parçaları ile cümle

parçaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Ειναι οι δεσμοι αναμεσα στους ανθρωπους που κανει το συνολο μεγαλυτερο απο το αθροισμα των μερων.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Връзките между хората правят цялото далеч по-голямо от сумата от частите му.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Именно связи между людьми позволяют целому стать больше суммы его частей.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.או לפחות מתקיימים בגלל חיבורים בין אטומי הפחמן.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.إنها الروابط بين الناس التي تجعل الكل أعظم من مجموع أجزاءه.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.全体を単なる個々の合計よりも大きくするのです 周りの人に何が起こっているかということだけではないのです
Bu turuncu doğru parçası, bu da sarı doğru parçası. Bu doğru parçalarını isimlendirelim.A opět, vždycky nemáme luxus barev.
Bu turuncu doğru parçası, bu da sarı doğru parçası. Bu doğru parçalarını isimlendirelim.Vi kan ikke altid navngive dem efter de farver, vi har tegnet dem i, da man nogle gange kun har en blyant.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Acest software ne permite să ne apropiem şi să ne uităm la părţile acesteia.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Ce logiciel nous permet de nous rapprocher et d'observer différents aspects.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Deze software laat ons toe dit goed te benaderen en naar de verschillende delen te kijken.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Diese Software erlaubt uns, uns anzunähern und einen Blick auf die Teile davon zu werfen.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Este programa de software permite-nos aproximar e olhar para partes disto.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Este software nos permite acercarnos y mirar las partes de esto.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Ez a szoftver lehetővé teszi, hogy közelebbről és részleteiben láthassuk ezt.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.이 소프트웨어로 이렇게 더 가까이 접근해서 볼 수도 있습니다
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Perangkat lunak ini memungkinkan kita untuk mendekat dan melihat pada bagian-bagian darinya.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Phần mềm này cho phép chúng ta đến gần hơn và nhìn thấy các phần của nó.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Program ten pozwala nam podejść bliżej i przyjrzeć się poszczególnym częściom.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Questo programma consente di avvicinarci e assistere a parti di questo.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Tento program nám umožňuje si to přiblížit a na ty jednotlivé části se podívat.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Tento program nám umožňuje si to priblížiť a pozrieť sa na jednotlivé časti.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Αυτό το λογισμικό μας επιτρέπει να προσεγγίσουμε και να παρατηρήσουμε μέρος αυτών.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Този софтуер ни позволява да се приближаваме и гледаме части от атласа.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Ця програма дає нам змогу наблизитися та подивитися на частини цього.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.Это ПО позволяет нам подойти поближе и взглянуть на ее части.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.התוכנה מאפשרת לנו להתקרב ולהתבונן על חלקים מזה.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.هذا البرنامج يمكننا من الاقتراب والنظر إلى أجزاء من هذا.
Bu yazılım yakına gelip bunun parçalarına bakmamızı sağlıyor.こういったものに近づくことができます このソフトウェアはドーム間でネットワーク接続することができるため
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir içinDenne procedure knap viser alle mulige procedurer reparation af forskellige dele af paraply værktøj skifteren
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir içinEz az eljárás a gomb megjeleníti a lehetséges eljárások a különböző részei az esernyő eszköz váltó javítás
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir için이 절차의 단추 가능한 작업을 모두 나열 우산 도구 체인저의 다른 부분을 복구 하려면
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir içinNút thủ tục này liệt kê tất cả các thủ tục có thể để sửa chữa các bộ phận khác nhau của các công cụ ô changer
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir içinЭта процедура кнопка список всех возможных процедур для ремонта различных частей смены инструмента зонтик
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir içinهذا زر الإجراء يسرد كافة الإجراءات الممكنة لإصلاح أجزاء مختلفة من مظلة أداة المغير
Bu yordam düğmesi olası tüm yordamları listeler. şemsiye aracı Changer farklı parçaları tamir için傘の工具交換装置の異なる部分を修復するには プロシージャを使用する、トップから始まり、各ステップを通してあなたの方法を動作するときは注意してください。
Büyük üçgenin alanını hesaplayıp sonra bundan küçük parçaların alanını çıkarabiliriz. .더 큰 삼각형의 넓이를 알아낸 다음, 이 작은 조각들의 넓이를 마지막에 뺌으로써
Büyük üçgenin alanını hesaplayıp sonra bundan küçük parçaların alanını çıkarabiliriz. .Můžeme zjistit, jaký je obsah velkého trojúhelníku a pak z toho můžeme odečíst obsahy těchto malých kousků.
Büyük üçgenin alanını hesaplayıp sonra bundan küçük parçaların alanını çıkarabiliriz. .Можем да намерим лицето на по-големия триъгълник, и от там можем да извадим лицата на тези малки части накрая.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.En die dolfijnstalen bevatten een enorme lading PCB's, dioxines en zware metalen.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.E quelle parti di delfino contenevano un tasso di PCB elevatissimo, diossine e metalli pesanti.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Et ces parties du dauphin contenaient des quantités importantes de PCB, et de toxines et de métaux lourds.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Iar acele bucăţi de delfin erau pline de bifenili policloruraţi, dioxine şi metale grele.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.그리고 이 돌고래 부분은 엄청난 PCB 축적물과 독소와 중금속을 가지고 있었습니다.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Und diese Delfinteile waren stark mit PCBs belastet, mit Dioxinen und Schwermetallen.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.Và những phần đó của cá heo có một lượng lớn PCBs, đi-ô-xin và kim loại nặng.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.В этих частях дельфина содержалось огромное количество ПХБ, диоксинов и тяжелых металлов.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.И в тези части от делфини има огромно количество PCB-та, диоксини и тежки метали.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.וחלקי הדולפין האלה הכילו כמויות ענק של ביפניל רב-כלורי, דיוקסינים ומתכות כבדות.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.و أجزاء الدلفين هذه كان فيها كميات كبيرة من "البي سي بي" الديوكسين والمعادن الثقيلة.
Bu yunuslar PCB lerin,diyoksinlerin... ...ve ağır metallerin... ...büyük yüklü parçalarıydı.大量のPCBや ダイオキシンや重金属が含まれていました それら大量の汚染物は
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.Dus ik had al deze kleine stukjes.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.E così mi capitò di avere tutti questi pezzettini.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.E então eu tinha todas estas pequenas peças.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.Ich hatte zufällig diese kleinen Figuren.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.Jadi ternyata hal ini memiliki semua potongan kecil ini.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.J'avais toutes ces petites pièces.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.마침 저는 이런 조그만 토막들을 갖고 있었어요.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.Nekem ez az összes kis bábu a birtokomban volt.
Bu yüzden bu küçük parçaları getirdim.Rồi tôi tình cờ có những thứ nhỏ nhỏ này.

İlgili Sayfalar