pahalı ile cümle

pahalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Lebo táto masť sa mohla predať za mnoho peňazí, a mohlo sa dať chudobným.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Lo si poteva vendere a caro prezzo per darlo ai poveri!»
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Man hade ju kunnat sälja det för mycket penningar och giva dessa åt de fattiga.»
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Mert eladhatták volna ezt a kenetet nagy áron, és adhatták volna a szegényeknek.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››"Minyak wangi itu dapat dijual dengan harga yang tinggi, dan uangnya diberikan kepada orang miskin!
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Mirul acesta s'ar fi putut vinde foarte scump, şi banii să se dea săracilor.``
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Neb mohla tato mast prodána býti za mnoho, a dáno býti chudým.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Olisihan sen voinut myydä kalliista hinnasta ja antaa rahat köyhille."
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››On aurait pu vendre ce parfum très cher, et en donner le prix aux pauvres.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Pois este bálsamo podia ser vendido por muito dinheiro, que se daria aos pobres.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Porque esto podría haberse vendido a un gran precio y haberse dado a los pobres
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››To bi se bilo namreč lahko za mnogo prodalo in izkupilo se dalo ubogim.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››διοτι ηδυνατο τουτο το μυρον να πωληθη με πολλην τιμην και να δοθη εις τους πτωχους.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››А учениците, като видяха това, възнегодуваха, казвайки: Защо се прахоса това?
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Ибо можно было бы продать это миро за большую цену и дать нищим.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››Можна бо було се миро продати дорого та дати вбогим.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››כי השמן הזה היה ראוי להמכר במחיר רב ולתתו לעניים׃
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››لانه كان يمكن ان يباع هذا الطيب بكثير ويعطى للفقراء.
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››這 香 膏 可 以 賣 許 多 錢 、 賙 濟 窮 人
‹‹Bu yağ pahalıya satılabilir, parası yoksullara verilebilirdi.››這 香膏 可以 賣許 多錢 、 賙濟窮人
Bu, yeni girişimlerde en pahalı kısımdır.Jest to najdroższa część startup'u.
Bu, yeni girişimlerde en pahalı kısımdır.돈이 가장 많이 들어가는 일이니까요
Bu, yeni girişimlerde en pahalı kısımdır.وهذه أكثر المراحل كلفة بالنسبة للمؤسسات الناشئة.
Bu, yeni girişimlerde en pahalı kısımdır.顧客実証ステップの段階で
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.Dans les grandes villes, les logements sont beaucoup plus chers que dans les petites communes.
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.En las ciudades más grandes, la vivienda es mucho más cara que en las pequeñas localidades.
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.I storstäderna kostar boendet mycket mer än på mindre orter.
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.Suurissa kaupungeissa asuminen on paljon kalliimpaa kuin pienillä paikkakunnilla.
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.В больших городах стоимость жилья значительно выше, чем в маленьких населенных пунктах.
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.أما تكاليف السكن فتختلف كثيراً، فهي أغلى بكثير في المدن الكبرى بالمقارنة مع المحلات الصغرى.
Büyük şehirlerde yaşamak, küçük yerleşim biriminde yaşamaya göre çok daha pahalıdır.芬兰的物价水平较高。例如食品和许多服务的价格都高于欧洲平均价格。住房价格起伏很大,大城市中的住房价格要比小地方的贵许多。
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .가장 비싼 소유물은 그들의 도시에 있습니다
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .las propiedades más caras están en el centro.
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .l'immobilier le plus cher est leur centre-ville.
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .Wilshire Boulevard, oder Fifth Avenue, oder Tokyo, oder Paris -- die teuersten Gründstücke sind ihre Zentren.
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .Wilshire Boulevard, Piąta Aleja, Tokio, Paryż, najdrożej jest w centrum.
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .Wilshire Boulevard, sau Fifth Avenue, Tokyo sau Paris - se află în centrul orașelor.
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .שדרות ווילשייר, או השדרה החמישית, או טוקיו, או פריז --
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .أغلى العقارات تقع في وسط هذه المدن.
Cadde,Tokyo yada Paris gibi... ...en pahalıları da şehir merkezlerinde olan gayrimenkuller .世界中で最も大きな20の都市で 土地面積の65%が
CA: Kesinlikle daha pahalı.크리스 앤더슨 : 확실하게 비싸지겠죠.
CA: Kesinlikle daha pahalı.כ"א: ובהחלט יותר יקרים.
CA: Kesinlikle daha pahalı.ك أ: ستكون بالتأكيد أكثر تكلفة.
CA: Kesinlikle daha pahalı.再利用は確かに 転換をもたらす技術で
Çalışmasında, çok daha pahalı olan ve çok daha fazla zaman alan mikro-uydular kullandı.Dus hij deed een andere studie met microsatellieten, die veel duurder en veel tijdrovender zijn.
Çalışmasında, çok daha pahalı olan ve çok daha fazla zaman alan mikro-uydular kullandı.훨씬 더 많은 비용과 시간이 소요되는 다른 연구를 실시했는데
Çalışmasında, çok daha pahalı olan ve çok daha fazla zaman alan mikro-uydular kullandı.И провёл другое исследование при помощи микроспутников, намного более дорогое и длительное.
Çalışmasında, çok daha pahalı olan ve çok daha fazla zaman alan mikro-uydular kullandı.תוך שימוש ב"מיקרוסאטליט" (מניפולציה גנטית), מחקר יקר יותר וצורך זמן רב יותר,
Çalışmasında, çok daha pahalı olan ve çok daha fazla zaman alan mikro-uydular kullandı.استخدم فيها "ميكروساتلايت" وهي عينات خاصة من D N A وهي أكثر تكلفة , وأكثر استهلاكاً للوقت
Çalışmasında, çok daha pahalı olan ve çok daha fazla zaman alan mikro-uydular kullandı.これはもっとお金も時間もかかるものでした そして驚くべきことにほとんど同じ結果が得られたのです
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.C'est un organe particulièrement dépensier.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.De verdad es un órgano muy caro de operar.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.Dieses Organ hat wirklich hohe Betriebskosten.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.Egy igazán költséges működésű szerv.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.Este un organ costisitor.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.E' un organo davvero costoso da mantenere.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.Het is een duur orgaan om te gebruiken.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.이건 정말 유지비가 비싼 장기입니다.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.Provozovat tento orgán je velice nákladné.
Çalıştırması gerçekten de en pahalı olan organdır.To bardzo drogi organ w utrzymaniu.

İlgili Sayfalar