paket ile cümle
paket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Öğrencilere hayatta kalma paketleri ve rastgele bir silah/araç verilir ve adaya birer birer gönderilir.Moksleiviams išdalijamos kuprinės su reikmenimis ir ginklais bei jie išleidžiami į mišką.
22 Mart 2011'de geliştirme paketi kapalı beta testi aşamasına girmiştir.Gegužės 2 d. komanda išbandė atnaujintą bolido versiją.
Diablo 2'nin ek paketi.Padvarionys 2.
2003 Paket Evlilikler.2003 m. Butkiškės Šv.
Daha muhafazakâr bir ekonomik reform paketleri uyguladı.Vykdė nuosaikią, planinę reformų politiką.
ICMP mesajı, IP paketinin veri bölümünde taşınır.ICMP sõnumid kapseldatakse IP paketi sisse.
The Sims 2 University, The Sims 2 oyununun ilk ek paketidir."The Sims 2: University" (ülikool) on mängusarja "The Sims 2" esimene lisapakett.
HSDPA, İngilizce High Speed Downlink Packet Access, (Yüksek Hızda veri paketi indirme bağlantısı).3.5G – nimetatakse ka HSDPA (High Speed Downlink Packet Access, inglise k).
Sıkı bir sigara içicisi olan Hawkins, günde üç paket sigara içerdi.Hestrie Cloete suitsetab paki sigarette päevas.
"Traceroute" programı, hedef bilgisayara ilk olarak TTL alan değeri "1" olan üç adet paket gönderir.Traceroute saadab kõigepealt adressaadile andmepaketi, mille TTL-välja väärtus on üks.
Buna içerideki IP paketinin başlığı da dahildir.Samuti kuuluvad sellesse Rīga kihistu Tõlla kihid.
Bir güvenlik bandı pakete entegre olabilir.Üks rahakott võib sisaldada mitut võtmepaari.
Aslında tek bir tane SCTP nin içinde birçok bağlantı paketlenir.Laproskoopilisel operatsioonil tehakse ühe suure asemel mitu väikest sisselõiget.
Ping, alıcı bilgisayara "echo request" paketi gönderirken, cevap olarak da "echo reply" paketini bekler.Sihtseadmele saadetakse ICMP echo request'i pakett, millele oodatakse vastavat vastuspaketti echo response.
Aynı yıl iPhoto'nun yayımlanması ile birlikte iLife paketi tamamlanmış oldu.Samal päeval alustati ka Raffaello mooduli tühjaks laadimist.
1 istek paketi, 2 cevap paketi.11 teadustrükist, sh 2 brošüüri.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Tegemist oli maa-aluse linnakesega koos magamis- ja tualettruumidega.
Kayıt bulunamazsa, paket düşürülür.Kui saak on leitud, maetakse see maha.
0.15.1 de Oyunun kendi doku paketleri eklenmiştir.1150 paiku kujunesid eestlastel mitmed vaid neile omased ehtetüübid.
Ek 315 paket Gentoo bilim yer paylaşımında (test için) mevcuttur.Lk 349 Taimi Paal Eesti Teadusinfosüsteemis Eesti teaduse biograafiline leksikon.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.그래서 전 100을 토스터 패스트리 한 박스처럼 생각합니다.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.100は1つのものでしょうか
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Așadar atunci când vorbesc despre 100, este ca și la cutia de foi de foitaj.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Cuando pienso en el 100, es como la caja de tartaletas.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Donc, quand je pense à 100, c'est comme la boîte de biscottes.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.Така че когато си мисля за 100, това е като кутията с тостер сладкиши.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.אז כשאני חושב על 100, זה כמו קופסה של מאפי טוסטר.
100 hakkında düşündüğümde, tıpkı bir paket tost ekmeği gibi.فحين أفكر في 100، ذلك مثل علبة من المعجنات المحمصة.
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.그리고 12단계가 되고 우리 교과서에는 "포장"이라고 합니다만 우리 학생들은 보통 "먹기"라고 하지요.
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.Aztán jön a tizenkettedik lépés, amit a könyvek "csomagolásnak" hívnak, diákjaim viszont "evésnek."
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.Dan kita kini di tahap 12, di buku-buku teks disebut "pengemasan," tapi murid-muridku menyebutnya "makan."
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.Dan krijgen we stap 12, die de leerboeken 'verpakken' noemen en mijn studenten 'eten'.
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.Przychodzi etap 12, który podręczniki nazywają "pakowaniem", ale moi studenci nazywają go "jedzeniem".
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.Und dann haben wir Ebene 12, in den Büchern steht "Verpacken" aber meine Lehrlinge nennen sie "Essen".
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.А потом у нас 12-й этап, который учебники называют "упаковкой", но мои студенты называют "употреблением".
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.И тогава имаме стадий 12, който в учебниците се нарича "пакетиране", но моите студенти наричат "ядене".
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.ואז מגיע שלב 12, שבספרים מכונה "אריזה", אבל תלמידי מכנים "אכילה".
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.ومن ثم نصل الى المرحلة الثانية عشر والتي هي التغليف ولكن طلابي يدعونها " الاكل "
12. aşama var, kitaplar ona "paketleme" diyor, fakat öğrencilerim ona "yeme" diyorlar.私の生徒達は「食べる」と呼びます 今日は小麦からパンまでの旅を体験したいと思います
% 1:% 2 paketini gerektiriyor%1 & #160;: requiert %2
% 1:% 2 paketini gerektiriyor% 1: kräver% 2
% 1:% 2 paketini gerektiriyor%1: necesita %2
% 1:% 2 paketini gerektiriyor% 1: necessita de% 2
% 1:% 2 paketini gerektiriyor% 1: потрібен% 2
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --제가 약 14-15살 됐었을때 하루는 제형이 어디서 났는지는 모르는데
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --6本組のビールを 持って帰ってきて -どこで手に入れたのか知りませんが-
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Als ich so 14 oder 15 war, kam eines Tages mein Bruder nach Hause und brachte dieses Sixpack Bier mit.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Đến khi tôi 14, 15 tuổi một ngày kia, anh tôi về nhà và mang về 6 chai bia
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Když mi bylo asi 14 nebo 15, přinesl brácha domů šest piv
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Kiedy miałem ok.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Quand j'avais environ 14 ou 15 ans, un jour, mon frère est venu à la maison et il avait ce pack de bière -
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --Toen ik 14 of 15 was, kwam mijn broer op een dag thuis met zes blikjes bier.
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --כשהייתי כבן 14 או 15, יום אחד אחי חזר הביתה והייתה לו שישיית בירות --
14 15 yaşlarındayken bir gün, ağabeyim eve elinde altılı bir bira paketiyle geldi --وعندما بلغت ال ١٤ أو الـ ١٥ عاد أخي إلى البيت ومعه ست زجاجاتٍ من البيرة --
'% 1' bulunamadı, lütfen bunu içeren paketi kurun« & #160; %1 & #160; » non trouvé, veuillez installer le paquetage le contenant
'% 1' bulunamadı, lütfen bunu içeren paketi kurun'% 1' hittades inte, installera paketet som innehåller det
'% 1' bulunamadı, lütfen bunu içeren paketi kurun"% 1" ikke fundet, installér pakken som indeholder den
'% 1' bulunamadı, lütfen bunu içeren paketi kurun'% 1' 을( 를) 찾을 수 없습니다. 포함하는 패키지를 설치하십시오
'% 1' bulunamadı, lütfen bunu içeren paketi kurun'% 1' nenájdený, nainštalujte balíček, ktorý ho obsahuje
'% 1' bulunamadı, lütfen bunu içeren paketi kurun'% 1' nenalezen, nainstalujte balíček, který jej obsahuje