parçala ile cümle
parçala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hala BS-3 ait parçalar Rus Ordu tophanelerinde bulunabilmektedir.Một lượng lớn BMP-3 hiện vẫn được quân đội Nga sử dụng.
İyotla maviye boyanır ve monosakkaritlere parçalanmadan indirgenemez.Nó cũng dễ dàng được nhuộm màu và không bị hủy hoại bởi nấm mốc.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.死体は切り刻まれ、犬に与えられたという。
Anayasa'da LGBT Pakistan vatandaşlarının haklarını etkileyebilecek bazı parçalar var.憲法には、LGBTのパキスタン国民の権利に影響を与える部分がある。
Çoğunluğu şok dalgasının etkisiyle parçalanan pencerelerden dolayı 1500 civarında kişi yaralandı.衝撃波により窓ガラスなどが割れ1,500人近くが負傷した。
Parçaları Brian Tyler besteledi.ブライアン・タイラーが担当した作品。
Yüzeyde birçok küçük kireç taşı parçaları bulunur.多くの小さい石灰石の小石が地表にある。
Kaynaşmış maddelerin parçalarından benzer bir nitelik ortaya çıkar ki, buna mizaç denir."『和名類聚抄』には藤の蔓(つる)のようであると記載されている。
Kate, Sawyer'ın elinden silahı alır ve Sayid'in tarifiyle parçalarına ayırır.ケイトはソーヤーから銃を受け取る。
Dokuzunda ise bu parçalara artık söz eklemeye başlar.九音 響也(くおん きょうや) 前作の主人公。
Parçalanıp bölünmeyin..."吉にして利(よろ)しからぬはない。
Albümün parçaları 1981'de Montrö Caz Festivali'nde konser verdi.このアルバムに収録された曲のいくつかは1981年のモントルー・ジャズ・フェスティバルで演奏された。
Eğer kanda hiç patojen yoksa, C3a ve C3b proteini parçaları etkinliklerini yitirir.もし病原体が血液中にいないならC3aもC3bいずれのタンパク質断片も不活性化される。
RFC 791 belgesi IP parçalama, taşıma ve datagramların yeniden birleştirme prosedürünü tanımlar.RFC 791 でIPフラグメンテーションの手続きすなわちデータグラムの転送および再構築について記述している。
En Son Kullanılan (İngilizce: Least Recently Used): Öncelikle son zamanlarda en az kullanılan parçaları atar.Most Recently Used (MRU): 最近最も使われたデータを最初に捨てる。
Müfettişler evini aradığında, vücut parçaları ve cinayete dair video kaydı bulundu.捜査官の家宅捜索により、殺害の様子が収められたビデオテープと遺体の一部が見つかった。
1907'de "Hershey's Kiss" adını verdiği yeni çikolata parçalarını düz dipli, konik şeklinde tanıttı.1907年にハーシーは、底が平らで円錐型をした小さなチョコレートを披露、商品名を「ハーシーキス (Hershey's Kisses)」と名付けた。
Dükkânlar elektronik parçalar üzerinde ihtisaslaşmışlardır.主力は電子部品。
Dağların ve vadilerin Maui'nin kardeşlerinin balığı parçaladığı sırada oluştuğu söylenir.山と谷はマウイの兄弟が争った結果作られたと言われている。
Gaga ve Beyoncé, tasarımcılar Frank Fernández ve Oscar Olima'nın "berbat edilmiş kot parçalarını" giydiler.ガガとビヨンセの衣装はデザイナーのフランク・フェルナンデスとオスカー・オルマが担当した。
"Türkiye parçalanıyor".「トルコは片付けた。
Tüm Warblers parçaları, 1,3 milyon kopya sattı.ウォーブラーズのシングルは130万以上売り上げた。
Örneğin, bir kaya bazı parçalarını kaybedebilir.特定の岩を破壊できる。
Bu dönemde Lan Xang krallığı parçalandı.しかし、この年にタウングー王朝は滅亡した。
Giysiler parçalar katlanarak değil de, üst üste getirilerek dikilir.暑い時にはベストではなくスカートを脱いでしまう。
Yılın en beğenilen slow parçaları arasına girdi.最近まであったお気に入りのプリンを探している。
Bu işlem sırasında katı parçalar olabildiğince sudan ayıklanıyor.こちらの箱にはなるべく多くの水を入れておく。
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.翌日遺体が発見された。
Yalnız koleksiyonun bazı önemli parçaları hala Rusya'dadır.ロシアの建設資材は、大半がロシア独自で打ち上げられる。
Az sayıda kırmızı astarlı mala ait parçalar da bulunmaktadır.赤いミニバスが多く発着する場所のひとつでもある。
Mozaik parçaları, müze alanına taşınmadan önce, öbekler halinde atölyede birleştirildi.スーツは退職を前に相撲博物館に寄贈した。
Küskünüm ve Güldür Yüzümü gibi parçaların yer almaması dikkat çekmiştir.驚くと福笑いのように顔のパーツがバラバラに飛び出る。
Yani parçalama, bölünmedir.破砕、断片のこと。
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.それ以外はそれぞれの系統で半々ずつ担当する。
Ayrıca uygulanan yeri parçalamaya yarar.また、造った部屋は壊すこともできる。
2014 yılının en çok dinlenen parçalarından oldu.2014年〜は一番搾りで統一。
Araba parçalanır, yanmaya başlar.車は爆発して、炎上した。
Düştüğü yerde parçalanır.当たった場所が腐る。
Bu tür parçaların öbür dünyada onları koruyacağına inanılıyordu.世界のどこかでそれは永遠に保存されているとされる。
Prensip olarak, evrenin “gözlemlenebilir evren”in ötesinde de parçaları olabilir.全宇宙が観測可能な宇宙よりも「小さい」ということも、もちろん可能である。
Bu sürece kaya parçalama denir.折り熨斗と呼ばれる。
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.サビの部分のみである。
İkili stüdyoda bir araya gelmedi, tamamlamak için parçaları birbirlerine gönderdiler.あえて2枚組にはせず、1枚にまとめて収録された。
Erik büyük bir güç ile odayı parçalar.エリーニュスは無敵の力でドリーミングを蹂躙する。
"No Regrets" dünyada önemli hit parçalardan biri oldu.それどころではない、あれは世界にとって悲しむべき惨事であった。
5 gün sonra Yer atmosferine girerek parçalandı.)5日後、そのグループは大西洋へ出撃した。
Bir ise asla parçalanamaz(Don't Fragment)anlamındadır.(仮定) 決してまけるな。
Daha sonra tapınağın altında parçaları gömmek istedi.後に、法観寺の近くに埋葬されていた。
Bütün parçalar dijital olarak yenilendi.各種設定がデジタル化した。
Sonra bu emirlikler de birbirleriyle mücadele ederek bazen değişik parçalara bölündüler.それらは断片的でまた時には相互に矛盾している。
Sonra da Mısır'ı dolaşarak Osiris'in parçalarını her yere dağıttı.そしてバラバラになったオシリスをエジプト中にばら撒いた。
Vücudun bazı parçalarına uygulanması için daha küçük taşınabilir akümülatörler üretti.機体の特定部分に装着できる補助パーツ。
Madeni parçalara soğuk şekil veren işçi.寒冷地に群生する棘状の植物。
Kopan uzvun tüm parçaları korunmalıdır.梨子の大切なもの全てを守る事ができる。
Diğer büyük parçaları da sandalye ve tabureler için hazırlanmış olabilir.他には、食器や乗り物のシートに用いられることもある。
Seçtiği birçok parça unutulmaz hit parçalar arasına girdi.多様な要素が盛り込まれた意欲的な楽章。
Bu dönemdeki parçalarda Azmet/Ses ikilisinin, Lennon/McCartney tarzı bir çalışma beraberliği sözkonusudur.この当時の2人の共作においては、レノンとマッカートニーの作曲はかなり協力的であった。
Böylece, kıyma küçük et parçaları görünümünde olur.したがって、果実はそのような粒の塊に見える。
Bu özellikler, yüzeyin burkulmasını temsil eder ve denizin parçaları arasında uzun sırtlar oluşturur.地表の座屈を表すものであり、海を横切る長い嶺を形成する。
I. Dünya Savaşı sonrası Avusturya-Macaristan parçalandı ve Trieste İtalya'ya verildi(1920).第一次世界大戦後、オーストリア=ハンガリー帝国は瓦解し、トリエステは1920年にヴェネツィア・ジュリア全体と一緒にイタリアへ併合された。
İlgili Sayfalar