Bu gördüğünüz en pahalı yatak.Вот - самая дорогая койка [надпись: "Как не попасть сюда"].
Bu gördüğünüz en pahalı yatak.Това е най-скъпото легло.
Bu gördüğünüz en pahalı yatak.זו המיטה הכי יקרה.
Bu gördüğünüz en pahalı yatak.لدينا هنا السريرالأكثر تكلفة.
Bu gördüğünüz en pahalı yatak.病院のベッドの需要を減らせるとしたらどうでしょう
Bugünlerde yola dökülen tuz, çiftçilerin ürettiği buğdaydan daha pahalı.De nos jours l'abrasif coûte plus cher que le blé que les fermiers produisent.
Bugünlerde yola dökülen tuz, çiftçilerin ürettiği buğdaydan daha pahalı.Hari ini biaya abrasif lebih mahal daripada harga gandum yang petani bisa hasilkan.
Bugünlerde yola dökülen tuz, çiftçilerin ürettiği buğdaydan daha pahalı.Heute kostet der Liter Sprit mehr ... wie das Weizen, das der Bauer produziert.
Bugünlerde yola dökülen tuz, çiftçilerin ürettiği buğdaydan daha pahalı.Oggi l asfalto costa più.... della farina che i contadini producono.
Bugünlerde yola dökülen tuz, çiftçilerin ürettiği buğdaydan daha pahalı.В наши дни пясъкът струва повече от пшеницата, която фермерите произвеждат.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Ambele dispozitive electronice despre care vorbesc sunt scumpe.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Beide besagte Typen von elektronischen Marken sind teuer.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Die twee types elektronische tags zijn erg duur.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.제가 말씀 드린 전자 칩은 매우 비쌉니다
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Las dos etiquetas electrónicas de las que hablo son caras.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Les marques électroniques dont je parle coûtent cher.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Mindkét elektronikus címke drága.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Oba rodzaje znaczników są drogie.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Questi due tipi di targhette di cui vi ho parlato sono costosi.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.И двата типа електронни маркери, за които говоря, са скъпи.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.Оба вида электронных датчиков дорогие.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.שני השבבים האלקטרונים שאני מדברת עליהם יקרים מאוד.
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.كلا البطاقتين الاليكترونيتين اللتين أتحدث عنهما سعرهما عال
Bu haklarında konuştuğum iki elektronik etikette pahalı etiketler.これらは北米の
Bu, ihracat giderlerinin diğer ülkelerinkinden daha pahalı olmasına sebep olurdu.Entonces sus exportaciones serían más caras que las de otros países.
Bu, ihracat giderlerinin diğer ülkelerinkinden daha pahalı olmasına sebep olurdu.Ich export by bol viac drahý ako export iných krajín.
Bu, ihracat giderlerinin diğer ülkelerinkinden daha pahalı olmasına sebep olurdu.Jejich export by byl dražší než export jiných zemí.
Bu, ihracat giderlerinin diğer ülkelerinkinden daha pahalı olmasına sebep olurdu.Następnie ich eksport byłby droższy niż w innych krajach.
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.Ciò non ha funzionato, ci costa miliardi e ogni anno che passa diventa sempre più costoso!
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.Ez nem működött, milliárdokba került nekünk és minden évben egyre több pénzt nyel el!
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.Não funcionou, custou-nos biliões a todos e está a tornar-se mais caro ano após ano!
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.No ha funcionado, nos ha costado miles de millones ¡y se está haciendo más costoso cada año!
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.Δε λειτούργησε, μας κόστισε δισεκατομμύρια και ακριβαίνει χρόνο με το χρόνο!
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.Ничего не получилось; это стоило нам миллиардов, и расходы возрастают с каждым годом!
Bu işe yaramadı, bu bize milyarlara maloldu ve her geçen yıl da daha pahalı hale geliyor.Това не проработи, струва ни милиони и става все по-скъпо с всяка изминала година!
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Acesta e deci un căpitan care pune în pericol viaţa întregului echipaj al navei ca să poată asculta un cântec.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Det er en kaptajn, der sætter livet på spil for alle personer på det skib, så han kan høre en sang.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Dunque abbiamo un capitano che mette a repentaglio la vita dei propri uomini per poter ascoltare un canto.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Este capitán arriesga la vida de todas las personas del barco para poder él oír una canción.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Inilah sang kapten yang mempertaruhkan nyawa semua anak buahnya sehingga dia dapat mendengar lagu itu.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.실로 자신이 노래를 듣기 위해서 배에 있는 사람 한 명 한 명의 목숨을 위태롭게 하는 선장이라고 할 수 있습니다.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Takže tenhle kapitán dává v sázku všechny své muže, aby si poslechl nějakou píseň.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Tehát ez egy kapitány, aki veszélyezteti az életét a hajó egész legénységének azért, hogy hallhasson egy dalt.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.Vậy thì đây là một thuyền trưởng đặt tính mạng của mọi người vào hiểm nguy để ông ta có thể nghe một bài hát.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.И така това е капитан, който излага живота на всички на кораба на риск, за да може той да чуе една песен.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.То есть капитан подвергает риску жизнь всей своей команды, только для того, чтобы услышать песню.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.אז זה קפטן ששם את את חייו של כל אדם על הספינה בסיכון בכדי שהוא יוכל להאזין לשיר.
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.تعريض حياة كل من على السفينة للخطر لكي يستطيع اوديسيوس الاستماع للاغنية ولما كانت تلك هي الخطة كما اعتقد فقد
Bu kaptan gemideki herkesin hayatını riske atmak pahasına şarkıyı dinlemeyi seçiyor.危険にさらすことで ある歌を聞くことができるためです。 こういった場合、彼らは数回にリハーサルをしたはずです。
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Det måste vara fruktansvärt dyrt." "Ganska bra, naturligtvis.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Det må være frygteligt dyrt." "Pretty vel, selvfølgelig.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Deve essere terribilmente costoso." "Abbastanza bene, naturalmente.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Es muß schrecklich teuer." "Ziemlich gut, natürlich.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Het moet verschrikkelijk duur." "Mooie goed, natuurlijk.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Il doit être terriblement cher." "Assez bien, bien sûr.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Ini harus menjadi sangat mahal." "Cukup baik, tentu saja.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."그것은 대단히 비싼해야합니다." "꽤, 물론이지.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Meg kell rettenetesen drága." "Elég jól, persze.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Musí to být strašně drahé." "Docela dobře, samozřejmě.
"Bu korkunç pahalı olmalı." "Oldukça iyi, tabii ki."Musí to byť strašne drahé." "Docela dobre, samozrejme.