parçala ile cümle
parçala kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daha sonra yeni Fransızca parçalar yaparak kafelerde ve kabarelerde seslendirmeye başladı.Позже он подготовил новый, уже французский, репертуар, с которым начал выступать в кафе и кабаре.
İç duvarlar akropolü küçük parçalara ayırmaktadır.Внутренние стены делят акрополь на более мелкие участки.
Parçaların çoğu kaybolmuş, pek azı elimizde kalmıştır.Одни в разное время сами ушли от нас, немногие были нами удалены.
Anıtın son parçaları Polonya'ya 1980'lerde getirilmiştir.Металлическое ограждение памятника было возвращено в Польшу только в 1980-х годах.
Sevr Antlaşması 10 Ağustos, 1920 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasından sonra onaylandı.Севрский договор 10 августа 1920 года завершил разделение Империи.
Çoğunlukla diğer kuşların şarkılarının kısa parçalarını taklit eder.В песне они нередко имитируют некоторые звуки других птиц.
Albümdeki bütün parçalar, grubun solisti Dolores O'Riordan tarafından yazılmıştır.Последний альбом группы, вышедший при жизни солистки Долорес О'Риордан.
2,45 milyar yıl önce parçalanmaya başlamıştır.Раскололся примерно 2,5 млрд лет назад.
Yani parçalama, bölünmedir.О расколе и по поводу раскола.
Dişi gelen besini küçük parçalara ayırarak yavruları besler.Пирог режут на кусочки и раздают детям.
Siddhartha, bu gerçekleri -yaşlılık, hastalık, ölüm ve acıyı- hayatın ayrılmaz parçaları olarak görmüştür.Так Гаутама узнал старость, болезнь и смерть — удел всех людей.
Parçalara ayrılırdım.Развалится на части.
Elde edilen DNA parçaları sonra elektroforez ile ayrıştırılır ve tespit edilir.Эти фрагменты ДНК затем разделяются и распознаются с помощью электрофореза.
Bütün parçalar "scenes" adı verilen bölümlerle birleştirilmiştir.Кампании разделены на части, называемые сценариями.
Parçalanmış cesetler vardı.Сломленные тела.
Kitabenin okuyabildiğim parçaları şunlardır: ΛΟΜΗ?..Ещё напишу тебе вот что — послушай.
Günümüze sadece şiirlerinin bazı parçaları ulaşmıştır.Сегодня, к сожалению, известно лишь несколько его стихотворений.
Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.Начался шторм, и корабль был близок к тому, чтобы потерпеть крушение.
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Зверь повержен, человечки рады друг друга видеть.
Albümdeki "Little Drummer Boy" ve "Proud Family" parçalarının geri vokallerinde yer aldı.Она исполнила вокальные партии для треков «Little Drummer Boy» и «Proud Family».
Yunan savunma hattı parçalandı.Немецкая оборона развалилась.
"Türkiye parçalanıyor".«Россия сосредотачивается».
Bu istekler ürünün farklı farklı parçalarına ait olan istekler olabilir.Продукция может состоять из элементов, относящихся к различным общим категориям продукции.
Sadece büyük meteor parçaları dünyaya ulaşabilir.Но крупные метеоры — болиды способны достигнуть поверхности Земли.
Karakterinin ana parçalarını da burada ekledi.Во всей её фигуре проявлялись основные черты её характера.
Enzimleri, yaşlanmış molekül ve organelleri parçalar.Молекулы, молекулярные системы и твердые тела.
Raman'da petrol bulunmasıyla kapanmış olan Boğaziçi rafinerisi parçalarından Raman Rafinerisi kurulmuştur.В лампаде, оставленной Рамалинге, заканчивалось масло.
ENIAC’ın parçaları şu anda Washington’daki Amerikan Ulusal Müzesinde sergilenmektedir...Некоторые детали компьютера ENIAC выставлены в Национальном музее американской истории (англ.) в Вашингтоне.
Yalnız koleksiyonun bazı önemli parçaları hala Rusya'dadır.Лишь отдельные их экземпляры оказались в России.
Ne yazıkki bu eserin çoğu zamanımıza ancak bazı ufak parçalar halinde gelebilmiştir.К сожалению, она дошла до нас лишь в немногих фрагментах.
9 Mart’ta Thomas Troelsen ve Remee tarafınca yazılmış ikinci başlangıç parçaları “History”yi çıkardılar.9 марта был выпущен второй пролог-сингл «History», написанный и спродюсированный Томасом Троелсеном и Remee.
Daha aşağı alt parçalar altın sarısıdır.Другой её слабой точкой является нижнее золото.
Parçalandırılmış paketlerin de son parçaları hariç tüm parçalarında bu bit 1 olarak ayarlıdır.Флаг «есть фрагменты» должен быть установлен в 1 у всех фрагментов пакета, кроме последнего.
''Geri Geldi'' ve ''Okyanuslar'' parçalarına klip çekilmiştir.Казалось бы, всё устаканилось, кусочек «упавшего неба» вернулся.
Daha sonra yüzdürülerek, 1927'de hurda olarak parçalandı.Оставшийся после него гранитный цоколь был разобран в 1927 году.
Tamamen eski Türkçe pop ve rock parçalarının yeniden yorumlarından oluşur.На этот раз они участвуют в новой версии сказки о Джеке и бобовом стебле!
Karabulut'un cesedi bir çöp konteynırında parçalara ayrılmış şekilde bulundu.Тело помощника Буша-младшего нашли на мусорной свалке
Bu parçalardan sadece yarısı bütünüyle korunmuştur.Из всех памятников полностью раскопано не больше половины.
Monoglobe, Grand Theft Auto: Chinatown Wars oyununda parçalanmıştır.Проект получил название Grand Theft Auto: Chinatown Wars.
(Yalnızca kadın şarkıcılar içinde ve tatil parçaları hariç.)(Об играх и песнях молодёжи).
Yaralanmalar, düşen cam parçaları gibi cisimlerden kaynaklanıyor.Травмы у пострадавших в основном были из-за осколков стекла.
Onun da sadece parçalar günümüze ulaşmıştır.В наше время существуют лишь её фрагменты.
Topların bazen kendilerinden daha küçük parçalara ayrılıp top atışı gibi patlayabileceğini söyledi.Также отмечается, что шары могут делиться на шары меньшего размера и взрываться «подобно пушечному выстрелу».
Yapılacak iş'in küçük parçalara dağılımı ve mümkün oldukça birbirinden bağımsız alt görevleri.Если же велик, то его надо разбить на несколько относительно независимых функций.
Savaş ve onun parçalanması Türkiye'nin savaş yıllarındaki pul basımına yansıdı.Война и связанные с ней потрясения нашли своё отражение на турецких марках военного времени.
Daha sonra tapınağın altında parçaları gömmek istedi.Позже его похоронили в этом храме.
Shutlee 2.02'nın bazı parçaları satıldı ve internet üzerinde açık artırmada.Часть теплоизоляционной плитки изделия 2.02 была продана с аукциона в Интернете.
Bugüne sadece parçalar halinde kalabilmiştir.До наших дней сохранился фрагментарно.
Başak kümesi'nin parçalarıdırlar.Это кусочки мозаики.
Süre dolduktan sonra gelen parçalar yok edilir.Погашенные карточки по истечении установленного времени уничтожались.
Bundan sonra parçalanmaya başlamıştır.Потом оно начало разлагаться.
1902'de ABD'nin Montana Eyaleti'nde dev bir iskeletin parçalarına rastlandı.В 1902 году небольшим тиражом отчеканены последние золотые монеты бурской ЮАР.
Airachnid Breakdown`u parçalar.Спецификация ASTERIX разбита на части.
Cesedi kesilip parçalanmış ve köpeklere verilmiştir.Он был казнён, и его тело был брошено собакам.
Tüm parçalar Joy division üyelerince yazılmıştır.Ядром данной группы являлась группа Joy Division.
Macaristan 4 Haziran 1920 tarihinde Trianon Antlaşması'nı izmalayarak ülkenin parçalandığını kabul etti.4 июня 1920 года Венгрия подписала Трианонский мирный договор.
Atölyesine döner, heykeli parçalar ve kendisi de avludaki bir heykele dönüşür.К несчастью, сам он падает в реку и превращается в статую.
Sabit parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı.Их огромные камни весят до 50 тонн каждый.
5 gün sonra Yer atmosferine girerek parçalandı.)По истечении 5 дней аппарат вошел в плотные слои атмосферы.
Çekoslovakya parçalanmış ve Avrupa'da savaş tehlikesi o gün için ortadan kaldırılmıştır.Затем дивизия начала движение к Чехословакии, но в это время война в Европе завершилась.
İlgili Sayfalar