Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Pour cela, il a placé un appareil photo devant des joueurs pendant qu'ils jouaient.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Quindi ha fotografato dei giocatori mentre giocavano.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Så han satte et kamera op foran spillere mens de spillede.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Så han satte upp en kamera framför spelare medans de spelade.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Stawiał aparat przed graczami podczas rozgrywki.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Vậy nên anh ta đã đặt camera trước các game thủ trong khi họ đang chơi.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu. Ve, bu klasik bir oyun duygusudur.Umístil tedy fotoaparát před hráče, kteří hráli hry, a tohle je klasická emoce při hraní.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Έτσι, έστησε μια κάμερα μπροστά από παίκτες όσο αυτοί έπαιζαν.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Затова поставил камера пред геймъри, докато играели.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.Он разместил камеру напротив геймеров, в то время как они играли.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.אז הוא הציב מצלמה מול גיימרים בזמן משחק.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.وهكذا ، وضع كاميرا أمام اللاعبين، أثناء اللعب.
Bu yüzden, oyuncuların önüne onlar oyun oynuyorken kamera kurdu.この写真はゲームにおける典型的な感情を示しています
Çevrimiçi oyuncu sayısı gitgide artıyor ve bu oyuncular olumlu geri bildirimde bulunuyor.Die Zahl der Spieler wächst und sie geben positives Feedback.
Çevrimiçi oyuncu sayısı gitgide artıyor ve bu oyuncular olumlu geri bildirimde bulunuyor.El número de jugadores en línea no hace más que aumentar y sus opiniones son muy positivas.
Çevrimiçi oyuncu sayısı gitgide artıyor ve bu oyuncular olumlu geri bildirimde bulunuyor.Le nombre de joueurs en ligne augmente et ces derniers publient des avis positifs.
Çevrimiçi oyuncu sayısı gitgide artıyor ve bu oyuncular olumlu geri bildirimde bulunuyor.Počet online hráčů roste a zanechávané názory jsou pozitivní.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris pohti, millaisiksi jumaliksi pelaajat tulisivat.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris hat sich gefragt, welche Art von Gottheit die Spieler werden würden.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se demandaient quels types de dieux les joueurs deviendraient.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se întreba cam ce fel de zei ar deveni jucătorii.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris se preguntaba en qué clase de dioses se convertirían los jugadores.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris si stava chiedendo che tipo di Dio i giocatori sarebbero diventati.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Chris zastanawiał się, jakimi bogami staną się gracze.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.크리스는 플레이어들이 어떤 신이 될까 궁금해 하더군요.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.O Chris interrogava-se sobre em que deuses os jogadores se tornariam.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Вот Крису интересно, какого рода богами станут игроки.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Крис се чудеше в какви видове богове тези играчи ще се превърнат.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.Кріс цікавився, якими ж саме богами гравці можуть стати.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.כריס תהה לגבי אילו אלים השחקנים יהפכו.
Chris, oyuncuların ne tür tanrılar haline geleceğini merak ediyordu.كان كريس يتسائل ماهو نوع الآله التي سيكونوا عليها اللاعبين.
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değilAangezien die schroef niet aan te de puck cast raken is
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değil이후 그 나사에는 캐스트 퍽 감 동적
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değilPoiché tale vite è non toccare il puck cast
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değilΔεδομένου ότι η βίδα που δεν αγγίζει ο δίσκος γυρνάει ηθοποιοί
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değilПоскольку этот винт не трогает литой шайба
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değilמאז הבורג זה לא נוגע פוק יצוקה
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değilوبما أن المسمار هو عدم لمس عفريت المدلى بها
Çünkü bu vida oyuncular puck dokunuyor değil示す気泡を正確な位置に移動するまで右フロント コーナーを上げる
Daha önce yaptığım bir oyun olan "The Sims"te, oyuncuların nesne yapmayı sevdiklerini gördük.Dzięki mojej poprzedniej grze, "The Sims", zauważyłem, że gracze uwielbiają tworzyć.
Daha önce yaptığım bir oyun olan "The Sims"te, oyuncuların nesne yapmayı sevdiklerini gördük.제가 예전에 만든 "심즈"로 알게 된 것이 플레이어는 뭔가 만드는 걸 좋아합니다.
Daha önce yaptığım bir oyun olan "The Sims"te, oyuncuların nesne yapmayı sevdiklerini gördük.Ещё из предыдущей моей игры, "The Sims", мы поняли, что люди обожают создавать всякие штуки.
Daha önce yaptığım bir oyun olan "The Sims"te, oyuncuların nesne yapmayı sevdiklerini gördük.Одна річ, яку ми помітили в "Сімсах", грі, яку я розробив раніше, це те, що гравці люблять створювати.
Daha önce yaptığım bir oyun olan "The Sims"te, oyuncuların nesne yapmayı sevdiklerini gördük.משהו אחד ששמנו לב אליו עם "הסימס", שהוא משחק שייצרתי לפני כן, הוא ששחקנים אוהבים ליצור דברים.
Daha önce yaptığım bir oyun olan "The Sims"te, oyuncuların nesne yapmayı sevdiklerini gördük.شيء واحد عرفناه مع "سيمز"، هي لعبة صممتها سابقاً، يحب اللاعبون القيام بالاشياء.
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.선수들에게 뿌려서 몸의 온도를 낮추고
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.Tak więc, podczas przerwy mógłby padać na zawodników, ochłodzić wszystkich i wyparować w ciągu kilku minut.
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.Во время перерыва можно полить игроков, все остынут, и через минуту — сухо.
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.През почивката може да вали върху играчите, да охлажда всички и за минути ще изсъхне.
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.זה יכול לרדת כמו גשם על השחקנים, לצנן את כולם,
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.يمكن أن يرش على اللاعبين، يبرد الجميع،
Devre arasında, oyuncuların üzerine yağdırıp herkesi serinletebilir ve dakikalar içerisinde kuruyup gider.数分で乾くのです コートも傷つけません
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.El poder del trabajo en equipo también se puede observar a un nivel individual.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Gracze wykazujący się pozytywnym zachowaniem wygrywają o 10% więcej rozgrywek niż przeciętny Kowalski.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Jucătorii cu un comportament pozitiv câştigă cu 10% mai multe jocuri decât cei obişnuiţi.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Les joueurs au comportement positif remportent 10% de parties en plus que les autres.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Spelare som beter sig positivt vinner 10% fler matcher än en genomsnittlig spelare.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Spieler, die durch positives Verhalten aufgefallen sind, gewinnen 10 % mehr Spiele als der Otto Normalzocker.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Οι παίκτες με θετική συμπεριφορά κερδίζουν 10% παραπάνω παιχνίδια από το μέσο όρο.
Diğerlerine iyi davranan oyuncular, ortalama bir oyuncudan %10 daha çok oyun kazanıyor.Игроки с долгой историей позитивного поведения выигрывают на 10% больше игр, чем среднестатистический ваня.