Hiçbir koşulda bir oyuncuyu tutmak, elle itmek ve çelme takmaya izin verilmez.På intet tidspunkt er det tilladt at holde en spiller, skubbe med hænderne eller lave benspænd.
Kick: Oyuncuyu odadan atma.OBS: Ikke fly i nærheten under forestillingen.
Oyun, oyuncuyu genellikle "Gözlemci" olarak tanımlar.Dalam pertunjukan panggung, aktor latar biasanya sering disebut sebagai "aktor cadangan".
Bu, tam boyutlu bir tahtada profesyonel bir oyuncuyu yendiği ilk maçtı.Đó là một sự khởi đầu hoàn hảo cho một võ sĩ chuyên nghiệp.
Oyuncuyu sever ve düşmana acımaması için teşvik eder.Ông thích người chơi và khuyến khích người chơi loại trừ kẻ thù một cách đau đớn.
Bütün ekipler oyuncuyu kovalar.どれもプレイヤーを追いかけてくる。
Kick: Oyuncuyu odadan atma.Don't Smoke in Bed に収録。
Oyun ilk bakışta kendini tekrarlıyor olmasına rağmen oyuncuyu şaşırtmayı ve büyülemeyi başardı.不管如何,這個遊戲總能在第一眼為玩家帶來驚喜、抓住眼光。
Hızlı bir oyuncuyum.האם השחקן מהיר?
Amacı elinden geldiğince fazla oyuncuyu süpürgesinden düşürmektir.תפקיד המרביצן הוא להפיל כמה שיותר שחקנים מהמטאטאים שלהם.
"Oyuncuyu senaryo ikna eder".המעריצים אכלו את המופע".
Turnuvaya katılım sınırsızdır, her ülke dilediği sayıda oyuncuyu turnuvaya gönderebilir.Таблицата показва максималния брой участници, които всяка страна има право да излъчи в състезание.
Taş-Kağıt-Makas özünü kullanan oyundaki birimlerin çeşitliliği oyuncuyu değişik stratejiler kurmaya zorluyor.Вече няколко дни с восъчните фигури, изобразяващи играчи на карти, се случват странни неща.
Eğer bir oyuncu sakat ise onun yerine başka bir oyuncuyu NBA ligi başkanı belirler.Ako je neki od izabranih igrača ozlijeđen, zamjenu mu određuje povjerenik NBA lige.
Haritalar 40 oyuncuyu destekliyor.Doktora je glumilo 14 glumaca.
49 maçta 3 gol atan oyuncuyu Avusturya'nın Red Bull Salzburg altyapısı transfer etmiştir.Víťazom trinásteho ročníka Kontinentálneho pohára sa stal rakúsky tím Red Bull Salzburg.
Eleştirmenler filmdeki üç ana oyuncuyu övmüş, çoğunlukla Watson'ın performansını ayrıca takdir etmişlerdir.Kriitikud kiitsid kolme peategelase näitlejasooritusi ning Watsoni etteastet toodi tihti eraldi esile.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Но, знаете ли, че са били обучени като Актрисата себе си.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.אבל, אתה יודע, אני הוכשרו כ השחקנית עצמי.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.ولكن ، كما تعلمون ، لقد تدربت بوصفه الممثلة نفسي.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.女優の自分。 男性の衣装は何も私には新しく追加されました。
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Aber wissen Sie, ich habe als geschult Schauspielerin mich.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Ale, viete, ja som bol vycvičený ako herečka sama.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Ale, víte, já jsem byl vycvičen jako herečka sama.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Ale, wie pan, byłem szkolony aktorka siebie.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Ampak, veste, sem se izučil igralka sem.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Dar, ştii, am fost instruiţi ca o actriţă mine.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.De, tudod, én már képzett, mint az színésznő magam.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben. Erkek kostümleri hiç yabancım değildir.Mais, vous le savez, j'ai été formé comme un actrice moi-même. costume masculin n'est pas nouveau pour moi.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben. Erkek kostümleri hiç yabancım değildir.Ma, sai, sono stato addestrato come uno attrice di me stessa. costume maschile è niente di nuovo per me.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.하지만, 너도 알다시피, 난로서 훈련을 받았다 배우 자신.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Maar, weet je, ik heb getraind als een actrice mezelf.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Men, du ved, jeg har været uddannet som Skuespillerinden mig selv.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Men, du vet, jag har utbildats till en skådespelerska mig själv.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Mutta tiedätkö, olen ollut koulutettu näyttelijä itse.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Nhưng, bạn biết, tôi đã được đào tạo như là một nữ diễn viên bản thân mình.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Tapi, Anda tahu, saya telah dilatih sebagai aktris sendiri.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Αλλά, ξέρετε, έχω εκπαιδευτεί ως ηθοποιός ο ίδιος.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Але, ви знаєте, у мене були навчені, як Актриса себе.
Ama, biliyorsunuz, ben bir olarak eğitilmiştir oyuncuyum ben.Но, вы знаете, у меня были обучены, как Актриса себя.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Ich bin Videospielerin, also mag ich Ziele.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Ik ben een gamer. Ik hou van doelen.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Jag är en dataspelsfantast som gillar ha mål.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Játékos vagyok, tehát szeretem, ha vannak céljaim.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Jeg er en gamer, så jeg kan godt lide at have mål.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Jestem graczem, więc lubię wyzwania.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Je suis une joueuse, j'aime les défis.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.저는 게임을 즐겨 목표 (달성)을 좋아합니다.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Som hráč a to znamená, že mám rada výzvy.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Sono una giocatrice, mi piace avere degli obiettivi.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Soy jugadora, así que me gustan las metas.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Sunt un jucător, deci îmi place să am obiective.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Tôi là một game thủ, vì vậy tôi rất thích có những mục tiêu
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Παίζω παιχνίδια κι έτσι μου αρέσει να έχω στόχους.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Аз съм геймър и харесвам да имам цели.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.Я — игрок, и я люблю ставить цели.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.אני גיימרית , ולכן אני צריכה שיהיו לי מטרות.
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.أنا لاعبة، لذا أحب أن تكون عندي أهداف
Ben bir oyuncuyum, yani hedeflerim olması hoşuma gidiyor.特別な使命とか 秘密の目的みたいな
Bilgisayar, insan oyuncuyu yenerNameCalculatorul bate omulName