Benden beklenilen herşeyi yaptım hayallerim pahasına.فعلت كل الأشياء التي كانت متوقعة منى على حساب احلامي
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.A ja Wam mówię, że te wszystkie drogie, skomplikowane wybory -- nie tylko nie pomagają.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Amit ezzel mondani akartam, hogy ezek a drága, komplikált választások nem egyszerűen nem segítenek.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil. Aslında zarar veriyorlar.Je vous dis que ces choix compliqués et onéreux -- non seulement ne servent à rien, ils font du mal.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Cái tôi nói cho bạn là những lựa chọn đắt, phức tạp này-- không chỉ là vô ích.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Ceea ce vă spun eu e că aceste opțiuni, scumpe și complicate nu numai că nu ajută.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Co se snažím říct je, že tyhle drahé, komplikované možnosti -- ne že jednoduše nejsou k ničemu.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Det jeg fortæller Jer er at disse dyre, komplicerede valg -- det er ikke at de simpelthen ikke hjælper.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Ik zeg u hetzelfde over deze dure, ingewikkelde keuzes -- Ze helpen niet.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Ja hovorím, že tieto drahé, komplikované možnosti -- nielenže nepomáhajú.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Jaz pa vam govorim o tem, da te drage kompleksne izbire, ne le, da ne pomagajo.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.제가 말씀드리고자 하는것은 비싸고 복잡한 선택이 도움이 안될 뿐 아니라
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Minä kerron teille, että kalliit, monimutkaiset vaihtoehdot -- ei ole kyse vain siitä, että ne eivät auta.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Saya ingin katakan bahwa pilihan-pilihan yang mahal dan rumit tak hanya berarti mereka tak berguna.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Voglio dire che queste scelte, complicate e dispendiose, non è che siano semplicemente inutili.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.Αυτό που σας λέω εγώ είναι ότι αυτές οι ακριβές, περίπλοκες επιλογές όχι μόνο δε βοηθάνε.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.А аз казвам, че тези скъпи, сложни избори - не само че не помагат.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.אני אומר לכם שהאפשרויות היקרות והמסובכות האלה -- לא רק שלא עוזרות,
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.ما أقوله لكم هو أن هذه البدائل المعقدة والباهظة الثمن، ليس فقط لا تعين.
Benim söylediğim, bu pahalı, karmaşık seçimlerin sadece işe yaramamaları değil.役に立たないだけではない 実際には危害を加えるのです
Bill Brandenberg: Sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalıEs ist viel teurer, Rindfleisch ohne Hormone zu produzieren.
Bill Brandenberg: Sığır etini hormonlar olmadan üretmek çok daha pahalıביל ברנדנברג: זה יקר הרבה יותר לגדל בקר ללא הורמונים.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenIk ging op bezoek bij mijn vriend.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerinden제가 친구를 만나러 간 적이 있는데, 저는 친구를 기다렸어요.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenSaya pergi menemui teman, dan dia membuat saya menunggu di apartmennya di Malabar Hill
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenהלכתי לראות חבר שלי, והוא אילץ אותי להמתין
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenلقد ذهبت لرؤية أحد أصدقائي، وقد جعلني أنتظر
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenマラバールヒルの彼のアパートで 待たされました
Biraz pahalıdır."Beetje duur."
Biraz pahalıdır."Etwas teuer."
Biraz pahalıdır."Không mắc lắm đâu."
Biraz pahalıdır."Memang sedikit mahal."
Biraz pahalıdır."Poco caro".
Biraz pahalıdır."Putin cam scump."
Biraz pahalıdır."Trochę drogi."
Biraz pahalıdır."Trošku drahší."
Biraz pahalıdır."Trošku drahý."
Biraz pahalıdır."Um pouco caro."
Biraz pahalıdır."Un peu cher."
Biraz pahalıdır."Un po' costoso..."
Biraz pahalıdır."Vähän kallista."
Biraz pahalıdır."Λίγο ακριβό."
Biraz pahalıdır."Малко е скъпо."
Biraz pahalıdır."Немного дороговатый"
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.A potom tu máme veci s vyššou cenou, typy robotických hračiek --
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.A tady je něco kapku dražšího, robotické hračky --
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.C'è inoltre una categoria più costosa, una specie di giocattoli robot -
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.그리고, 여기에 고가의 장난감 로봇들이 있는데
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var. Mesela Sony Aibo.Dan is er ook nog robotspeelgoed in een hogere prijsklasse - de Sony Aibo.
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var. Mesela Sony Aibo.Và có những loại robot đồ chơi đắt tiền hơn, như Sony Aibo.
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var. Mesela Sony Aibo.Y luego hay un punto de más alto precio, una especie de robots de juguete -- el Aibo de Sony.
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.Puis il y a plus cher, un genre de robots jouets --
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.Są też produkty z górnej półki, takie jak robot-zabawka
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.Și după care mai sunt cele la preț mare, un fel de roboți jucărie...
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.А после - по-висок ценови клас, един вид роботи играчки...
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.А тут робот-игрушка высшей ценовой категории — Sony Aibo.
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.ואז יש את נקודת המחיר הגבוהה יותר של צעצועי רובוטים --
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.هناك أيضاً ماهو أغلى سعراً, والذي يصنف كروبوت لعبة
Bir de daha pahalı, oyuncak diyebileceğimiz, robotlar var.ソニーのアイボ 右側はNECの開発した
Bize de çok pahalýya mal olmuţtu.Anh ấy tin rằng mình có thể<br/>thay đổi thế giới, và anh đã đúng.