Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Herkes partide iyi vakit geçirdi.Everyone had a good time at the party.
Onun partideki davranışının mükemmellikle alakası yoktu.Her behavior at the party was far from perfect.
Onun partideki tavırlarından memnun değilim.I am dissatisfied with his manners at the party.
Eğer onu partide görürsen, Nancy'ye selam söyle.Please say hello to Nancy if you see her at the party.
Gelecek Cumartesi, yani 25 Ağustos'ta bir parti düzenlenecek.A party will be held next Saturday, that is to say, on August 25th.
Parti yapmayı seviyorum!Love to party!
Ben parti için sabırsızlanıyorum.I just can't wait for the party.
Partiye can atıyorum.I'm looking forward to the party.
Lütfen doğum günü pastasına birkaç mum koy.Please put some candles on the birthday cake.
Doğum günü pastası üzerindeki tüm mumları bir kerede üfle.Blow out all the candles on the birthday cake at once.
Park Street'e nasıl gidileceğini bana söyler misiniz?Could you tell me how to get to Park Street?
Bayan Parker bir gülümseme ile onu selamladı.Mrs. Parker greeted him with a smile.
Parkmetre için ona ihtiyacım var.I need it for the parking meter.
Bay Parker çubuklarla yemeyi denedi.Mr Parker tried eating with chopsticks.
Bana bir parça bilgi getirdi.He brought me a piece of information.
Bir nikel beş kuruş değerinde bozuk paradır.A nickel is a five-cent coin.
Nancy onu bir partiye davet etti.Nancy invited him to a party.
Nancy Paris'in yanı sıra Londra'ya da gittiNancy went to London as well as Paris.
Nancy daha önce bir dev panda görmemişti.Nancy had never seen a giant panda before.
En az pahalı olanını istiyorum.I would like the least expensive one.
Hayatın pahasına niçin öyle aptalca bir şey yaptın?Why did you do such a foolish thing at the risk of your life?
Patronun bu hafta niçin çok soğuk olduğunu anlayabiliyor musun?Can you figure out why the boss is so unfriendly this week?
Dün gece partiye niçin gelmedin?Why didn't you show up at the party last night?
Karını partiye niçin getirmedin?Why didn't you bring your wife to the party?
Niçin? Çünkü ailesinin paraya ihtiyacı vardı. Nedeni o.Why? Because his family needed the money, that's why.
Öyle bir kişiye ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Öyle bir insana ödünç para vermemeliydin.You should not have lent the money to such a person.
Niçin patronuna karşı çok asisin?Why are you so insubordinate to your boss?
Sahip olduğum az miktarda parayı aldı.He took away what little money I had.
Parlak fikirler hiç aklıma gelmiyor.Bright ideas never occur to me.
Bıçaktaki parmak izleri onun suçunu ortaya çıkardı.The fingerprints on the knife attest to her guilt.
Pastayı bir bıçakla kes.Cut the cake with a knife.
Ne pahasına olursa olsun onu satmazdım.I wouldn't sell that at any price.
Büyük bir para miktarı bile bir erkeğin hayatının yerini alamaz.Even a large sum of money cannot take the place of a man's life.
Barışı pahası ne olursa olsun koruyacağız.We will keep the peace at all costs.
O, ne pahasına olursa olsun işi bitirmeye kararlıydı.He was determined to finish the work at any cost.
Ben, ne pahasına olursa olsun ona yardım etmeliyim.I must help her at any cost.
Ne pahasına olursa olsun ona yardım etmek zorundayım.I must help her at any cost.
Ben, ne pahasına olursa olsun onu başaracağım.I will accomplish it at all costs.
Her küçük parça yardım eder.Every little bit helps.
Ne kadar pahalı olursa olsun o eski saati alacağım.I'll buy that old clock, however expensive it is.
Ne pahasına olursa olsun amacıma ulaşmak zorundayım.I have to attain my purpose at all costs.
Hırsız para ile uzaklaştı.The thief got away with the money.
Bir miktar para kabul edilecektir.Any amount of money will be welcome.
Dolar Japon para birimi karşısında 360 Yenden 308 yene devalüe edildi.The dollar was devalued against the Japanese currency from 360 yen to 308 yen.
Doları yerel para birimine dönüştürmelisiniz.You must convert dollars into the local currency.
Tom'un erkek kardeşinin sahip olduğundan daha az parası var.Tom has less money than his brother does.
Tom parayı bana ödünç vermeyi önerdi.Tom offered to lend me the money.
Tom bugün para ödendiğinden beri aşırı cömert.Tom is flush with money since he got paid today.
Tom pazartesi geldi ve ertesi gün geri döndü.Tom came on Monday and went back the day after.
Tom pazartesi geldi ve ertesi gün geri gitti.Tom came on Monday and went back the day after.
Tom işe geç geldiği için patronu tarafından çağrıldı.Tom was called down by his boss for coming late to work.
Bir tıp doktoru olarak Tom'un parlak bir kariyeri var.Tom has a bright career as a medical doctor.
Tom Mary ile bir partide tanıştı, ve o ilk görüşte aşktı.Tom met Mary at a party, and it was love at first sight.
Tom küçük porsiyon bir pasta aldı.Tom got a small portion of pie.
Tom bir parça müzisyen.Tom is something of a musician.
Tom parayı elden çıkarmak için zaman kaybetmedi.Tom lost no time in parting with the money.
Tom geçen Pazar yatakta hastaydı.Tom was sick in bed last Sunday.
Tom sınıfta bir parti olması için teklifte bulundu.Tom made a motion that the class should have a party.
Tom parayı çaldığını inkar etti.Tom denied having stolen the money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod