Ana içeriğe geç
Sözlük

pah ile cümle

pah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dünyadaki en pahalı otellerden birisidir.Це один з найдорожчих готелів у світі.
1983'ten itibaren yerini daha modern ve pahalı olan AGM-88 HARM'a bırakmıştır.У червні 1940 його група була переозброєна більш швидкісними і сучасними Ю-88А.
Son nefesleri pahasına bir söz verilecek, Ve düşmanlar Ölümün Kapıları'na dizilecek.Клятву стримай на краю могили, До Брами смерті йдуть ворожі сили.
Bu cihazlar oldukça büyük ve pahalıdırlar.Такі системи були б дуже надійними, але дорогими.
Kiralık devreler çok pahalı olabilmektedir.Виділені лінії можуть бути дуже дорогими.
Şu ana kadarki Şili futbol tarihinin en pahalı oyuncusudur.Бейл став найдорожчим гравцем в історії футболу.
Daha doğrusu, çok pahalıya mal olmaktadır.Однак це, як правило, досить дорого.
İşte o zaman değerine paha biçilmezdi.Шкода, Ціни їм тоді не склали.
Buna karşın balık, kıyı kasabalarında bile ekmek ile karşılaştırıldığında 16 kat daha pahalı olabilirdi.Риба була в 16 разів дорожчою, і залишалась дорогою навіть для населення прибережних районів.
O, ne pahasına olursa olsun yumurtaları korur.Вона просить Джона врятувати її за будь-яку ціну.
DVD-RAM ortamı diğer ortamlara göre daha pahalı olabilmektedir.DVD-RAM дорожчий за інші DVD.
Alman kuvvetleri, bu bölgeyi ne pahasına olursa olsun elde tutmaya çalıştılar.Німецьке командування прагнуло утримати його за будь-яку ціну.
Hindistan'da üretilen en pahalı filmlerden birisidir.Це один з найдорожчих фільмів індійського кіно.
Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.Означає Перемога, яка дістається дуже великою ціною, або перемога, рівносильна поразці.
Birkaç on yıl içinde enerji çok daha pahalı hâle gelebilir.Вони здатні давати енергію протягом декількох років.
Tedavi ise çok pahalıdır.Та й плата за лікування була дуже високою.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Але запропонований проект Луіса Бланко в повному обсязі не був реалізований.
Park Avenue, bazı tahminlere göre dünyanın en pahalı emlak fiyatlarına ev sahipliği yapmaktadır.Житлова нерухомість на Парк-авеню є, за деякими оцінками, найдорожчою в світі.
Ve en pahalı göçmen de Cermenlerdedir.Один з найбільших землевласників Чернігівщини.
Mars için en pahalı görev oldu.Це найбільша водойма, виявлена на Марсі.
Çok pahalı!Це задорого!
Buna karşın ithalat daha pahalı hale gelir.Однак Ахілл стає все більш безжалісним.
Et, sebzelere göre daha pahalı idi.М'ясо було дорожчим, ніж рослинна їжа.
O çok fazla pahalı.Це занадто дорого!
Çok pahalı!Це занадто дорого!
Bu çok pahalı.Це занадто дорого!
Hayat gittikçe pahalılaşıyor.Життя стає все дорожчим.
Bu kitap çok pahalı.Ця книжка задорога.
Bu kitap çok pahalı.Ця книжка занадто дорога.
O pahalı değildir.Це недорого.
Bu sözlük pahalıdır.Цей словник дорогий.
Onlar pahalı.Вони дорогі.
Çok pahalı!Задорого.
Çok pahalı!Задорого!
Çok pahalı!Це дуже дорого!
Çok pahalı!Дуже дорого!
Taksi pahalıdır.Таксі дорогі.
Ne kadar pahalı bir piyano!Яке дороге піаніно!
Onun saati benimkinden daha pahalı.Його годинник дорожчий за мій.
Ders kitapları pahalı.Підручники дорогі.
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Ваш годинник дорожчий за мій.
O, pahalı değil.Це недорого.
Oteller pahalı mı?Готелі дорогі?
Ne pahalı bir piyano!Яке дороге піаніно!
O çok pahalı değil mi?Хіба це не задорого?
Uçaklar pahalıdır.Літаки дорогі.
Ama ne pahasına?Ovšem za jakou cenu?
Kimonolar pahalı olabilir.Kimona mohou být velmi drahá.
Ancak bu testler daha pahalıdır, bu yüzden her yerde mevcut değildir.Tyto testy jsou však nákladnější, takže na mnoha místech nejsou dostupné.
Biletler pop müzik tarihinin en pahalı biletleriydi.Zajímavostí je, že lístky na tuto show byly a stále jsou nejdražšímy lístky na koncert v historii Popu.
Pist 2004'te tamamlandığında 240 milyon dolara mal olarak en pahalı pist unvanını almıştır.Po dokončení v roce 2004, to byl nejdražší okruh Formule 1, který stál 240 milionů $.
Bu şekilde suyun kullanımı pahalı olduğu için, sadece zengin kişiler böyle bir lüksü karşılayabiliyorlardı.Hedvábí bylo ovšem velmi drahé a tak si jej mohli dovolit pouze bohatí jedinci.
AMG modelleri, her Mercedes-Benz sınıfının en pahalı ve en yüksek performanslı modelleridir.Třída A představuje nejnižší modely firmy Mercedes.
Lakin bunun çok pahalı olacağı varsayıldı.Můj dojem ale byl, že to bylo příliš drahé.
Stalin, birliklere ne pahasına olursa olsun mevzilerini tutmalarını emretti.Ta ho měla podle příkazu Stalina bránit za každou cenu.
Bu çay dünyanın en pahalı çaylarındandır.Zmíněné víno patří k nejdražším vínům na světě.
Ayrıca oldukça pahalıydı.Je také příliš nákladná.
Kuşkusuz Tom Hanks'in bir sonraki projesi daha az pahalı değildi.Práce bubeníka Nicka Masona na tomto albu nebyla příliš velká.
Tablo bu tarihe kadar satılmış en pahalı tablo oldu.To z obrazu udělalo v té době nejdražší prodaný obraz historie.
Ancak elektrikle çalışan turlere göre çok daha pahalidirlar.Tancuje hůř než člověk zasažený proudem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod