Ana içeriğe geç
Sözlük

pa ile cümle

pa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Parola "Muiriel".The password is "Muiriel".
Eğer para kazanmak için buradaysan, Amerika bulunmak için hoş bir yer.America is a lovely place to be, if you are here to earn money.
Ne zaman hoşuma giden bir şey bulsam, hep pahalı olur.Whenever I find something I like, it's too expensive.
Pasaportundaki fotoğrafa benzemeye başladığında bir tatile gitmelisin.When you're beginning to look like the photo in your passport, you should go on a holiday.
Oh, beyaz pantolonum! Ve onlar yeniydi.Oh, my white pants! And they were new.
Seninle paylaşacak bir kozum var.I have a bone to pick with you.
Sana biraz para vermeme ihtiyacın var mı?Do you need me to give you some money?
Paris dünyanın en güzel şehridir.Paris is the most beautiful city in the world.
Hey, hiç param olmayabilir ama benim hâlâ bir gururum var.Hey, I may have no money, but I still have my pride.
Çok pahalı!It's too expensive!
Paris'te öğretim yapmak istiyorum.I'd like to study in Paris.
Bütün, parçaların toplamından daha büyüktür.The whole is greater than the sum of the parts.
Hiç muzlu pasta yedin mi?Have you ever eaten a banana pie?
Yatakta para kazanamadığınız sürece, yatakta kalmayınız.Don't stay in bed, unless you can make money in bed.
Bir gün bir pamuk şekeri makinesi satın alacağım.Someday I will buy a cotton candy machine.
Bir cimri tedbirli olduğu için değil fakat açgözlü olduğu için para biriktirir.A miser hoards money not because he is prudent but because he is greedy.
Bir parça şeker istiyorum.I want a piece of candy.
Solda gizli bir patika var.There's a secret path on the left.
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Bu projenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.I am proud to be a part of this project.
Bu çok pahalıya mal oluyor.It costs an arm and a leg.
Bu gerçek bir pazarlık.It's a good deal.
O para içinde yüzüyor.She's rolling in money.
İşte paranızın üstü.Here is your change.
Maalesef, bozuk param yok.I'm sorry, I don't have change.
Ben bir parkta yürüyüş yapıyorum.I'm taking a walk in a park.
Parkta yürüyüş yapıyorum.I'm taking a walk in a park.
Ben pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Pazar günü çalışman mı gerekiyor?Must you work on Sunday?
Pazar günü okula gitmek zorunda değilsin.You don't have to go to school on Sunday.
Pazar günleri genellikle ne yaparsın?What do you usually do on Sundays?
Pazar günü okula gitmiyorsun, değil mi?You don't go to school on Sunday, do you?
Hobin için o kadar çok para harcamamalısın.You ought not to have spent so much money on your hobby.
Hobin için bu kadar çok para harcamamalıydın.You ought not to have spent so much money on your hobby.
İşlerini diğerleriyle paylaşmalısın.You must share your jobs with others.
Partimize gelmeliydin.You ought to have come to our party.
İstemiyorsan partiye gitmek zorunda değilsin.You don't have to go to the party unless you want to.
Raporları pazartesi günü teslim etmek zorundasınız.You have to turn in the reports on Monday.
Pazartesi günü oraya gitsen iyi olur.You had better leave there on Monday.
Partiye gitmek zorundasın.You have to go to the party.
Ne için paraya ihtiyacınız var?What do you need the money for?
Niçin bütün parayı harcadın?Why did you use up all the money?
Paranızı geri almayı neden denemiyorsunuz?Why don't you try to take your money back?
İşçilerin daha fazla para kazanmasını mı istiyorsun?Are you in favor of the workers getting more money?
İşçilerin daha fazla para kazanmasının lehinde misin?Are you in favor of the workers getting more money?
Geçen Pazar nereye gittin?Where did you go last Sunday?
Bu parayla nasıl geldin?How did you come by this money?
Hiç paran yok mu?Haven't you got any money?
Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.You are always wearing a loud necktie.
Ne kadar para istiyorsun?How much money do you want?
Düğünün için biraz para biriktirsen iyi olur.You had better set some money apart for your wedding.
Hangi partiye üyesin?Which party do you belong to?
Hangi partiye üyesiniz?Which party do you belong to?
Hayallerinize paramı koymakla ilgilenmiyorum.I have no interest in putting my money into your dreams.
Erkek kardeşin Paris'e gittiğini söyledi.Your brother said you'd gone to Paris.
Saatiniz benimkinden daha pahalıdır.Your watch is more expensive than mine.
Bir at üzerinde para yatırmak akıllıca değil.It is not wise to put your money on a horse.
Senin evin parka ne kadar uzakta?How far is it from your house to the park?
Pasaportunu bulursam seni hemen ararım.If I find your passport, I'll call you at once.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod