Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.헐렁한 바지와 펑키 스타일 음악만 있던 곳이 이렇게 유기농 농장이 되고 있습니다.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.Soseska, ki nam je dala vrečaste hlače in funky ritme. postaja dom organsko ozaveščenim.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.Tempat asal mula celana baggy dan musik berdentum sekarang menjadi rumah organik.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.Градът, които ни даде смъкнати панталони и фънки бийтове се превръща в дом на органичните неща.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.הרובע שהביא לנו את מכנסי ה"באגי" ומקצבים פאנקיים טריים (גם: סלק) הפכה להיות בית לסלק אורגני.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.الإدارة التي أعطتنا السراويل الكيسية، واللحن الطازج الغريب أصبحت منزلاً للعضوية.
Bize bol pantolonlar ve yeni kalp atışları veren kasaba organik olanlara eve dönüşüyor.今では有機野菜が育ってるよ 菜園では10トンもの野菜が取れるし
Biz kazandık! Bay Su Sıçratan Pantolon seçildi.Х-м-м, шучу.
Biz kazandık! Bay Su Sıçratan Pantolon seçildi.Hmm, glumesc.
Biz kazandık! Bay Su Sıçratan Pantolon seçildi.Хмм, просто се шегувам.
Bu adam beyaz tişört, kot pantolon giyiyordu, kamerası vardı ve beyaz spor ayakkabılar giyiyordu.이 남자는 하얀 티셔츠에 청바지를 입고 카메라를 갖고 있었고, 하얀 운동화를 신고 있었어요. 네, 맞아요. 하얀 운동화요.
Bu adam beyaz tişört, kot pantolon giyiyordu, kamerası vardı ve beyaz spor ayakkabılar giyiyordu.שלמד באוניברסיטת אורגון. הגבר הזה לבש חולצת טי לבנה, ג'ינס, היתה לו מצלמה,
Bu adam beyaz tişört, kot pantolon giyiyordu, kamerası vardı ve beyaz spor ayakkabılar giyiyordu.هذا الرجل كان يرتدي قميصا أبيض، الچينز، وكاميرا، أحذية رياضية بيضاء-وأنا أتحدث عن أحذية رياضية بيضاء.
Bu adam beyaz tişört, kot pantolon giyiyordu, kamerası vardı ve beyaz spor ayakkabılar giyiyordu.スニーカーを履いていました 真っ白のスニーカーです 服装が何か違った そして靴も
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Ovvero che internet vuole Mister Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.A tá bola, že Internet miluje Pána Mokré Trenky.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Bahwa komunitas internet suka sekali Mister Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor. Bu aşikar."A Internet adora Mister Splashy Pants".
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor. Bu aşikar.Az internet rajong Mister Splashy Pants-ért.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor. Bu aşikar.Интернет полюбил китёнка Mister Splashy Pants, что очевидно.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.En dat was dat het internet dol is op Mister Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.In lekcija je, da internet ljubi gospoda Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Internet adore Mister Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Internet uwielbia Pluszczka.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.인터넷이 미스터 스플래쉬 팬츠를 사랑했다는 거죠.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Kterým bylo to, že Internet miluje Pana Mokré Trenky.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Och det var att Internet älskar Mister Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Og det var at internettet elsker Hr. Bølgebuks.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Şi anume că internetul îl adora pe Domnul Pantaloni Plin de Noroi.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Und die hieß, dass das Internet Mister Splashy Pants liebt.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Và đó là cả thế giới Internet đều yêu thích ngài Splashy Pants
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Y es que el Internet ama a Mister Splashy Pants.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.Και αυτό ήταν ότι το διαδίκτυο λάτρευε τον Κύριο Σπλάσι Πάντς.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.И той беше, че Интернет обича Господин Пляскащи гащи.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.І він був такий, що Інтернет обожнює Пана Плескучі Штанці.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.והוא היה שהרשת אוהבת את מר מכנסיים משפריצים.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.وهي أن الإنترنت تحب مستر إسبلاشي بانتس.
Bu da; internet Bay Su Sıçratan Pantolon'u seviyor.当然ですよね すばらしい名前ですから
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Asta m-a lovit atunci când am vrut să-mi înlocuiesc blugii.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Cela m'a frappé quand j'ai voulu changer de jean.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Det här slog mig när jag skulle köpa nya jeans.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Det slog mig da jeg ville erstatte mine cowboybukser.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Dies hat mich getroffen, als ich meine Jeans austauschen wollte.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Điều này xảy ra với tôi khi đi đổi quần jean.¼
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Doľahlo to na mňa, keď som si išiel kúpiť nové džínsy.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Ez akkor ütött szíven, amikor elmentem kicserélni a farmeromat.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Ik kwam hierop tijdens mijn zoektocht naar een nieuwe broek.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Ini terjadi saat saya mengganti celana jeans saya.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Isto tocou-me quando fui substituir os meus jeans.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.제가 청바지를 사러 갔을때 이것을 깨닳았습니다.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.L'ho provato sulla mia pelle comprando un nuovo paio di jeans.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Me dí cuenta de esto cuando fui a reemplazar unos jeans.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Tämän kohtasin, kun menin ostamaan uusia farkkuja.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.To mě zarazilo, když jsem si šel koupit nové džíny.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.To sem ugotovil, ko sem zamenjal svoje kavbojke.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Uderzyło mnie to kiedy chciałem kupić nowe dżinsy.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Αυτό μου κατέβηκε την τελευταία φορά που πήγα ν' αγοράσω καινούργιο μπλου τζιν.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Разбрах го, когато отидох да си купя нови дънки.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Таке трапилося зі мною, коли я пішов купувати нові джинси.
Bu fikir beni pantolonumu değiştirmeye gittiğimde çarptı.Это случилось со мной, когда я пошел покупать новые джинсы.