15 evlilik yapan palan 25 çocuğu dünyaya geldi.Там покръстих 15 деца и причестих 25 души.
O sayede palantiri ele geçirmiştir.Po ňom nasledovalo paleoarchaikum.
Semendire Palankası'na Semendire Palankası Havalimanı hizmet vermektedir.Persekioti juos padeda pašto oro balionas.
Eğri Palanka Kratova Kumanova Lipkovo Rankovçe Staro Nagoriçane Bölgenin toplam nüfusu 173814’tür.Kratovo Kriva Palankos Kumanovo Lipkovo Rankovčo Staro Nagoričano Regione gyvena 173 814 žmonių.
1819'da Palanga bölgesi Kurlandiya guberniyasına geçti.1819 m. Palangos valsčius atiteko Kuršo gubernijai.
Bu halatlar gerekirse palangalara da bağlanır.Kui vaja, ajab sõrad vastu.
Palance peyzaj ve manzara resimleri yapmayı severdi.Cheetale meeldis televiisorit ja pildiraamatuid vaadata.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.A tak vstal Balám ráno, osedlal svoju oslicu a išiel s kniežatami Moábovými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam quindi si alzò la mattina, sellò l'asina e se ne andò con i capi di Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam s'a sculat dimineaţa, a pus şaua pe măgăriţă, şi a plecat cu căpeteniile lui Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Balaam se leva le matin, sella son ânesse, et partit avec les chefs de Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Da stand Bileam des Morgens auf und sattelte seine Eselin und zog mit den Fürsten der Moabiter.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Então levantou-se Balaão pela manhã, albardou a sua jumenta, e partiu com os príncipes de Moabe.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Entonces Balaam se levantó muy de mañana, aparejó su asna y se fue con los principales de Moab
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Felkele azért Bálám reggel, és megnyergelé az õ szamarát, és elméne a Moáb fejedelmeivel.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Ja Bileam nousi aamulla, satuloi aasintammansa ja lähti matkaan Mooabin päämiesten kanssa.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Keesokan harinya Bileam memasang pelana pada keledainya, lalu ikut dengan para pemimpin Moab itu
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.발람이 아침에 일어나서 자기 나귀에 안장을 지우고 모압 귀족들과 함께 행하니
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Nato vstane Balaam zjutraj, osedla oslico svojo ter odide s knezovi moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgenen stod Bileam op og salte sin aseninne og drog med Moabs høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Om morgonen, när Bileam hade stått upp, sadlade han alltså sin åsninna och följde med Moabs furstar.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Så stod Bileam op næste Morgen og sadlede sit Æsel og fulgte med Moabs Høvdinger.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy Balám vstav ráno, osedlal oslici svou, a bral se s knížaty Moábskými.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Tedy wstawszy Balaam rano, osiodłał oślicę swoją, i jechał z książęty Moabskimi.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy , sớm_mai , Ba-la-am dậy , thắng lừa cái mình và đi với các sứ_thần Mô-áp .
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Vậy, sớm mai, Ba-la-am dậy, thắng lừa cái mình và đi với các sứ thần Mô-áp.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Zo zadelde Bileam de volgende morgen zijn ezel en vertrok met de boodschappers naar Moab.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Και εσηκωθη ο Βαλααμ το πρωι, και εσαμαρωσε την ονον αυτου και υπηγε μετα των αρχοντων του Μωαβ.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.Валаам встал поутру, оседлал ослицу свою и пошел с князьями Моавитскими.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.За това, Валаам стана на сутринта, оседла ослицата си, и отиде с моавските първенци.
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.ויקם בלעם בבקר ויחבש את אתנו וילך עם שרי מואב׃
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.فقام بلعام صباحا وشدّ على اتانه وانطلق مع رؤساء موآب
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴 蘭 早 晨 起 來 、 備 上 驢 、 和 摩 押 的 使 臣 一 同 去 了
Balam sabah kalkıp eşeğine palan vurdu, Moav önderleriyle birlikte gitti.巴蘭 早晨 起來 、 備上驢 、 和 摩押 的 使臣 一同 去了
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipDå sade han till sina söner: »Sadlen åsnan åt mig.» När de då hade sadlat åsnan åt honom, satte han sig på den
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipDa sagde han til sine Sønner: "Læg Sadelen på mit Æsel!" Og da de havde sadlet Æselet, satte han sig op,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipDa sa han til sine sønner: Sal asenet for mig! Så salte de asenet for ham, og han satte sig på det
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEd egli disse ai suoi figli: «Sellatemi l'asino!». Gli sellarono l'asino ed egli vi montò sopr
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipÉl dijo a sus hijos: --Aparejadme el asno. Ellos le aparejaron el asno. Entonces montó sobre él
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEntão disse a seus filhos: Albardai-me o jumento. E albardaram-lhe o jumento, no qual ele montou.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEr aber sprach zu seinen Söhnen: Sattelt mir den Esel! und da sie ihm den Esel sattelten, ritt er darauf
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipÉs monda az õ fiainak: Nyergeljétek meg nékem a szamarat; és mikor megnyergelék néki a szamarat, felüle reá,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipEt il dit à ses fils: Sellez-moi l`âne. Ils lui sellèrent l`âne, et il monta dessus.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip저가 그 아들들에게 이르되 나를 위하여 나귀에 안장을 지우라 저희가 나귀에 안장을 지우니 저가 타고
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipLalu ia menyuruh mereka memasangkan pelana pada keledainya. Sesudah itu ia naik keledainya dan perg
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipNato veli sinovom svojim: Osedlajte mi osla! In ko so mu osedlali osla, je jezdeč na njem
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipNgười bèn nói cùng các con trai mình rằng: Hãy thắng lừa ta; chúng bèn thắng lừa, rồi người lên cỡi,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipNgười bèn nói cùng các con_trai mình rằng : Hãy thắng lừa ta ; chúng bèn thắng lừa , rồi người lên cỡi ,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipŞi a zis fiilor săi: ,,Puneţi-mi şaua pe măgar.`` I-au pus şaua pe măgar, şi a încălecat pe el.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip"Snel, zadel de ezel", zei de oude man en toen zij dat hadden gedaan,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipVtedy povedal svojim synom: Osedlajte mi osla, a osedlali mu osla, a sadol na neho.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipZatem rzekł synom swym: Osiodłajcie mi osła; i osiodłali mu osła, i wsiadł nań,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipZatím řekl synům svým: Osedlejte mi osla. Kteříž osedlali mu osla, a on vsedl na něj.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipИ сказал он сыновьям своим: оседлайте мне осла. И оседлали ему осла, и он сел на него.
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipТой, прочее, каза на синовете си: Пригответе ми осела. И те му приготвиха осела; а той, като го възседна,
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipויאמר אל בניו חבשו לי החמור ויחבשו לו החמור וירכב עליו׃
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binipفقال لبنيه شدّوا لي على الحمار. فشدوا له على الحمار فركب عليه
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip老 先 知 就 吩 咐 他 兒 子 們 說 、 你 們 為 我 備 驢 . 他 們 備 好 了 驢 、 他 就 騎 上
Bunun üzerine yaşlı baba, ‹‹Eşeğimi hazırlayın›› dedi. Çocuklar eşeğe palan vurunca, binip老 先知 就 吩咐 他 兒子們說 、 你 們為 我 備驢 . 他 們備 好 了 驢 、 他 就 騎上
Eşeğe palan vurup uşağına, ‹‹Haydi yürü, ben sana söylemedikçe yavaşlama›› dedi.Derpå sadlede hun Æselet og sagde til Karlen: "Driv nu godt på! Stands mig ikke i Farten, før jeg siger til!"