Kylie Minogue'nun Türkiye'ye, özellikle Gaziantep'e gelmesini istiyoruz.We want Kylie Minogue to come to Turkey, especially Gaziantep.
Onlar için özellikle yazılmış bir konuşma duydular.They heard a speech written especially for them.
O tür tapınak bütün Orta Doğuyu, özellikle Mısır'ı etkiledi.That type of temple influenced all of the Middle East, mainly Egypt.
O onun hakkında her zaman güzel şeyler söyler, özellikle o etrafta olduğunda.She always says nice things about him, especially when he's around.
O, onu özlüyor, özellikle yağmurlu günlerde.She misses him, especially on rainy days.
Tatoeba'daki her cümle yalandır, özellikle de bu.Every sentence present in Tatoeba is a lie, especially this one.
Müziği, özellikle de klasik müziği severim.I love music, particularly classical.
Tom özellikle bir yere gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go anywhere in particular.
Tom özellikle yüzmeye gitmek istemiyor.Tom doesn't particularly want to go swimming.
Tom iyi bir liderin özelliklerine sahip değil.Tom doesn't have the qualities of a good leader.
Tom özellikle Mary'yi sevmiyor.Tom doesn't particularly like Mary.
Tom özellikle konuşkan hissetmiyordu.Tom wasn't feeling particularly talkative.
Tom, özellikle İtalyan restoranlarına gitmeyi seviyor.Tom especially likes going to Italian restaurants.
Tom özellikle İtalyan restoranına gitmeyi sever.Tom especially likes going to Italian restaurants.
Tom'un özellikle yakışıklı olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is particularly handsome.
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.
Özellikle şefkat göstermeyin.Especially do not feign affection.
Onun ayırt edici özellikleri yoktu.He had no distinguishing features.
O özellikle ilginç bir kişidir.She is a particularily interesting person.
Baldır kaslarındaki gece krampları özellikle acı vericidir.Night cramps in the calf muscles are particularly painful.
Seninle tanıştığıma özellikle memnun oldum.I'm especially pleased to meet you.
Özellikle istediğin bir şey var mı?Is there something in particular that you want?
Özellikle izlemek istediğin bir şey var mı?Is there something in particular that you want to watch?
Özellikle yemek istediğin bir şey var mı?Is there something in particular that you want to eat?
Özellikle içmek istediğin bir şey var mı?Is there something in particular that you want to drink?
O, sebzeleri sever, özellikle lahanayı.He likes vegetables, especially cabbage.
Bu makineler, özellikle yüksek kaliteli işçilik ile ayırt edilir.These machines are distinguished by particularly high-quality workmanship.
Bu cihazlar özellikle yüksek kaliteli işçilikle ayırt edilir.These devices are distinguished by particularly high-quality workmanship.
Bu sorun hakkında söyleyecek özellikle bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this problem.
Bu durum hakkında özellikle söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing in particular to say about this situation.
Özellikle bunu yapmak istemiyorum.I don't particularly want to do it.
Özellikle burada olmayı hiç istemiyorum.I don't particularly want to be here at all.
Özellikle onu yapmak istemiyorum.I don't particularly want to do that.
Tom özellikle mutlu görünmüyordu.Tom wasn't looking particularly happy.
Biz yemeği sevdik, özellikle balığı.We liked the food, especially the fish.
O özellikle genç ve güzel bir kadın.She is a particularly pretty young woman.
En küçük kız özellikle güzeldi.The youngest daughter was particularly beautiful.
Onlar, özellikle eğitimli insanlar, çok İngilizce konuşurlar.They speak English a lot, especially the educated people.
O kızın çok hassas özellikleri var.That girl has very delicate features.
Özellikle umurumda değil.I don't particularly care.
Bu, özellikle güvend verici görünmüyor.That doesn't sound particularly reassuring.
Tom özellikle memnun görünmüyor.Tom doesn't look particularly pleased.
Tom özellikle endişeli görünmüyor.Tom doesn't look particularly worried.
Onu özellikle çekici bulmuyorum.I don't find her particularly attractive.
Bunu özellikle senin için pişirdim.I cooked this especially for you.
Ne düşündüğünü özellikle önemsemiyorum.I don't particularly care what you think.
Özellikle çikolatalı kekini seviyorum.I especially like your chocolate cake.
İkinci şarkıyı söyleme tarzını özellikle beğendim.I especially liked the way you sang the second song.
Özellikle söyleyecek bir şeyim yoktu.I had nothing in particular to say.
Özellikle zor bir kışımız vardı.We had an especially difficult winter.
Biz özellikle sert bir kış geçirdik.We had an especially harsh winter.
Biz özellikle zor bir kış geçirdik.We experienced an especially difficult winter.
Orduda özellikle nefret ettiğim bir çavuş vardı.There was a sergeant that I particularly hated in the army.
O, en sevdiğim özelliklerinden biri.It's one of the qualities I like most about you.
Özellikle şu an susamış değilim.I'm not particularly thirsty right now.
Ben şu anda özellikle aç değilim.I'm not particularly hungry right now.
Özellikle aç hissetmiyorum.I'm not feeling particularly hungry.
Özellikle etkilenmiş değilim.I'm not particularly impressed.
Bir köpekbalığı tarafından saldırıya uğrama şansı çok düşüktür, özellikle bir havuzda.The chances of being attacked by a shark are very low, especially in a pool.
Onun çok ödülü vardı, özellikle bir Nobel Ödülü.She had many awards, notably a Nobel Prize.