Papazın eski deniz farings.목사님의 전 바다 farings.
Papazın eski deniz farings.Pastori entinen meri-farings.
Papazın eski deniz farings.הים farings לשעבר כומר.
Papazın eski deniz farings.القسيس في البحر farings السابقة.
Papazın eski deniz farings.説教壇の手、そのに形成された壁のいずれかで大理石のcenotaphs間
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.A lelkészt a nap 24 órájában hívhatják.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.목사는 24시간 대기조와 같아요. 마치 의사와도 같죠.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.Los pastores son como los doctores, deben estar a disposición las 24 horas del día.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.כמרים הם 24 שעות בכוננות. הם כמו רופאים.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.القسيسون يعملون على مدار ال 24 ساعة. إنهم مثل الأطباء.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar. Doktorlar gibidirler.昨日にはここに到着する予定でしたが 今日遅く家を出ました
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Duchowni są dwadzieścia cztery godziny pod telefonem.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.I pastori sono reperibili 24 ore su 24.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Kazatelé jsou jako 24 hodinová linka.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Les pasteurs doivent être disponibles 24 heures sur 24.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Những mục sư giống như những người làm việc 24 giờ.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Pastoren haben gleichsam 24 Stunden am Tag Bereitschaftsdienst.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Pastori sú ako 24-hodinová linka.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Pendeta seperti seseorang yang harus siap dipanggil dan bekerja 24 jam.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Predikanten staan 24-uur per dag ter beschikking.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Preoţii sunt de serviciu 24 de ore pe zi.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Οι πάστορες είναι 24 ώρες την ημέρα διαθέσιμοι.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Пастора должны быть на связи круглосуточно.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Пастори — ніби цілодобові працівники.
Papazlar bir günde 24 saat çağırı alırlar.Поповете могат да бъдат повикани по всяко време.
Papazları çıkartהסרת המלכים
Papazları çıkartاحذف الملوك
Papazların hazinesinden altın paralar.Dobila sem jih za potne stroške domov v Saragosso.
Papazların hazinesinden altın paralar.Dostałam to by opłacić podróż do Saragossy.
Papazların hazinesinden altın paralar.Pár zlatejch mincí z církevního pokladu.
Papazların hazinesinden altın paralar.Μερικά χρυσά νομίσματα από το θησαυρό του κλήρου.
Papazların hazinesinden altın paralar.Няколко златни монети от духовното ни съкровище.
Papazlar ve kapitalistler... proleterlerin adaletinden kaçıyorlar.Duhovšcina in kapitalisti... ...bežijo pred proletarsko pravico.
Papazlar ve kapitalistler... proleterlerin adaletinden kaçıyorlar.Kaum pendeta dan kapitalis... ...kabur dari datangnya keadilan kaum proletar.
Papazlar ve kapitalistler... proleterlerin adaletinden kaçıyorlar.Kněží a kapitalisté prchají před proletářskou spravedlností.
Papazlar ve kapitalistler... proleterlerin adaletinden kaçıyorlar.Księża i burżuje ... ...uciekają przed proletariacką sprawiedliwością.
Papazlar ve kapitalistler... proleterlerin adaletinden kaçıyorlar.Ιερείς και καπιταλιστές... ...τρέπονται σε φυγή από τις προλεταριακή δικαιοσύνη.
Papazlar ve kapitalistler... proleterlerin adaletinden kaçıyorlar.Попове и капиталисти... ...се укриват от пролетарската справедливост.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.3つ目は 教会からの給料の25年分を合計し
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Am încetat să iau salariu de la biserică pentru că sunt preot.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.제가 목회하는 교회에서 월급 받는 것을 중단했습니다.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Parar de devengar el salario de la iglesia que pastoreo.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Saya berhenti mengambil gaji dari gereja sebagai seorang pendeta.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Спрях да взимам заплата от черквата, в която бях пастор.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.Я перестал принимать зарплату в церкви, где я служу пастором.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.הפסקתי לקחת משכורת מהכנסיה בה הייתי כומר.
Papazlık yaptığım kiliseden maaş almaya son vermemdi.توقفت عن أخذ مرتب من الكنيسة التي أعمل بها.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.A fi pastor înseamnă să îţi pese de aceste nevoi individuale.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Być pastorem to troszczyć się o te indywidualne potrzeby.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Ein Pastor zu sein heißt, sich um diese individuellen Bedürfnisse zu kümmern.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Essere un pastore significa prendersi cura di questi bisogni.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Être un pasteur c'est s'occuper des besoins de ces individus.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.목사라는 것은 이러한 개별적인 필요를 돌보는 것입니다.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Pastor má pečovat i o tyto individuální potřeby.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Predikant zijn betekent je bekommeren om deze individuele behoeften.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Ser un pastor es cuidar de estos intereses individuales.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Быть пастором означает заботиться о подобных нуждах человека.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.Да бъдеш пастор значи да се грижиш за тези индивидуални нужди.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.להיות כומר זה לדאוג לצרכים האישיים הללו.
Papaz olmak bu bireylerin ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir.ان تكون قسا هو ان تهتم بهذه الاحتياجات الشخصية