papağan ile cümle
papağan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Jack, evde bir kedi ve bir papağan bakıyor.Jack keeps a cat and a parrot at home.
Jack, evde bir kedi ve bir papağan besliyor.Jack keeps a cat and a parrot at home.
Papağanlar insan konuşmasını taklit eder.Parrots imitate human speech.
Papağan bir insanın sesini taklit edebilir.A parrot can mimic a person's voice.
Bir papağan insan konuşmasını taklit edebilir.A parrot can imitate human speech.
Papağanlar çoğunlukla insan konuşmasını taklit eder.Parrots often imitate human speech.
Papağanlar insan konuşmasını taklit edebilen tek hayvandır.Parrots are the only animal that can imitate human speech.
Bir evcil hayvan olarak o bir papağan besler.She keeps a parrot as a pet.
Bir papağana bakmakı için ihtiyacımız olan şeyi alalım.Let's get what we need to keep a parrot.
Araraquara'da nadir bir Amerikan papağanı satın aldım.I bought a rare macaw in Araraquara.
Papağan öldü.The parrot is dead.
Papağanları besledin mi?Did you feed the parrots?
Kuş kafesinde bir papağan var.There's a parrot in the birdcage.
Kafeste bir papağanım var.I have a parrot in a cage.
Papağanım dün öldü.My parrot died yesterday.
Papağanlar insanların sözlerini taklit ederler.Parrots imitate the words of humans.
Papağanıma Gal dili konuşmayı öğrettim.I've taught my parrot to speak Welsh.
Onlar bir Amerika papağanı satın aldılar.They bought a macaw.
Sen bir Amerika papağanı satın aldın.You bought a macaw.
O bir evcil hayvan olarak bir papağan besler.He keeps a parrot as a pet.
Papağan konuşması duymak ister misin?Would you like to hear the parrot talk?
Einstein çok akıllı bir papağan.Einstein is a very smart parrot.
Chiqui iyi bir papağandır.Chiqui is a good parrot.
Chiqui Esperanto konuşan bir papağandır.Chiqui is a parrot that speaks Esperanto.
Ben bir papağan istiyorum.I want a parrot.
Bu papağanın yeşil tüyleri var.This parrot has green feathers.
Papağan ve korsan en iyi arkadaşlar.The parrot and the pirate are best friends.
Tom papağanıyla konuşuyor.Tom is talking to his parrot.
Muhtemelen papağan kafesten kaçtı.Presumably, the parrot escaped from the cage.
Onlar bir papağan aldı.They bought a parrot.
Bu korsanın evcil bir papağanı var.This pirate has a pet parrot.
Bir papağan kaptanın omzuna kondu.A parrot was perched on the captain's shoulder.
Papağanın kuyruğu bile diğerlerini kıskanç yapar.Even the tail of the parrot makes others envious.
Papağanlar çok akıllı kuşlardır.Parrots are very smart birds.
Bir papağan aldın.You bought a parrot.
Kitaplardan öğrendikleri şeyleri papağan gibi tekrarlayan insanlardan nefret ederim.I hate people who just parrot things they've learned from books.
Kırmızı papağanları seviyorum.I love red parrots.
Bay Harrison, Ginger adlı bir papağana baktı.Mr. Harrison kept a parrot called Ginger.
Avonlea'daki hiç kimse daha önce hiç papağan bakmamıştı.Nobody in Avonlea had ever kept a parrot before.
Tom papağanına "Bana yardım edin, beni papağan haline getirdi!" demeyi öğretti.Tom taught his parrot to say, "Help me! They turned me into a parrot!"
Papağan konuşabilen bir kuştur.A parrot is a bird that can talk.
Bana bir papağan satın al.Buy me a parrot.
Papağan kafesinden kaçtı.The parrot escaped from its cage.
Papağan kafesten kaçtı.The parrot escaped from the cage.
Bir papağan insan sesini taklit edebilir.A parrot can imitate the human voice.
Papağanım uçup gitti.My parrot flew away.
Tom bir papağan aldı.Tom bought a parrot.
Yaşlı bir papağan konuşmayı öğrenmez.An old parrot doesn't learn to speak.
Bir kedim ve bir papağanım var.I have a cat and a parrot.
Papağan Kral, Koca Yeşil'deki hayvanlara dil dersleri vermektedir.Parrot King gives out language lesson to the animals on Big Green's side.
Yaptığı kuş (papağan) resmi, Türk resim sanatının ilk realist resmi olarak kabul edilir.His bird, parrot, painting is considered to be the first realist work of Turkish painting.
Papağanınıza konserve mısır vermezseniz daha iyi olur.(You are doing it deliberately) You are not having chocolate with your sausages!
Papağanlarınıza taze meyve sebze vermeye çalışın.A greenhouse provides fresh vegetables.
Rote öğrenme metodu (Papağan tekniği) en çok kullanılan tekniktir.Rote learning is the method most often used.
Avlarını kollarıyla yakalar, papağan gagası biçimindeki çeneleriyle ve törpülü dilleriyle parçalar.He catches pigeons with his hands, speaks Old English, and can scale walls.
Senegal papağanı orta seviyeli papağan grubuna girer.Civil parish governance is through its own parish council.
Carolina papağanları her yerde evlerin arka bahçelerini renklendirirdi.The Carolina parakeet was a parrot that lit up backyards everywhere.
O yeşil bir brokar elbise giydi ve onu parmağına bir yeşil papağan düzenledi.She wore a green brocade dress and held a green parrot on her finger.
Bu bir ekosistemdi.--üreyen papağan balıkları.large fish everywhere, manta rays. It was an ecosystem.
Prenses'in sesi çok çıkıyor. Bir papağana konuşmayı öğretilirsen, çok güzel konuşur.She's got good vocal chords, so she'll probably be able to recite her speech nicely and prettily.