom zpořádají kněží, synové Aronovi, díly ty, hlavu i tuk, na dříví vložené na oheň, kterýž jest na oltáři.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Potongan-potongan kurban, termasuk kepala dan lemaknya, harus mereka letakkan di atas api
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Preoţii, fiii lui Aaron, să aşeze bucăţile, capul şi grăsimea, pe lemnele puse pe focul de pe altar.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.Så skal Arons sønner, prestene, legge stykkene, hodet og fettet, til rette på veden over ilden på alteret.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.und sollen die Stücke, den Kopf und das Fett auf das Holz legen, das auf dem Feuer auf dem Altar liegt.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.и разложат сыны Аароновы, священники, части, голову и тук на дровах, которые на огне, на жертвеннике;
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.וערכו בני אהרן הכהנים את הנתחים את הראש ואת הפדר על העצים אשר על האש אשר על המזבח׃
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.ويرتب بنو هرون الكهنة القطع مع الراس والشحم فوق الحطب الذي على النار التي على المذبح.
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.亞 倫 子 孫 作 祭 司 的 、 要 把 肉 塊 和 頭 、 並 脂 油 、 擺 在 壇 上 火 的 柴 上
Hayvanın başını, iç yağını, parçalarını sunakta yanan odunların üzerine yerleştirecekler.亞倫子 孫作 祭司 的 、 要 把 肉塊 和頭 、 並 脂油 、 擺在 壇 上火 的 柴上
Hepsi doğal renkli küçük taş parçalarından oluşturulmuş.lo hace aún más impresionante. Es un logro extraordinario.
Hepsi doğal renkli küçük taş parçalarından oluşturulmuş.Справді визначне досягнення.
Hepsi doğal renkli küçük taş parçalarından oluşturulmuş.Это дейтсвительно замечательное достижение.
Hepsi doğal renkli küçük taş parçalarından oluşturulmuş.اجعلها أكثر إثارة للإعجاب . هذا حقا هو الإنجاز الرائع الذي يمكن ملاحظته
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.Na każdym etapie tworzyliśmy mnóstwo fragmentów, aby móc je sekwencjonować.
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.בכל שלב, יצרנו את הפיסות האלה בשפע כדי שנוכל לרצף אותן
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.في كل مرحلة، ننمي هذه القطع بوفرة بحيث نستطيع سلسلتها
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.각 단계에서 이러한 조각들을 충분하게 만들어 서열화가 가능하도록 했습니다.
Her basamakta bu parçaların miktarını artırdık ki onların dizilimlerini belirleyebilelim.それらの配列決定ができるようにしました なぜなら、私たちは一目で分かるような
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.A fost ideea izolării componentului tactil al sculpturii, și apoi integrarea lui într-un sistem de comunicare.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Chciałem wyizolować namacalny element rzeźby i wdrożyć go do swoistego systemu łączności.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Đó là ý tưởng của cô lập các thành phần xúc giác của công trình và đưa vào hệ thông liên lạc.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Era a ideia de isolar o componente táctil da escultura, e depois colocá-lo num sistema de comunicação.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.조각의 촉각에 해당되는 부분을 분리하여, 의사소통 체계 안에 넣는다는 생각이었습니다.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.La idea era aislar el componente táctil de una escultura y luego ponerlo en un sistema de comunicación.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.L'idea era di isolare la componente tattile della scultura e poi metterla in un sistema di comunicazione.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Ηταν η ιδέα να απομονώσω την παράμετρο της αφής της γλυπτικής και να την μετατρέψω σε σύστημα επικοινωνίας
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.Идея в том, чтобы выделить тактильные компоненты скульптуры, а затем положить их в систему связи.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.זה היה רעיון של לבודד את הרכיב הטקטילי של הפסל, ואז להכניס אותו למערכת התקשורת.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.وكانت الفكرة هى عزل عنصر اللمس عن المنحوتة، ومن ثم وضعها فى نظام إتصال.
Heykelin dokunsal parçalarının izole etme ve daha sonra bunun haberleşme sistemine konması fikriydi.通信システムに導入したものです これは動く彫刻ボールをイメージして、
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.A l'intérieur, ce sont des pièces de voiture.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Binnenin is alles auto-onderdelen.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Dentro, sono tutte parti di automobile.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Di dalamnya, semuanya onderdil mobil.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.În interior e format în întregime din piese auto.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Innen bestand es ausschließlich aus Autoteilen.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.안쪽은 모두 자동차 부품입니다.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Nhưng bên trong toàn là phụ tùng của xe ô tô.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.På insidan är det helt och hållet bildelar.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Por dentro, son todas partes de coches.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Uvnitř jsou součástky z auta.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Valójában csupa autóalkatrészből áll.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Vo vnútri sú to všetko diely z auta.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Wewnątrz, to same części samochodowe.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Всередині він цілком складається із автомобільних частин.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Изнутри оно полностью состоит из автомобильных запчастей.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.Отвътре, всичко са автомобилни части.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.מבפנים הוא כולו עשוי מחלקי מכוניות.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.ولكن من الداخل فيتكون بالكامل من أجزاء سيارة.
İçi ise tamamen araba parçalarından oluşuyor.ファンを使い ヘッドライトを熱源にして
İç mekanda keşfettiğim şey şuydu: dış kaplamayla iç parçaların mimarisinde bir bağlantısızlık vardı.내가 이 인테리어 속에서 발견한 것은요. 인테리어와 외관디자인 사이에 상관관계가 없다는것이었어요.
İç mekanda keşfettiğim şey şuydu: dış kaplamayla iç parçaların mimarisinde bir bağlantısızlık vardı.Tôi đã khám phá ra bên trong nội thất của nó là sự thiếu hài hòa giữa vỏ ngoài và kiến trúc bên trong.
İç mekanda keşfettiğim şey şuydu: dış kaplamayla iç parçaların mimarisinde bir bağlantısızlık vardı.Разглядывая эти интерьеры, я обнаружил диссонанс между внешним видом и внутренним оформлением интерьера.
İç mekanda keşfettiğim şey şuydu: dış kaplamayla iç parçaların mimarisinde bir bağlantısızlık vardı.מה שגיליתי בעיצובי הפנים האלה זה שיש נתק בין הקליפה החיצונית והארכיטקטורה הפנימית של החלקים.
İç mekanda keşfettiğim şey şuydu: dış kaplamayla iç parçaların mimarisinde bir bağlantısızlık vardı.والذي اكتشفته في هذه الديكورات هو أن هناك انفصام بين الهيكل الخارجي والتصميم الداخلي للقطعة