parçaları ile cümle

parçaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Grubun ilk parçaları "aNYway" ve "You're Nasty" idi.Ich pierwszymi dziełami są utwory aNYway oraz You're Nasty.
Albümdeki genel olarak bütün parçaların prodüktörlüğü Mannie Fresh'e aittir.Wszystkie utwory na płycie zostały wyprodukowane przez producenta, a zarazem rapera Mannie Fresha.
Günümüze sadece şiirlerinin bazı parçaları ulaşmıştır.Obecnie znane są tylko jego fragmenty.
Ayrıca birçok uçak parçaları da bulunmuştur.Zostaje bardzo dużo składników lotnych.
Tüm parçaların prodüktörü: Disclosure.Informacja wytwórcy: .
Bütün albümdeki parçaların yazılmasında Enrique yardım etmiştir.W tworzeniu materiału na nowy album pomagał jej Karamazov.
Ferré’nin parçalarında anarşizm en temel unsur olarak yer alır.U pacjentów z borderline złość jest afektem dominującym.
Ayrıca, ağız parçaları da bir sineği bile parçalayacak güçte değildir.Wszyscy wtedy dowiedzą się, że nie skrzywdziłaby nawet muchy.
Buna ek olarak doğal oşinografik fenomen su sütunu parçalarında deoksijenasyona neden olabilir.Pewną rolę może odgrywać też pole promieniowania z dysku.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Car Samuel zmarł doznając szoku wywołanego widokiem powracających wojsk.
Parçaların düzenlemeleri ise orkestrayı da yöneten John Lanchberry'ye aittir.Film podobnie jak pierwsza część, został wyreżyserowany przez Johna Landisa.
Civarında bulunan lahit parçaları, buranın bir nekropol olabiliceğine işaret etmektedir.W miejscu tym znajduje się tablica upamiętniająca tę nekropolię.
Özellikle yaklaşık 12 dakikalık "The End" grubun en sarsıcı parçalarından biri olarak kabul edilmektedir.Na płycie znajduje się najdłuższy w historii zespołu utwór, trwający 12 minut "Elements".
Entropi, bir sistem parçaları arasında bir enerji dağılımının eşit ölçümüdür.Entropia jest miarą stopnia nieuporządkowania układu i rozproszenia energii.
Artık su ve buz parçalarına dönüşüp değişik formlarda hayatını sürdürebilmektedir.Jego zdolnością jest przemienianie wody i innych cieczy w lód oraz nadawanie im kształtu.
Patlamanın ardından Heydrich'in vücuduna şarapnel parçaları isabet etti.Wówczas z pomocą dźwigu wydobyto ciało Heemeyera.
Grubun ilk parçaları "aNYway" ve "You're Nasty" idi.De släppte låtarna "aNYway" och "You're Nasty".
Selena'yı öldürmede kullanılan silah daha sonra imha edildi ve 2002'de parçaları Corpus Christi Bay'e atıldı.Mordvapnet förstördes 2002 och delarna kastades i Corpus Christi-viken.
FAW'ın başlıca ürünleri otomobiller, otobüsler, hafif, orta ve ağır sınıf kamyonlar ve otomobil parçalarıdır.FAW tillverkar personbilar, mellantunga och tunga lastbilar och bussar.
Diğer parçaların besteleri Nergal'e aittir.Några minoritetsgrupper hör till negritos.
Bu küçük Sylvia erkeğinin, gri bir arkası ve başı, kırmızımsı alt parçaları ve kırmızı gözü vardır.Hanen hos den här lilla arten har grå rygg och huvud, rödaktig undersida och röda ögon.
Diğer yandan Roma Dönemi çanak çömlek parçaları da ele geçmiştir.Detta medförde i sin tur romerska straffexpeditioner.
Tango parçaları da bestelemiştir.Ibland räknas även tango in.
XPath XSLT'nin önemli parçalarındandır.XPath används även som en del i XSLT.
Ancak bu parçaların büyük bir kısmı meteorik demirden üretilmiştir.En skillnad är dock att objekten här till stor del består av is.
Parçaların çoğu New York'taki Nightingales Jazz Club'da canlı kaydedildi.Delar av intervjun visades senare i det amerikanska programmet Nightline.
Karakterinin ana parçalarını da burada ekledi.Avsnittet skulle introducera huvudkaraktärerna.
Müze, aralarında Picasso'nun yakınlarına ait parçaların da bulunduğu 574 yapıtla açılmıştır.Museet har, tillsammans med egna inköp, ungefär 225 verk av Picasso.
Alt parçaları esasen beyazdır.De övriga undre delarna är vita.
Onlar toz olmuştur ya da kırılan bir bardağın artık birleştirilmeyen parçaları gibidir.Den är antingen en rundskulptur, eller urklippt som en silhuett av metall.
Bu malzemeler içinde Boeing 747 tipi uçağın parçaları da bulunmaktadır.Denna lista visar hur många Boeing 747 varje flygbolag har.
David Guetta'nın "Titanium" ve Flo Rida'nın "Wild Ones" adlı parçalarına eşlik etti.Hon sjunger i David Guettas hitlåtar "Titanium", "She Wolf (Falling to Pieces)" och "Wild Ones" med Flo Rida.
1997'de, Von'u (Umut), 1998'de de albümdeki parçaların remixlerini barındıran Von brigði çıkardılar.1997 släppte de skivan Von (Hopp) och 1998 en remixsamling kallad Von brigði.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Han tar broderns kropp och sliter honom i 13 delar och sprider dem över hela Egyptens land.
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.En av de mest starkaste källorna som användes är 2014.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Протягом двох днів Саґава поїдав різні частини її тіла.
2012'de "Little Buddha 5", "Fringe", "Siddharta Dubai" ve "Céiron" parçalarını yayımladı.У 2012 році з'явились композиції «Little Buddha 5», «Fringe», «Siddharta Dubai» і «Céiron».
Ekosistemin önemli parçalarıdır.Важливі складники екосистеми.
Ayrıca 'Strange Love' adlı parçaları Coca Cola reklamında kullanılmıştır.Пісня «Strange Love» також звучала в рекламі «Кока-кола».
Shutlee 2.02'nın bazı parçaları satıldı ve internet üzerinde açık artırmada.Частина теплоізоляційної плитки виробу 2.02 була продана з аукціону в Інтернеті.
Set Osiris’in bedenini 14 parçaya ayırır ve bu parçaları Mısır toprakları üzerine dağıtır.Сет розірвав тіло Осіріса на чотирнадцять частин і розкидав по сім частин у Верхньому і Нижньому Єгипті.
Böylece oyunda deja vunun, gelecekte yaşanmış olan olayların akılda kalan parçaları olduğu anlatılır.Через це гра стала єдиною в серії, де сюжет відбувається в майбутньому.
(Yalnızca kadın şarkıcılar içinde ve tatil parçaları hariç.)(Крім панелі управління і синхронізації.)
Kitabın kayıp parçalarını birleştirmeye çalışmışlar fakat başarılı olamamışlardır.Було отримано кілька спроб розшифровки листи, але вони не були успішними.
Parçaları Brian Tyler besteledi.Серіал композивував Брайан Тайлер.
Parçaların her iki serisi de C. Muller, "Fragmenta Historicorum Graecorum", vol.Вони зібрані у виданні К. Müller, «Fragmenta Historicorum Graecorum» (т. I и IV).
Başka bir temel ilke, bütünün parçaların toplamından daha büyük olmasıdır.На його думку, досконала енциклопедія повинна бути чимось більшим, ніж сума її складових частин.
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.Тому вони є свояками ханів.
Kent, sakinleri tarafından terk edildi ve şehrin parçaları 640 yılında Araplar tarafından düşürüldü.Остаточно місто було зруйновано арабами, мешканці залишили його 643 року.
Bazı türlerde, diğer vücut parçaları, örneğin bazı böceklerdeki kanatlar, dökülebilir.Деякі інші організми також мають цю здатність, наприклад, деякі плоскі черви.
Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı.Водночас почала писати власні п'єси.
Üç parçadan oluşmaktadır ve bu parçaların biri sırt diğer ikisi ön parçalardır.Напис складається з двох частин, друга її частина збереглася тільки частково.
Bütün parçaların toplamından daha büyük bir etki yaratır (Sinerji).Здебільшого група виникає як множина всіх перетворень (симетрій) деякої структури.
Küpü kolayca parçalarına ayırmak mümkündür.Їх можна легко роз'єднати на сполучні частини.
Bu anlayış Aristo’nun “bütün parçaların toplamından daha fazladır” sözü ile özetlenebilir.Він процитував слова з «Метафізики» Аристотеля «ціле більше, ніж сума його частин».
Dağılan parçaların ancak %1'i toplanabildi.Суперників розділив лише один відсоток.
Sağlıklı yetişkin insan serumunda 27 nt ve 30-33 nt uzunluklarında YRNA parçaları bulunabilir.Досі не можуть зрозуміти чому відбувається потемніння волосся дорослих у віці 27-30 років.
Kalan işlevsiz parçaların fagositoz edilmesini sağlar.Залишки недобудованих споруд збереглися.
Aynı zamanda diğer saat markaları için saatler ve saat parçaları da üretmektedir.Також були задіяні інші локації та часові проміжки.
Önceki albümleri "Schrei" ve "Zimmer 483"'daki parçaların İngilizce sürümlerini içermektedir.Він містить англомовні версії пісень з попередніх альбомів, зокрема Schrei та Zimmer 483.

İlgili Sayfalar