parçaları ile cümle

parçaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazen meyve parçaları veya reçel ile süslenir.É por vezes acompanhada com uvas ou pedaços de melão.
Çin'in otomotiv endüstrisi o kadar başarılı oldu ki 1999'da otomobil parçaları ihraç etmeye başladı.As exportações de peças automotivas chinesas começaram em 1999.
Albümün en sevilen parçalarından birisiydi.É uma das mais queridas do álbum.
Çar Samuil, bu bir zamanlar yenilmez ordusunun kırık parçalarını görünce şok geçirerek öldü.Toen tsaar Samuel de overblijfselen van zijn eens zo machtige leger zag, stierf hij door de schok.
Öyle ki, "Jazz Thing" adlı parçaları Spike Lee'nin Mo' Better Blues filminin müzikleri arasında yer aldı.Het nummer Jazz Thing was te horen in de film Mo' Better Blues van regisseur Spike Lee.
Kızarmış tavuk parçaları ayrı bir kaba alınır.Een paar kippen stuiven kakelend uiteen.
Et parçalarını yassı bir kaba koyun.Saté zijn stukjes geroosterd vlees op een spiesje.
Belgeler, öncelikle Atina şehir-devletine odaklanmış, tutarsız ve parçalarına ayrılmıştır.De documentatie is onsamenhangend en versnipperd en richt zich allereerst op de stadsstaat Athene.
Albümün en beğenilen parçalarından birisi oldu.Het favoriete fragment van...
Ayrıca birçok uçak parçaları da bulunmuştur.Ook kwamen er veel reserveonderdelen mee.
Bu genetik bilgileri içeren DNA parçaları gen olarak adlandırılır.De DNA-segmenten die genetische informatie bevatten worden genen genoemd.
Parçaların tamamını Henry Mancini bestelemişti.Zo werd hij met Henry Mancini bekend.
Audi Sport GmbH, Audi'nin yüksek performanslı araçlar ve araç parçaları üreten yan kuruluşudur.De S staat voor "Sport" wat Audi's prestatie gerichte modellen zijn.
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."Hij is dan vergelijkbaar met het vousvoyeren (het u-zeggen), als men daarbij de meervoudsvorm gebruikt.
Bu bölge dünya üzerindeki en kararlı toprak parçalarından biridir.Het is een van de meest ongerepte plaatsen op aarde.
Fakat asıl sükse yapan "Go Now" isimli parçaları oldu.De belangrijkste ontwikkelingen spelen zich nu in wat nu Peru heet af.
Ancak tasarımdaki parçaların ne kadarının kendi üretimi olduğu bilinmemektedir.Het is nog niet bekend hoeveel van de design elementen hun weg zullen vinden naar het productiemodel.
Bu ressamların eserleri koleksiyonun önemli parçalarıydı.De werken van de impressionisten vormden het leeuwendeel van de verzameling.
Fakat bazı parçaları hala mevcuttur.Sommige delen bestaan nog.
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.Het werd een van de meest succesvolle nummers van 2014.
Örnek olarak kömür parçalarını alarak ateşin içine yerleştirmeye yarayan ateş-maşaları verilebilir.De blikschaar wordt bijvoorbeeld door de brandweer gebruikt om auto's open te knippen.
Daha sonra Chucky büyük bir fana düşerek parçalarına ayrılır.Reggie slaat natuurlijk helemaal door...
Bunların içine yer yer küçük kaya ve blok parçaları da karışmış olabilir.Kleine delen van het gesteente kunnen loslaten, maar de ook blokken als geheel kunnen erdoor splijten.
Bu albüm AFM tarafından piyasaya sürülen parçaları kapsar.Dit album werd opgenomen door producer Pim van de Werken.
İlk parçaları Yine Akşam Oldu, İki Yaşında, Kediler parçalarıdır.De eerste piek zou de eenjarige dieren vertegenwoordigen en de tweede piek de tweejarige.
Parçalarını Fransızca yazmış ve kaydetmiştir.De reeks is oorspronkelijk in het Frans geschreven en uitgegeven.
Güneybatı ve kuzeybatı hollerdeki mozaik parçaları, beton plakalara döküldü.De andere vlakken (noordoost en zuidwest) zijn enigszins opgevuld met betonnen plantenbakken.
Fakat bazı dinsel olmayan müzik parçaları da bestelemiştir.Er zitten echter ook ongepubliceerde muziekstukken dan wel muziekfragmenten tussen.
Daha küçük kare ve dikdörtgen kâğıt parçalarını kullanarak duvarlara yerleştirdi.Men ging zo ver dat men de gewelven en muren bekleedde met tassopapier.
1980 yılında Gianni Totti bir filminde bu parçaları kullandı.In 1980 maakte Gillo Pontecorvo een film over deze aanslag.
Bu kitap İngiltere'nin en önemli parçalarından biridir.Dit is een lijst van de belangrijkste kastelen in Engeland.
Operadaki parçaların icra edilmesi... gayet zordu."De opnames van de drumpartijen waren uiterst lastig.
O ellerle bana dokunursan, seni parçalarım.Raak me niet aan met die handen of ik maak je kapot.
Bütün parçaları Nick Drake yazmış ve icra etmiştir.Wszystkie utwory napisane i zagrane przez Nicka Drake'a.
Aynı zamanda diğer saat markaları için saatler ve saat parçaları da üretmektedir.Po niej robią to zgodnie z ruchem wskazówek zegara pozostali.
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.Śledczy przeszukali jego dom i znaleźli fragmenty ludzkiego ciała i nagranie morderstwa.
İlk parçaları “Skylines and Turnstiles”ı 11 Eylül’de meydana gelen olaylar üzerine yazdı.Pierwszą piosenką jaką napisał, było „Skylines and turnstiles” zainspirowane atakami z 11 września.
Bir nesnenin parçaları veya atomları zaman içersinde değişikliğe uğrayabilir.Jednak przedmioty i ich cechy mogą zmieniać się w czasie.
Sadece büyük meteor parçaları dünyaya ulaşabilir.Małe fragmenty meteorytu mogą zawierać tylko kamacyt.
Makine parçalarının birbirine bağlantısı için de kullanılabilirler.Maszyny można także pakować jedna w drugą.
Parçaların tamamını Henry Mancini bestelemişti.Wielokrotnie angażował go Henry Mancini.
Yeremya kitabına ait parçaların bir kısmı Kumran'da dördüncü mağaradaki Ölü Deniz parşömenleri'nde bulundu.Rękopis ten został znaleziony w grocie 4 w Kumran, należy więc do zwojów znad Morza Martwego.
Daha sonra seyircilere istek parçalarını sordu ve kendisine eşlik etmelerini istedi.Następnie zapytał każdego z uczestników wyprawy o to, czy nadal chce popłynąć wraz z nim.
2. CD'deki parçaların tümünün prodüktörlüğünü Fredrik Nordström yapmıştır.Produkcją materiału zajął się Fredrik Nordström.
Rock Me Gently, Baby I Love You gibi parçaları çok popüler oldu. ^ *allmusic.com.Perry Como And I Love You So (ang.). allmusic.com. .
Bu singleları ve kaydettiği diğer parçaları 2003 yılında Richard X Presents His X-Factor Vol.Ponadto pojawiał się w wydawnictwach muzycznych m.in. w Richard X Presents His X-Factor Vol.
Çoğu müzik parçaları 79 veya 99 puanla fiyatlandırılır.Większość utworów muzycznych w serwisie wycenionych jest na 79 Microsoft points.
Gaga ve Beyoncé, tasarımcılar Frank Fernández ve Oscar Olima'nın "berbat edilmiş kot parçalarını" giydiler.Gaga i Knowles mają na sobie stroje projektu Franka Fernándeza i Oscara Olima.
En sevdiği grupların parçalarını gitarda çalabiliyor.Posiada ruchomy stelaż na swoje ulubione gitary.
Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı.Właśnie wtedy zaczęli pisać własne teksty.
Diğer büyük parçaları da sandalye ve tabureler için hazırlanmış olabilir.Może być też uprawiana w skrzynkach na tarasach i balkonach.
Sen-ben hep aynı varlığın parçalarıyızdır.The ma zawsze tę samą formę.
Bazı parçaları İbranice'ye çevrilmiştir.Zawiera fragmenty Listu do Hebrajczyków.
Asıl metin kaybolmuş ve geriye sadece bazı parçaları kalmıştır.Nie zachowało się jednak w całości, pozostały tylko fragmenty.
Albüm parçalarının bazı bölümleri Music for Supermarkets te yapılmış olan öğelerini barındırır.Wykorzystano na nim część utworów z Music for Supermarkets.
Fas'ta sadece çene parçaları ve dişlerinin bir kısmı bulunabilmiştir.W Iona odkryto pojedyncze zęby i kości.
Sagawa iki gün boyunca çeşitli vücut parçalarını yemiş ve diğer parçaları buzdolabında saklamıştır.Ciało zjadał kawałek po kawałku przez następne miesiące, trzymając fragmenty w zamrażalniku.
Columbia mekiği ise 2003 yılının Şubat ayında atmosfere tekrar girişi sırasında parçalarına ayrılmıştır.Prom Columbia rozpadł się w czasie powrotu z orbity w lutym 2003.
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.Teraz część gminy Tapa.
Geminin fırlayan parçaları Deutschland'ın etrafına düştü.Niestety łódź wylądowała na odcinku opanowanym przez Niemców.

İlgili Sayfalar