parçaları ile cümle

parçaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu Sanatçının ParçalarıSpår av artisten
Bu Sanatçının ParçalarıSpor af denne kunstner
Bu Sanatçının ParçalarıStopy od tohto interpreta
Bu Sanatçının ParçalarıStücke dieses Interpreten
Bu Sanatçının ParçalarıTämän artistin kappaleet
Bu Sanatçının ParçalarıUtwory tego wykonawcy
Bu Sanatçının ParçalarıΚομμάτια από αυτόν τον καλλιτέχνη
Bu Sanatçının ParçalarıДорожек от этого исполнителя
Bu Sanatçının ParçalarıКомпозиції цього виконавця
Bu Sanatçının ParçalarıОтметка за изпълнителя
Bu Sanatçının Parçalarıסמן אמן זה
Bu Sanatçının Parçalarıحرق كل المقطوعات بواسطة هذا الفنان
Bu Sanatçının Parçalarıこのアーティストをブックマーク
Bu sebeple moleküllerin değişik parçalarını bir araya getirirler.그러니까 그들은 분자의 다른 부분들을 같이 끌어들일
Bu sebeple moleküllerin değişik parçalarını bir araya getirirler.것이에요.
Bu sebeple moleküllerin değişik parçalarını bir araya getirirler.Udělají to tak, že přiblíží části molekul k sobě.
Bu şeylerin potansiyelinin bir parçası da ayrılma şekilleri, bu yılanlar yılan parçalarına harika ayrılıyor.Част от потенциала им е как се разделят на части. Тези змии се разделят прекрасно на змийски части.
Bütün bu araba parçaları, lastikler, yağ filtreleri, helikopterler, uçaklar자동차 부품, 타이어, 오일필터, 헬리콥터, 비행기 등,
Bütün bu araba parçaları, lastikler, yağ filtreleri, helikopterler, uçaklarÖl-Filter,
Bütün bu araba parçaları, lastikler, yağ filtreleri, helikopterler, uçaklarבו כל חלקי המכוניות שלנו, הצמיגים שלנו, מסנני השמן, מסוקים, מטוסים --
Bütün bu araba parçaları, lastikler, yağ filtreleri, helikopterler, uçaklarحيث كل سياراتنا٬ دواليب سياراتنا٬ مصافي الزيت٬ المروحيات٬ الطائرات --
Bütün bu araba parçaları, lastikler, yağ filtreleri, helikopterler, uçaklarオイルフィルター ヘリコプター、飛行機 -- それら全てが終わりを迎える風景はどこにあるのか?
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Al deze kleine toenames in gezondheid, kleine stukjes van de puzzel, maken een groot verschil.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Alla dessa små hälsovinster och små bitar av pusslet gör en stor skillnad.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.All diese kleinen Verbesserungen und kleinen Puzzleteile bewirken gewaltige Unterschiede.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Ces petites avancées médicales, ces petites pièces du puzzle, jouent un grand rôle.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.이 작은 보건상의 달성과 작은 일들이 큰 변화를 만들어 낸 것입니다.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Những cải thiện sức khỏe và những mảnh ghép nhỏ này tạo nên khác biệt lớn.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Semua keuntungan kesehatan kecil ini dan tindakan-tindakan kecil ini membuat perbedaan yang besar.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Todas estas pequeñas ganancias en salud y pequeñas piezas del rompecabezas hacen una gran diferencia.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Tutti questi piccoli traguardi sanitari e pezzi di puzzle fanno una grande differenza.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Všetky tieto malé výhry nad chorobou a malé kúsky skladačky tvoria veľkú zmenu.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Wszystkie niewielkie zmiany, te małe kawałki układanki zaczęły robić wielką różnicę.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Όλα αυτά τα μικρά οφέλη υγείας και μικρά κομμάτια του πάζλ κάνουν τη μεγάλη διαφορά.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Все эти маленькие шажки к здоровью и кусочки головоломки многое меняют.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Всички тези малки здравни печалби и малки парченца от пъзела направиха голяма разлика.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.Усі ці маленькі цілі для досягнення здоров'я, ці маленькі кусочки пазлу створюють велику різницю.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.כל אותם רווחים בריאותיים קטנים וחלקי פאזל קטנים עושים שינוי מהותי.
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.و القطع الصغيرة للأحجية تقوم بفرق كبير الدائرة الصحية لنيو ساوث ويلز
Bütün bu küçük sağlık kazançları ve yapbozun küçük parçaları büyük bir fark yaratır.小さなパズルの1片が 大きな変化をもたらすのです ニューサウスウェールズ州の衛生局は 進歩的なことで知られていますが
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Az egész Univerzum Egyként ragyog hasadás, megszakítás, vagy egykülönült részek nélkül.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Das gesamte Universum glänzt als Eins, ohne Spaltung oder Unterbrechung, oder separate Teile.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Intregul univers straluceste ca Unul, fara diviziune, intrerupere sau parti separate.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Koko maailmankaikkeus loistaa Yhtenä, ilman mitään jakoja, rikkinäisyyttä tai erillisiä osia.
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.L'univers entier brille en tant qu'Un, sans aucune trace de scission ou de séparation,
Bütün Evren "Bir" olarak parlıyor, hiçbir bölünmüş, kırılmış veya ayrılmış parçaları olmadan.Вся вселенная сияет как неделимая, непрерывная Сущность.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Ce sont les liens entre les personnes qui rendent le tout plus grand que la somme de ses parties.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Chính quan hệ giữa mọi người làm cho mạng lưới tốt hơn những thành phần của nó cộng lại.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Det er båndene mellem mennesker der gør helheden større end summen af delene.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Es el vínculo entre las personas lo que hace que el todo sea mayor que la suma de sus partes.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Es ist die Verbindung zwischen Menschen die das Ganze größer macht als die Summe ihrer Teile.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Ezek az emberek közötti kapcsolatok okozzák a szinergiát.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Het zijn de banden tussen mensen die het geheel groter maken dan de som van de delen.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Ikatan di antara orang-orang adalah yang membentuk semuanya lebih besar daripada penjumlahan bagian-bagiannya.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.사람들 사이의 연결이 바로 전체를 부분의 합보다 크게 만들어주는 것이죠.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.São os laços entre pessoas que fazem com que o total seja maior do que a soma das suas partes.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Sono i legami tra le persone a rendere l'intero più grande della somma delle sue parti.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Sunt legăturile dintre oameni care fac întregul mai mare decât suma părţilor sale.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.Sú to ľudské vzťahy, ktoré robia celok väčším než súčet jeho častí.
Bütünü parçalarının toplamından daha fazla yapan insanlar arasındaki bağlardır.To te właśnie więzi między ludźmi powodują że całość to więcej niż suma jej składników.

İlgili Sayfalar