Özellikli bilgi istiyorum.I want specific information.
Özellikle acelemiz olduğunda otobüsümüz geç gelir.Our bus comes late particularly when we are in a hurry.
Hepimiz şirket Noel partisinde çok yemek yedik özellikle dana rosto.We all pigged out at the company Christmas party, especially on the roast beef.
Ben özellikle bu konuyu vurgulamak istiyorum.I want to emphasize this point in particular.
Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında.Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.
O bölgenin doğal özelliklerinin bazılarından bahsedebilir misiniz?Can you tell us about some of the natural features of that area?
Adam tanımlanmış özelliklere sahipti.The man answered to the description.
Özellikle oyunu görmek istemiyorum.I don't particularly want to see the game.
Maddelerin bazıları, özellikle eğer hamile iseniz, zararlıdır.Some of the ingredients are harmful, especially if you are pregnant.
Bu özellikle genç insanlar için tasarlanmıştır.This is designed especially for young people.
Bu kitabı okumak özellikle zor.This book is especially difficult to read.
Trafik burada ağırdır, özellikle sabahları.The traffic is heavy here, especially in the morning.
Trafik burada özellikle sabahları ağırdır,The traffic is heavy here, especially in the morning.
Trafik burada yoğundur özellikle sabahları.The traffic is heavy here, especially in the morning.
Kate'in çok güzel özellikleri var.Kate has very good features.
Bugün özellikle sıcak değildir.It is not especially hot today.
-O reklam güçlü bir izlenim bırakıyor-Özellikle müzik.O, kafanın içinde kalıyor.That commercial makes a strong impression - especially the music. It stays in your head.
O dükkâna uğramamaya özellikle dikkat ediyorum.I make a special point of avoiding that shop.
"Yapacak bir şeyin var mı?" "Özellikle bir şey yok.""Do you have anything to do?" "Nothing in particular."
Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian.I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.
Hiroko'nun çekici özellikleri var.Hiroko has charming features.
Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.The lecturer spoke generally about American literature and specifically about Faulkner.
Antik halılar özellikle kıymetlidir.Antique carpets are especially valuable.
Antika halılar özellikle değerlidir.Antique carpets are especially valuable.
Bu sabah özellikle soğuk.It is especially cold this morning.
Hava bugün özellikle çok sıcak.It is especially hot today.
Teknik özellikler ve fiyat değişebilir.Specifications and price are subject to change.
Ben özellikle bu canlı portreden memnunum.I am pleased with this vivid portrait in particular.
Her tür Asya yemeklerini severim, özellikle Tay yemeğini.I like all sorts of Asian foods, particularly Thai food.
Bu tür müziğe özellikle düşkün değilim.I'm not particularly keen on this kind of music.
Özellikle bir şiiri hatırlıyorum.I remember one poem in particular.
Özellikle Amerika'yı ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit America most of all.
Müziği severim, özellikle de klasik müziği.I like music, especially classical music.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle caz.I like listening to music, especially jazz.
Müzik dinlemeyi severim, özellikle de caz.I like listening to music, especially jazz.
Müziği, özellikle Rock'ı seviyorum.I love music, especially rock.
Ben özellikle bu tür resimleri sevmiyorum.I, for one, don't like pictures like this.
Özellikle sabahları yürümeyi severim.I like walking, especially in the morning.
Ben özellikle oraya gitmek istemiyorum.I don't want to go there in particular.
Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum.I don't want to go anywhere in particular.
Nara'yı seviyorum, özellikle Sonbaharda.I love Nara, particularly in the fall.
Sonbahar, yiyeceklerin özellikle lezzetli olduğu zamandır.Autumn is when food is especially delicious.
Fıçı birasının tadı sıcak bir günde özellikle iyidir.Draft beer tastes especially good on a hot day.
Kadının sezgisi açıkça değerli bir özelliktir.Woman's intuition is clearly a valuable trait.
Özellikle, ben bir üniversite okutmanıyım.Specifically, I'm a university lecturer.
Zihin egzersizleri özellikle genç çocuklar için önemlidir.Mental exercise is particularly important for young children.
Öğretmen özellikle o noktaya vurgu yaptı.The teacher particularly emphasized that point.
Köylüler özellikle balıkçılık ile meşguldürler.The villagers are occupied mainly with fishing.
Şu an için yapmam gereken özellikle bir şey yok.For the moment there's nothing in particular I need to be doing.
Özellikle yapacak bir şeyin yoksa bana yardım etmeni isterim.I'd like you to help me if you have nothing in particular to do.
Japonya'nın pek çok ayırt edici özellikleri vardır.Japan has many distinctive traits.
Ben özellikle onu sevmiyorum.I don't particularly like her.
O, özellikle müzik sever.She especially likes music.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.She was a girl with finely chiseled features.
Yarın özellikle yapacak bir şeyim yok.I have nothing in particular to do tomorrow.
O sadece normal bir ortaokul öğrencisidir, özellikle akıllı değildir.He's just a normal junior high school student, not particularly intelligent.
Özellikle aynı fikirde olmadığımızda, seni dinleyeceğim.I will listen to you, especially when we disagree.
"Spordan hoşlanır mısın?" "Evet, özellikle beyzboldan hoşlanırım."Do you like sports?" "Yes, I especially like baseball."
Tahminde bulunmak zor, özellikle de gelecek hakkında.It's tough to make predictions, especially about the future!
Kocaeli, özellikle Gebze, sanayi bölgeleridir.Kocaeli, especially Gebze, are industrial areas.