Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.הבנתי את זה כשהלכתי לקנות ג'ינס חדשים.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.استوعبت ذلك فجأة عندما ذهبت لاستبدال بنطالي الجينز.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.私はいつもジーパンを履いてます
Kötü bir yanlışlık yapıp bu soğuk ocak gününde pantolonumuzu giymeyi unutmuşuz gibi davranacağız.A budeme sa správať, akoby to bola iba nešťastná náhoda, že sme si zabudli nohavice v chladný januárový deň.
Kötü bir yanlışlık yapıp bu soğuk ocak gününde pantolonumuzu giymeyi unutmuşuz gibi davranacağız.그저 단순한 불운의 실수인 듯 연기할 겁니다. 이 추운 겨울 날 바지를 깜빡한 듯 말이죠.
Kötü bir yanlışlık yapıp bu soğuk ocak gününde pantolonumuzu giymeyi unutmuşuz gibi davranacağız.We doen alsof we een jammerlijke vergissing gemaakt hebben. Onze broek vergeten op deze koude januaridag.
Kötü bir yanlışlık yapıp bu soğuk ocak gününde pantolonumuzu giymeyi unutmuşuz gibi davranacağız.נתנהג כאילו זו היתה בעצם רק טעות מצערת שעשינו, ששכחנו את המכנסיים ביום הקר הזה של חודש ינואר.
O benim spor pantolonum!Az az én szabadidőnadgárom!
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.A zazipsujem si pred nimi nohavice a smerujem k dverám.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Dan saya menarik retsleting celana saya di depan mereka, dan menuju ke pintu.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.E abotoo as calças à frente deles, e saio porta fora.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.E mi tiro su la zip davanti a loro, e mi dirigo verso la porta.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.En ik rits mijn broek dicht waar ze bij zijn, en ga naar de deur.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.És felhúztam a sliccemet előttük, és az ajtóhoz indultam.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim."Es war gut". Und ich schließe meine Hosenstall vor ihnen und gehe zur Tür.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Et j'ai remonté ma braguette devant eux, et je me suis dirigé vers la porte.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.I zapinam przy nich rozporek i kieruję się do drzwi.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.저는 그들 앞에서 바지 지퍼를 올렸고, 문으로 향했습니다.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Och inför allihopa drar jag upp gylfen och skyndar mig till dörren.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Şi îmi închei pantalonii în faţa lor, şi mă îndrept spre uşă.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Và tôi kéo khóa quần lên trước chúng và đi ra khỏi cửa.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Y subí el cierre del pantalón frente a ellos y me dirigí hacia la puerta.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Και κούμπωσα το παντελόνι μου μπροστά τους, και πήγα προς τη πόρτα.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.И си закопчах панталоните пред тях, и се отправих към вратата.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim."Нормально". застегнул ширинку у них на виду и направился к входной двери.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.Я защібнув перед ними штани і попрямував до дверей.
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.ורכסתי את מכנסיי בפניהם וניגשתי לדלת
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.ثم رفعت سروالي لأعلى أمامهم ، وإتجهت صوب الباب .
Onların önünde pantolonumu çektim, ve kapıya yöneldim.玄関に向かったのです 今も後悔しています
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""Apakah sekarang saatnya untuk melepas celana saya?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?"Czy to teraz mam zdjąć spodnie?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""Est-ce que c'est le moment d'enlever mes pantalons ?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""E timpul să-mi dau jos pantalonii?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""Je čas si dať dole nohavice?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'Đã đến lúc cởi quần chưa?'" (Khán giả cười)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'E' adesso il momento di togliermi i pantaloni?'" (Risate)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'Ist jetzt der Zeitpunkt gekommen, meine Hose auszuziehen?' " (Lachen)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'¿Llegó la hora de quitarme mis pantalones?'" (Risas)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'Moet ik nu mijn broek uittrekken?'" (Gelach)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'Most kell levennem a nadrágomat?'" (Nevetés)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'Nastal čas sundat kalhoty?'" (Smích)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?" (kahkahalar)'Ήρθε η ώρα να βγάλω το παντελόνι μου;" (Γέλια)
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?"지금이 내 바지를 벗을 시간이야?"라고 말해?
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""А зараз вже можна мені знімати штани?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""Мне пора снимать штаны?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?""Сега ли е времето да си сваля гащите?"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?"'עכשיו הזמן להוריד את המכנסיים שלי?'"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?"'هل حان الوقت لخلع سروالي؟"
"Pantolonumu çıkarma vakti geldi mi?"(笑)
Pantolonumu mahvetti.¡Acaba de joderme los pantalones nuevos!
Pantolonumu mahvetti.Er hat verdammt nochmal meine neuen Hosen ruiniert!
Pantolonumu mahvetti.Il m'a ruiné mon froc tout neuf, merde !
Pantolonumu mahvetti.Úplně mi zničil kaťata.
Pantolonum yırtıldı!Celana saya, peralatan ? Orangtua. .....
Pantolonum yırtıldı!Cha mẹ mình tan vỡ.
Pantolonum yırtıldı!En het deed pijn man! Echt ongelofelijk veel pijn!
Pantolonum yırtıldı! Hoş değil, Robert Frost.Você tem ar saindo do seu nariz!
Pantolonum yırtıldı!Ich habe mir den Knöchel gestaucht.
Pantolonum yırtıldı!I miei genitori si sono lasciati.
Pantolonum yırtıldı!Mina byxor gick sönder.