parçala ile cümle
parçala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uçağın parçaları 15 kilometrelik bir alana yayıldı.Lentokoneen osat levisivät noin 15 neliökilometrin alueelle.
İblisler, Buffybot'u parçalarına ayırırlar.Demonit ottavat Buffybotin kiinni.
1994 - Kuyruklu yıldız Shoemaker Levy 9'un parçaları Jüpiter'e çarptı.1994 – Jupiter-planeettaan osui Shoemaker-Levy 9 -komeetan kappaleita.
Yapılan birkaç çalışmanın ardından parçalandı.Muutaman yrityksen jälkeen sekin murtui.
Randolph konuştukça eksik parçalar bir bir tamamlandı.Theofrastoksen mukaan osa teoksesta oli keskeneräinen, osa taas sekavasti kirjoitettu.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Grand Theft Auto: Chinatown Wars sai laaja suosiota peliarvostelijoilta.
Tüm single parçalar için müzik videoları yayınlandı.Kaikista singlejulkaisuista on tehty myös musiikkivideot.
Albümdeki parçalar, aksi belirtilmediği sürece Lennon/McCartney ikilisine aittir.Kaikki kappaleet kirjoittaneet Lennon/McCartney jollei toisin ilmoitettu.
Komando: Bunlar, parçalayabilir, bozabilir ve düşmanı etkisiz hale getirebilir.Painija voi myös viskoa, väännellä, repiä ja raapia vihollistaan.
Tüm parçalar Joy division üyelerince yazılmıştır.Yhtye sai nimensä Joy Divisionin kappaleen mukaan.
1992'de vizyona giren Godzilla vs. Mothra adlı filmde Battra tarafından parçalandı.Sitä ei pidä sekoittaa vuonna 1992 valmistuneeseen elokuvaan Godzilla vs. Mothra.
Önceki albümleri "Schrei" ve "Zimmer 483"'daki parçaların İngilizce sürümlerini içermektedir.Levy sisältää englanninkielisiä versiota Schrei- ja Zimmer 483 -albumeiden kappaleista.
Tüm parçalar, belirtilenler hariç, Tom Rowlands ve Ed Simons, tarafından yazılmıştır.Kaikki kappaleet kirjoittanut Tom Rowlands ja Ed Simons, ellei toisin mainittu.
Bu konserde Kurt cover parçalar söyledi.Konsertissa käytettiin huikeita lavasteita.
Rolling Stone piyano parçalarını "amaçsızca sevimli" olarak tanımladı.Rolling Stone kuvaili kappaletta "club-pop leikkaukseksi Ne-Yon haikealla kertosäkeellä".
Bu dönemde kendi parçalarını yazmaya başladı.Sen jälkeen hän alkoi kirjoittaa omia kappaleitaan.
Albümdeki bütün parçalar Oxon'daki Courtyard Studio'da kaydedildi.Kaikki EP:n kappaleet ovat demoversioita ja ne äänitettiin Courtyard studiossa Oxonissa.
Uykunun gün içinde 20-25 dakikalık kısa parçalara bölünmesiyle gerçekleştirilmektedir.Tähän päästään levittämällä yöunet lyhyisiin 20–45 minuutin nokosiin pitkin vuorokautta.
Almanlar parçalandı.Englantilaiset murskattiin.
Bir şöminede taş parçaları odun ateşinde ısıtırlır.Kuumat räjähdyskraatterista sinkoutuneet kappaleet sytyttivät metsää tuleen.
Freeman düşen kayalar ve yıkılan bina parçalarına rağmen güveli bir şekilde yeraltına ulaşır.Kun Freeman on kallionjyrkänteitä pitkin noussut huipulle, hän saapuu pienelle pihalle.
Yazın sonlarında yayınlanmasına rağmen yazın en iyi hareketli parçaları arasında yer aldı.Hän oli siirrostaan huolimatta kauden päättyessä Ässien paras maalintekijä.
10. , 11. ve 12. parçalar ise 1991'de yayınlanan Trail of Life Decayed demosuna aittir.Kappaleet 10–12 ovat Trail of Life Decayed -demolta (1991).
Yapboz, parçalardan oluşan bir resim veya fotoğrafın birleştirilmeye çalışıldığı bir tür oyuncaktır.Palapeli on peli, jossa tarkoituksena on koota palasiin hajotettu kuva tai muoto kokonaisuudeksi.
2,45 milyar yıl önce parçalanmaya başlamıştır.Se alkoi hajota 1,5 miljardia vuotta sitten.
RC4WD radio kontrollü model parçaları, araçları ve ekipmanları üreten ve satan bir firmadır.RC4WD on radio-ohjattavien ajoneuvojen, osien ja laitteiden valmistaja ja myyjä.
Bu parçalar Çanak Çömleksiz Neolitik B evresine tarihlendirilmektedir.Tällöin elettiin esikeraamista neoliittista B-kautta.
David Guetta'nın "Titanium" ve Flo Rida'nın "Wild Ones" adlı parçalarına eşlik etti.Sia kirjoitti David Guettan kanssa kappaleen "Titanium".
Bu uçak, uçak parçaları taşımak için değişime uğramıştır.Se on rakennettu lentokoneiden osien kuljettamista varten.
Queen ve Shakespears Sister'ın benzer isim taşıyan parçalarıyla bağlantısı yoktur.Sillä ei ole minkäänlaisia yhteyksiä Queenin tai Shakespears Sisterin samannimisiin kappaleisiin.
Parça 121 puan alarak, 25 ülkenin parçaları arasında 3. olmuştur.Kappale sai 131 pistettä ja sijoittui viidenneksi 25 kappaleen joukossa.
Sırtında jet motorları şeklinde parçalar ile uçabilmektedir.Moottorissa on rattailla toteutettu nokka-akselien voimansiirto.
Albüm grubun ilk yedi albümündeki parçalardan oluşmaktadır.Kokoelman kappaleet on valittu yhtyeen seitsemältä ensimmäiseltä albumilta.
İçinde bulundukları gemi maalesef bir fırtınaya yakalanır ve parçalanır.Eräällä matkalla laiva joutuu kovaan myrskyyn ja haaksirikkoutuu.
Grup ağırlıklı olarak Wishbone Ash parçaları yorumluyordu.Hänet tunnetaan parhaiten yhtyeestään Wishbone Ash.
Bu parçalanmanın sonucunda da bütünsel bakış olanaksızlaşır.Ilman suhteellinen kosteus vaikuttaa myös kokonaishaihduntaan.
Yugoslavya'nın parçalanmasından sonra her bir ülke kendi ulusal ligini kurdu.Serbien tulisi Jugoslavian hajotessa ajaa omia kansallisia etujaan.
8. ve 9. parçalar 1992'de yayınlanan A Moonclad Reflection demosuna aittir.Kappaleet 8–9 ovat A Moonclad Reflection -EP:ltä (1992).
Söz konusu elmasın parçalarının bir bölümü İngiliz Kraliyet ailesine ait mücevherlerde kullanılmıştır.Näistä syntyi jalokivikokoelma, joka kuuluu Englannin kruununjalokiviin.
İlâveten vokatif cümle parçalarında sıfatlar daima zayıfça dekline edilir.Pehmiksessä sääntötulkinnoista voi aina valittaa.
Venüs üzerine çarparak parçalandı.)Suomentanut Risto Koskensilta.)
Tarım ve hizmet endüstrisi, eyalet ekonomisinin en büyük parçalarıdır.Palvelut ja elintarviketeollisuus ovat kaupungin talouden merkittävimmät sektorit.
Tarkovsky sık sık senaryoyu parçalarını tekrar yazmıştır.Wuolijoki osallistui usein elokuvasovitusten käsikirjoituksiin.
32 Çeşitli enstrümanlar ve piyano için parçalar, op.38 lukuisia pieniä teoksia pianolle, mm. op.
Öncelikli olarak yiyeceği parçalara ayırmak için tutmaya yararlar.Mustamamba puolestaan käyttää ravinnokseen lähinnä pikkunisäkkäitä.
Tüm parçalar grup üyeleri tarafından yazılmıştır.Kaikki kappaleet ovat yhtyeen jäsenten tekemiä.
Yalnız koleksiyonun bazı önemli parçaları hala Rusya'dadır.Nolla on lajissaan omintakeisin kokoonpano Venäjällä.
2008 yılında Never Miss a Beat parçaları 5 numaraya kadar yükselmiştir.Vuonna 2005 Thoresen oli nostamassa Norjaa 1. divisioonasta MM-tasolle.
Vücudu parçalandı ve Tiber nehri'ne atıldı.Lopulta Tiberius salamurhattiin ja hänen ruumiinsa heitettiin Tiber-jokeen.
Parçalanmış ceset ertesi gün bulundu.Pojan silvottu ruumis löydettiin seuraavana päivänä.
Şirketin hizmet alanındaki faaliyetleri çok sayıda farklı demiryolu hizmet şirketine satılarak parçalanmıştır.Yhtiö eriytti osan toimintaansa erilleen varsinaisesta rautatieliikenteestä.
Büyük oranda parçalanmış eritrositlerin hemoglobinlerinden kaynaklanır (%75).Sentraalisesta syanoosista kärsivillä valtimoiden hapettuneen hemoglobiinin pitoisuus on vähemmän kuin 85 %.
Kalan işlevsiz parçaların fagositoz edilmesini sağlar.Sen avulla hiukkasten liikeratoja voidaan taivuttaa.
Gemi hurdaya çıkarılmak üzere 1921'de parçalandı.Alus romutettiin vuonna 1921.
Take That: For The Record, grubun 1996 tarihinde parçalanmasının ardından yayımlanan ilk belgesel olmuştur.Syyksi on arveltu sitä, että keikka on yhtyeen ensimmäinen sen jälkeen, kun se hajosi vuonna 1996.
Konferansta, kendi sunduğu parçaları rehberler sayesinde öğretirler.Opettajat ovat voineet jakaa koostamansa esitykset muiden opettajien kanssa.
Fakat panter onu parçalamayı reddetti.Pilić kiisti kuitenkin kieltäytyneensä.
Örnek: Osmanlı İmparatorluğu da tıpkı Roma İmparatorluğu gibi parçalanmıştır.Vastaavia malleja on sovitettu myös Rooman valtakunnan romahdukseen.
Dağlar derin akarsu vadileriyle parçalanmıştır.Vuoristoa halkovat syvät laaksot.
Parçaları 1971'den 1977'ye kadardır.Rakentaminen kesti vuodesta 1971 vuoteen 1977.
İlgili Sayfalar