pahalı ile cümle

pahalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tedavi ise çok pahalıdır.Та й плата за лікування була дуже високою.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Але запропонований проект Луіса Бланко в повному обсязі не був реалізований.
Park Avenue, bazı tahminlere göre dünyanın en pahalı emlak fiyatlarına ev sahipliği yapmaktadır.Житлова нерухомість на Парк-авеню є, за деякими оцінками, найдорожчою в світі.
Ve en pahalı göçmen de Cermenlerdedir.Один з найбільших землевласників Чернігівщини.
Mars için en pahalı görev oldu.Це найбільша водойма, виявлена на Марсі.
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Однак Ахілл стає все більш безжалісним.
Et, sebzelere göre daha pahalı idi.М'ясо було дорожчим, ніж рослинна їжа.
O çok fazla pahalı.Це занадто дорого!
Çok pahalı!Це занадто дорого!
Bu çok pahalı.Це занадто дорого!
Hayat gittikçe pahalılaşıyor.Життя стає все дорожчим.
Çok pahalı!Це задорого!
Bu kitap çok pahalı.Ця книжка задорога.
Bu kitap çok pahalı.Ця книжка занадто дорога.
O pahalı değildir.Це недорого.
Bu sözlük pahalıdır.Цей словник дорогий.
Onlar pahalı.Вони дорогі.
Çok pahalı!Задорого.
Çok pahalı!Задорого!
Çok pahalı!Це дуже дорого!
Çok pahalı!Дуже дорого!
Taksi pahalıdır.Таксі дорогі.
Ne kadar pahalı bir piyano!Яке дороге піаніно!
Onun saati benimkinden daha pahalı.Його годинник дорожчий за мій.
Ders kitapları pahalı.Підручники дорогі.
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Ваш годинник дорожчий за мій.
O, pahalı değil.Це недорого.
Oteller pahalı mı?Готелі дорогі?
Ne pahalı bir piyano!Яке дороге піаніно!
O çok pahalı değil mi?Хіба це не задорого?
Uçaklar pahalıdır.Літаки дорогі.
Kimonolar pahalı olabilir.Kimona mohou být velmi drahá.
Ancak bu testler daha pahalıdır, bu yüzden her yerde mevcut değildir.Tyto testy jsou však nákladnější, takže na mnoha místech nejsou dostupné.
Biletler pop müzik tarihinin en pahalı biletleriydi.Zajímavostí je, že lístky na tuto show byly a stále jsou nejdražšímy lístky na koncert v historii Popu.
Pist 2004'te tamamlandığında 240 milyon dolara mal olarak en pahalı pist unvanını almıştır.Po dokončení v roce 2004, to byl nejdražší okruh Formule 1, který stál 240 milionů $.
Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.Hedvábí bylo ovšem velmi drahé a tak si jej mohli dovolit pouze bohatí jedinci.
AMG modelleri, her Mercedes-Benz sınıfının en pahalı ve en yüksek performanslı modelleridir.Třída A představuje nejnižší modely firmy Mercedes.
Lakin bunun çok pahalı olacağı varsayıldı.Můj dojem ale byl, že to bylo příliš drahé.
Bu çay dünyanın en pahalı çaylarındandır.Zmíněné víno patří k nejdražším vínům na světě.
Ayrıca oldukça pahalıydı.Je také příliš nákladná.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Práce bubeníka Nicka Masona na tomto albu nebyla příliš velká.
Tablo bu tarihe kadar satılmış en pahalı tablo oldu.To z obrazu udělalo v té době nejdražší prodaný obraz historie.
Ancak elektrikle çalışan turlere göre çok daha pahalidirlar.Tancuje hůř než člověk zasažený proudem.
Ancak modeli bile aracın çok pahalıya mal olacağını ispatladı.Přesto se oba motory ukázaly jako příliš nákladné na financování.
Öğrenim pahalıydı.Šoltyství bylo dědičné.
Bu listede dünyanın en pahalı şehirleri sıralaması yapılmıştır.Každoročně sestavuje žebříček nejdražších měst na světě.
SRAM çok pahalı ve hızlıdır, önbellek olarak kullanılırlar.Ta je bohatá, plynulá, i rychle reagující na ovládání.
Askerleri Avrupa'dan satın alabilirsiniz ama bu çok pahalıya patlar.Mohli si pozemek jen odkoupit, to však bylo příliš drahé.
1978'de pahalı olmayan bir floppy disk kontrol ünitesi ekler.Până în 1978, proiectase și un controller ieftin de unitate de disc.
Bu ilaçlar çok pahalıdır.Instrumentele costau foarte scump.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Este popular deoarece este sigur, acționează bine și nu costă mulți bani.
Pahalı olduğundan öyle yapılmıştı.Prețul plătit a fost scump.
KV tankının üretimi zordu ve T-34 tankına gore çok pahalıydı.Tancul KV avea o design complex, fiind mai greu de construit și mai scump decât T-34.
Ksenon pahalı olmasına rağmen genel anestezik olarak kullanılır.Xenonul a fost utilizat ca un anestezic general.
Mersin balıkları özellikle çok pahalıya satılan havyarları için avlanılmaktadır.Caracatițele sunt pescuite pentru carnea lor foarte apreciată în gastronomie.
Daha yeni, daha pahalı arabalar için oyuncu, bilgisayarı immobilizer "hack" gerektirir.Mașinile noi și scumpe funcționează cu hacking computerizat.
Örneğin managed dedicated serverler, daha pahalıdır.Realizarea coperților cartonate este mai costisitoare.
Bu sistemler daha az pahalı bilgisayar donanımına ve daha az desteğe ihtiyaç duyarlar.Aceste mașini au beneficiat de culori exterioare mai puțin uzuale și dotări suplimentare.
Bu çay dünyanın en pahalı çaylarındandır.Cafeaua este una dintre cele mai consumate băuturi la nivel mondial.
Uçağın maliyetinin pahalı olması en önemli dezavantajıdır, bu nedenle üretim sayısı sınırlıdır.Din acest motiv, costul memoriei este ridicat, iar producția este limitată.

İlgili Sayfalar