Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Küçük ayak parmağımda ağrı var.I have a pain in my little toe.
Küçük ayak parmağımda bir ağrı var.I have a pain in my little toe.
Akabindeki patlama birçok insanı öldürdü.The explosion that followed killed many people.
Birçok kumarbaz, at yarışı pistinde para kazanır ve kaybeder.Many gamblers win and lose money at the horse-race track.
Pazarın daha zengin sektörü için çok sayıda firma yarışıyor.Many firms are competing for the wealthier segment of the market.
Patlamada birçok insan öldü.A lot of people were killed by the blast.
Pasifik Okyanusu beş okyanustan biridir.The Pacific Ocean is one of the five oceans.
Pasifik dünyanın en büyük okyanusu.The Pacific is the largest ocean in the world.
Güneş yüzüme parlıyor.The sun is shining in my face.
Güneş parlıyordu ve hava sıcaktı, bu yüzden işten bir gün izin aldım.The sun was shining and it was warm, so I took the day off.
Çok parıltı var.There's a lot of glare.
Güneş her zaman parlamaz.The sun doesn't always shine.
Güneş en parlak yıldızdır.The sun is the brightest star.
Güneş aydan daha parlaktır.The sun is brighter than the moon.
Güneş bazen parlıyordu.The sun sometimes shone.
Güneş gündüz parlar; ay ise gece.The sun shines in the daytime and the moon at night.
Güneş gün boyunca parıldar.The sun shines during the day.
Güneş ışıl ışıl parlıyordu.The sun was shining brightly.
Pantolonum çok bol, çünkü çok kilo verdim.My pants are very loose because I've lost much weight.
Çantada biraz para var.There is a little money in the bag.
Büyük evler yaşamak için pahalı.Large houses are expensive to live in.
Büyük bina ışıklarla parlıyordu.The big building was blazing with lights.
Şiddetli yağmur yüzünden baraj kapakları patladı.The dam burst owing to the heavy rain.
O, bir gürültü ile patladı.It exploded with a loud noise.
Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.I am working to save for my college tuition.
O, bol para harcayarak eğleniyordu.She was kicking up her heels with delight.
Turp havuçtan daha pahalı olabilir.Radishes might be more expensive than the carrots.
Osaka'dan Akita'ya yol parası nedir?What is the fare from Osaka to Akita?
Çok sayıda insanın top parkına doğru aceleyle gittiğini gördüm.I saw many people hurrying toward the ball park.
Başkan gelecek ay Washington'dan Paris'e hareket eder.The President leaves Washington for Paris next month.
Top kazara patladı.The cannon went off by accident.
II. Dünya Savaşı ne zaman patlak verdi?When did World War II break out?
Üçüncü dünya savaşının patlak verip vermeyeceğini merak ediyorum.I wonder if a third world war will break out.
1. Dünya savaşı 1914'te patlak verdi.World War I broke out in 1914.
1939'da İkinci Dünya Savaşı patlak verdi.It was in 1939 that the Second World War broke out.
İkinci Dünya Savaşı 1939 yılında patlak verdi.The Second World War broke out in 1939.
Çok sayıda insan Royal Palace'nin önünde toplandı.Scores of people gathered in front of the Royal Palace.
Birinin parayı yanlışlıkla aldığı belliydi.It was apparent that someone had taken the money by mistake.
Biri evime girdi ve tüm paramla birlikte kaçtı.Someone broke into my house and ran away with all of my money.
Birisi tüm paramı çaldı.Someone has stolen all my money.
Biri Mary'nin parasını çalmış.Someone robbed Mary of her money.
Böyle pahalı bir eve kimin gücü yeter?Who can afford to buy such an expensive house?
O, kimse onu duymasın diye parmak uçlarına basarak yürüdü.He walked on tiptoe so that nobody would hear him.
Kimsenin partiden ayrılmak için acelesi yoktu.No one was in a hurry to leave the party.
Kimse partiye gelmedi.Nobody came to the party.
Kısa zamanda çok para kazanmak kolay değildi.It was not easy to get a lot of money in a short time.
Doğum günü partisinde beklenenden daha çok insan vardı.There were more people present at the birthday party than was expected.
Beni doğum günü partinize davet ettiğiniz için çok naziksiniz.It's very kind of you to invite me to your birthday party.
Daha pahalı olanını alacağım.I will take the one that is more expensive.
Para her şeydir.Money is everything.
Depremden sonra büyük bir yangın patlak verdi.A big fire broke out after the earthquake.
Su şebekesi deprem nedeniyle patladı.The water mains burst due to the earthquake.
Tomoko arkadaşlarının partisine gelmesini istedi.Tomoko asked her friends to come to her party.
Çin'e gidene kadar hiç panda görmemiştim.I had never seen a panda until I went to China.
Çin ve Tibet dağlarında yaşayan siyah ve beyaz renkli ayılara "panda" denir.The black and white bears living in the mountains in China and Tibet are called 'pandas'.
Öğle yemeğini bitirdikten sonra paten yapmaya gittik.Having finished lunch, we went skating.
Lütfen siparişimi iptal edin ve parayı iade edin.Please cancel my order and refund the money.
Park etme cezaları çok yüksek.Parking fines are very costly.
Memur bir park yeri alma ricasının reddedildiğini Bob'a bildirdi.The official informed Bob that his request for a parking permit had been rejected.
Arabanı park alanı olmayan bir yere park etmemelisin.You must not park your car in a no parking zone.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod