parçalamak ile cümle
parçalamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Er zijn nog andere manieren om de piramide te verstoren.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Es gibt andere Möglichkeiten, die Pyramide zu durchbrechen.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Esistono altri modi per spezzare la piramide.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Există alte moduri de a strica piramida.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Existen otras formas de quebrar la piramide
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Il y a d'autres façons de casser la pyramide.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Istnieją inne sposoby złamania piramidy.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.피라미드를 깰 다른 방법이 있습니다.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Есть и другие способы разрушить пирамиду.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.Има и други начини за разрушаване на пирамидата.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.יש דרכים נוספות לפרק את הפירמידה.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.هنالك طريقة آخرى لكسر الهرم.
Diğer bir yöntem piramidi parçalamaktır.底に物を詰め込めば
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E. B. 화이트는 유머를 분석하는 것은 개구리 해부와 같다고 말했습니다.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E.B. White a dit : " Analyser l'humour, c'est comme disséquer une grenouille.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E.B. White dijo, analizar el humor es como diseccionar una rana.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E.B. White disse que analisar humor é como dissecar uma rã.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E.B. White ha detto, analizzare l'umorismo è come vivisezionare una rana.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E. B. White prohlásil, že analyzovat humor je jako pitvat žábu.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E.B. White spunea că analiza umorului e ca disecția unei broaște.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.E.B. White zei dat humor analyseren is als een kikker dissecteren.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.Theo E.B White, phân tích sự hài hước giống như mổ ếch.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.Według E.B. White'a analiza humoru jest jak sekcja żaby.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.Οπως ειπε ο Ε.Β. Γουάιτ, η ανάλυση του χιούμορ είναι σα να διαμελίζεις ενα βάτραχο.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.Е.Б. Вайт сказав: "Аналіз гумору - це як розтин жаби".
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.Элвин Б. Уайт сказал, что анализ юмора похож на вскрытие лягушки.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.עכשיו, א.ב. ווייט אמר, לנתח הומור זה כמו לפרק צפרדע.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.الآن، إي بي وايت يقول، تحليل الدعابة يشبه تشريح الضفدع.
E.B.White diyor ki, mizahı analiz etmek kurbağayı parçalamak gibidir.あまり意味のない事をやって カエルを殺すだけです
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Così se sentite IDROLISI significa rottura della molecola d'acqua.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Cuando ven hidrólisis, esto significa utilizar agua para romper una molécula.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Denk maar aan hydrolyse. Dat betekend met water een molecuul splitsen.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Glicoliza înseamnă că se disociază glucoza.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -만약 당신이 'hydrolysis(가수분해)'라는 단어를 본다면 그것은 바로 어떤 분자를 분해(lysis)하는 데에 물(hydro)을 사용한다는 것입니다
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Když vidíte termín hydrolýza, znamená to štěpení molekuly vodou.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Na tej zasadzie "hydroliza" oznacza udział cząsteczki wody w rozkładzie innej cząsteczki.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -Η λέξη "υδρόλυση" σημαίνει ότι χρησιμοποιείται "ύδωρ" για να διασπαστεί ένα μόριο.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -כאשר פגשתם בהידרוליזיס פרוש המילה היה שימוש במים כדי לפרק מוֹלקולה.
Örneğin hidroliz kelimesi bir molekülü su kullanarak parçalamak anlamını taşır. -عندما تشاهد التحلل المائي إنها تعني استخدام الماء لتكسير جزيء
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Aztán ott van Jabbar Szaúdi Arábiából, akinek amint ereje lett, elkezdett törni-zúzni.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Jabbar dall'Arabia Saudita che comincia a spaccare tutto appena riceve il potere.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Jabbar, din Arabia Saudită, începe să spargă lucruri în jur când îşi capătă puterea.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Kami punya Jabbar dari Arab Saudi yang mulai memecahkan benda ia ketika memiliki kekuatan.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.사우디인 자바는 처음으로 능력을 얻자 모든걸 부수기 시작했죠.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Mamy Jabbara z Arabii Saudyjskiej, który zaczyna niszczyć rzeczy, gdy dostaje moc.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Nous avons Jabbar d'Arabie Saoudite qui commence à casser les choses quand il a le pouvoir.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.O Jabbar, da Arábia Saudita, começa a partir coisas quando obtém o poder.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Ta có Jabbar từ Saudi, đập phá đồ đạc khi có sức mạnh.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Tenemos a Jabbar de Arabia quien comienza quebrando cosas cuando tiene el poder.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.We hebben Jabbar uit Saoedi-Arabië die dingen begint te breken wanneer hij de kracht heeft.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Wir haben Jabbar aus Saudi, der Sachen zerstört, als er seine Kraft bekommt.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Έχουμε τον Τζαμπάρ από τη Σαουδική Αραβία που αρχίζει να σπάει πράγματα όταν αποκτα τη δύναμη.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Джаббар - из Саудовской Аравии, получив силу, он начинет крушить все подряд.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.Тук е и саудитеца Джабар, който започва да чупи разни неща, когато получава силата си.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.ישנו ג'אבר מערב הסעודית, שהתחיל לשבור דברים כשהוא קיבל את הכוח.
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.ولدينا هنا " جبار " من السعودية ولديه القدرة على تحطيم الاشياء
Suudi Arabistan'dan Cabbar, gücü parçalamak.ムミタはいい名前です ムミタは破壊者です
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.(16:12) они подобны льву, жаждущему добычи, подобны скимну, сидящему в местах скрытных.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.De er som den rovgridske Løve, den unge Løve, der ligger på Lur.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.gleichwie ein Löwe, der des Raubes begehrt, wie ein junger Löwe, der in der Höhle sitzt.