Paul Mary'nin cüzdanı çalındığında onunla birlikte değildi.Paul wasn't with Mary when her purse was stolen.
Paul zengin olmasına rağmen kibirli olmadı.Paul didn't become arrogant even though he was rich.
Paul'e ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what happened to Paul.
Paul'ün üç oğlu var. Onlar birbirine çok benziyor.Paul has three sons. They look very much alike.
Paul'ün başarısı bir efsaneydi.Paul's success was a myth.
Biz Paul'ün ne yapmak istediğini çözemedik.We couldn't figure out what Paul wanted to do.
Havaalanına zamanında varacağımızı düşünüyor musun, Paul?Do you think we'll make it to the airport in time, Paul?
Paula, yarın arabayı yıkayacak.Paula is going to wash the car tomorrow.
Paula mutfakta babasına yardımcı olmak zorundadır.Paula has to help her father in the kitchen.
Paula bugünkü sınav için çalıştı mı?Did Paula study for today's test?
Paula acil bir işe çağrıldı.Paula was called away on urgent business.
Paula annesini aramak için odadan çıktı.Paula left the room to call her mother.
Paula ve ben pazar günü akşam yemeği pişirdik.Paula and I cooked dinner on Sunday.
Helen her Pazar amcasını ziyaret eder.Helen visits her uncle every Sunday.
Bayan Pate yüz kişinin önünde bir konuşma yapma hakkında çekingen hissetti.Miss Pate felt timid about making a speech before a hundred people.
Pastırma veya sosis ister misiniz?Would you like bacon or sausage?
Onun siparişi pastırma ve yumurtadır.Bacon and eggs is his order.
Bunu hediye paketi yapar mısın, lütfen?Can you gift-wrap this, please?
Onu hediye paketi yapar mısınız?Could you gift wrap it?
Herhangi bir yerde gidebileceğim bir bit pazarı var mı?Is there anywhere I can go to find a flea market?
Fransa'ya nasıl para gönderileceğini bilmek istiyorum.I'd like to know how to send money to France.
Frank'in patronu son derece paragöz.Frank's boss is extremely money hungry.
Büyük patates kızartması, lütfen.Large fries, please.
Brian kullandığı parayı kesinlikle sınırlamak niyetinde.Brian intends to strictly limit the money he uses.
Brian'ın cüzdan ve banka hesabında az para var.There is a shortage of money in Brian's wallet and bank account.
Bill sık sık parka gider.Bill often goes to the park.
Bill partiye gelmedi.Bill didn't turn up at the party.
Bill ve Joan şekeri aralarında paylaştırdılar.Bill and Joan divided the candy between them.
Bir parça ekmek onun açlığını tatmin edecek kadar yeterli değildi.A piece of bread was not enough to satisfy his hunger.
Bir kazma sert zemin yüzeyleri parçalamak için kullanılan uzun saplı bir araçtır.A pick is a long handled tool used for breaking up hard ground surfaces.
Küçük çocuk palyaço görünce, o, dilini yuttu.When the little boy saw the clown, the cat got his tongue.
Peter Pan rolünü oynayan çocuk kim?Who is the boy acting the part of Peter Pan?
Peter ücret artışı için patronuna başvurdu.Peter applied to his boss for a raise.
Bir piyano pahalıdır.A piano is expensive.
Ne kadar pahalı bir piyano!What an expensive piano!
Ne pahalı bir piyano!What an expensive piano!
Dev pandalar sadece Çin'de yaşarlar.Giant pandas live only in China.
Hiç panda gördün mü?Have you ever seen a panda?
Pandalar bambu çimlerin üzerinde beslenirler.Pandas feed on bamboo grass.
Voleybol oynarken parmağımı incittim.I sprained my finger while playing volleyball.
Uzakta bir yıldırım parlaması gördüm.I saw a flash of lightning far in the distance.
Bütün Parisliler dışardaydı.All the Parisians have gone outdoors.
Paris'in içinden akan nehir, Seine'dir.The river which flows through Paris is the Seine.
Paris'e uçmak 500 dolara mal olacak.It will cost 500 dollars to fly to Paris.
Paris'e uzak değildir.It is not far to Paris.
Paris'e elli kilometre uzakta bulunuyor.It's fifty kilometers to Paris.
Paris'e gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Paris.
Paris'te hiç bulundunuz mu?Have you ever been to Paris?
Hiç Paris'te bulundun mu?Have you ever been to Paris?
Paris'e gitmek onun isteğiydi.It was her wish to go to Paris.
Paris'e en kısa yoldan gidin.Take the shortest route to Paris.
Paris Japon kızları için büyük bir cazibeye sahiptir.Paris has a great charm for Japanese girls.
Paris'e Işıklar Şehir denir. Çok sayıda güzel bina geceleri aydınlatılmaktadır.Paris is called the City of Lights. Many beautiful buildings are lit at night.
Paris, dünyadaki en büyük kentlerden biridir.Paris is one of the largest cities in the world.
Paris dünyanın en büyük şehirlerinden biri.Paris is one of the largest cities in the world.
Paris sonbaharda en iyidir.Paris is best in autumn.
Paris, Fransa'nın başkentidir.Paris is the capital of France.
Paris, Fransa'nın başşehridir.Paris is the capital of France.
Paris, Fransa'nın başkenti.Paris is the capital of France.
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.Paris did her best to defend her liberties.