Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear. Gideceğimi pek zannetmiyorum.Szykowna, niczym droga restauracja, do której mnie nigdy nie wpuszczą.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.꽤나 세련되어 보이죠. 마치 상당히 비싼 레스토랑에 온거 같습니다. 두려움이라네요.
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.זה מאד קלאסי. זה כמו מסעדה מפוארת, "פחד".
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.إنه راقٍ جداً، يبدو كمطعم مترف، خوف
Bu da çok şık oldu. Sanki pahalı bir restaurant ismi gibi, Fear.「僕には一生入れないだろうな」 みたいな (笑)
Bu da senin ev fiyat balonu, işte bu yüzden evler daha pahalı alıyorsanız.Και αυτό είναι σας σπίτι-τιμή φούσκα, αυτός είναι ο λόγος σπίτια γίνονται όλο και πιο ακριβά.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.이것이 의미하는 것은 AIDS 환자들이 많은 지역에서는 성적인 행위의 이후 비용이 매우 높다는 것입니다.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Azaz ahol sok az AIDS, a szex egy költséges dolog.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Ceea ce înseamnă că într-o zonă cu densă incidenţă SIDA, activitatea sexuală are un cost semnificativ.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Czyli w miejscu z dużą liczbą zachorowań cena seksu jest znaczna.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Das bedeutet, dass der Preis für Sex in einem Gebiet mit viel AIDS sehr hoch ist.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Dit betekent dat op een plek met veel aids er flinke kosten aan seks zijn verbonden.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Donc dans les lieux où le SIDA est très présent, le coût des relations sexuelles est très élevé.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Esto significa que en un lugar con mucho SIDA existe un importante costo de tener sexo.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Ini berarti bahwa jika ada banyak AIDS ada harga yang besar untuk seks.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Quindi questo significa che in un posto con tanto AIDS, il sesso ha un costo davvero elevato.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Това значи, че на място с много случаи на СПИН цената за секса е наистина значима.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.Это означает, что в местах распространения СПИДа цена секса очень высока.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.זה אומר שבמקום בו האיידס נפוץ, יחסי-מין גובים מחיר משמעותי.
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.و هذا يعني أن أي مكان موبوء بالإيدز يوجد فيه استهلاك كبير للجنس
Bu demek oluyor ki çok AIDS olan bir yerde cinsel ilişki pahalıya maloluyor.性交渉に重大なリスクが伴うという事です HIV未感染の男性が 感染率30%のボツワナに住んでいて
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.A fost un efort remarcabil de nepretuit, si multe admirat de băieţi.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Bilo je izredno neprecenljiv trud, in še veliko občudoval ga fantje.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Ce fut un effort remarquable inestimable, et admiré par les garçons.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Det var et bemærkelsesværdigt priceless indsats, og meget beundret af drengene.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Det var ett anmärkningsvärt ovärderlig insats, och mycket beundrad av grabbarna.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Đó là một nỗ lực đáng kể vô giá, và ngưỡng mộ bởi những anh chàng.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.E 'stato uno sforzo notevole valore inestimabile, e molto ammirata dai ragazzi.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Es war ein bemerkenswert unbezahlbaren Aufwand und viel von den Jungs bewundert.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Ez egy rendkívül értékes erőfeszítést, és sok csodálták a legények.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Het was een opmerkelijk onbetaalbaar inspanning, en veel bewonderd door de jongens.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Itu adalah upaya yang sangat tak ternilai, dan banyak dikagumi oleh pemuda.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Jednalo sa o mimoriadne cenné úsilie a veľa obdivovať chlapci.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Jednalo se o mimořádně cenné úsilí a hodně obdivovat kluci.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.그것은 매우 귀중한 노력이었고, 많은 젊은이로 존경.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Se oli erittäin arvokas vaivaa, ja paljon ihailtu pojat.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.To był niezwykle bezcenne wysiłku i podziwianego przez chłopców.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Ήταν μια εξαιρετικά ανεκτίμητη προσπάθεια, και ιδιαίτερα αγαπητός στους παλικάρια.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Това е забележително безценни усилия, и много се възхищава от ергените.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Це було чудово безцінні зусилля, і викликають захоплення хлопців.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.Это было замечательно бесценные усилия, и вызывающие восхищения ребят.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.كان ذلك جهدا لا يقدر بثمن بشكل ملحوظ ، واعجاب كبير من قبل اللاعبين.
Bu dikkate değer paha biçilmez bir bir çaba olduğunu ve beyler tarafından çok takdir.しかし、彼はLongacreを優先するという理由だけで、彼は私に平らなまま。
Bu düşüncedeki sorun, 10 liralık bir hissenin pahalı olduğunun farz edilmesi.É uma fração da companhia. É apenas uma parte. E nem todas as empresas têm a mesma quantidade de ações.
Bu düşüncedeki sorun, 10 liralık bir hissenin pahalı olduğunun farz edilmesi.これは、あきらかですが、 ここに書いてみましょう。
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Dalam proses pembuatan film ini Saat saya mengambil foto-foto, sering hingga membuat jengkel juru kamera.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.În timpul realizării acestor filme, am început să fac fotografii, adesea spre enervarea cameramanilor mei.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.여러 영화들을 제작 하는 과정 중에, 저는 사진을 찍는 것이 비디오 카메라맨의 고민처럼 어렵다고 생각했습니다.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Mentre giriamo questi documentari mi capita di fare fotografie, spesso irritando non poco i cameramen.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Mientras hacía estas películas me encontré tomando fotografías, que a menudo molestaban al camarógrafo.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Podczas tworzenia tych filmów zacząłem fotografować, często drażniąc przy tym operatorów.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Tijdens het filmproces sloeg ik aan het fotograferen, vaak tot ongenoegen van de cameramensen.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Trong quá trình làm những phim tài liệu này, tôi thường chụp hình, làm cho những người quay phim khó chịu.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.Während der Dreharbeiten zu diesen Filmen habe ich viele Fotos gemacht, oft zum Ärger der Kameramänner.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.На протяжении процесса съемок я часто делал фотографии, чем вызывал явное раздражение со стороны операторов.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.במהלך הכנת הסרטים הללו מצאתי את עצמי מצלם, לעתים למורת רוחם של צלמי הווידאו.
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.خلال عملية إنتاج هذه الأفلام وجدت نفسى أقوم بالتقاط صور، غالباً بسبب الإنزعاج من مصورى الفيديو
Bu filmleri yapma sürecinde çoğu zaman kameremı sinirdendirme pahasına kendimi fotoğraf çekerken buluyorum.カメラマンがうんざりするほど 私が写真を撮っていることに気がつきました 私が撮った写真は強迫的ですらあると思いました
Bu gerçekten pahalı!Á, és ez nagyon drága!
Bu gerçekten pahalı!Ah, č anche costoso...