Sette diğer oyuncuların arasında yeni olmasına rağmen sanki en başından beri oradaymış gibi.De laatste partij bestond uit de drie spelers die samen aan de leiding stonden toen ze begonnen.
Bu iki oyuncu, aynı zamanda takımlarında birden fazla gol kaydeden tek oyuncular idi.Die twee spellen waren tot nu toe ook de enige spellen waar hij in voor kwam.
Takımda Can Akın dışında tüm oyuncuların sözleşmesi sona erdi.De slagbeurt van het team is voorbij wanneer iedereen uit het team aan slag is geweest.
Bu sayede oyuncular, denizin dibinde bulunan hazineleri ve gemi enkazlarını da keşfedebiliyorlar.De vrienden vinden ondertussen het gezonken schip en de kisten met goudstaven.
Basketbolda uzun oyuncuların avantajı vardır.Lange spelers hebben een voordeel in basketbal.
2010 yılında, Bluff Magazine tarafından Twitter'da komik poker oyuncularından biri seçildi.W 2010 został wybrany jednym z najśmieszniejszych pokerzystów na Twitterze przez Bluff Magazine.
Al Pacino ve Arnold Schwarzenegger iki listeye birden giren tek oyunculardır.Al Pacino i Arnold Schwarzenegger pojawiają się na dwóch listach.
1989 yılında FIBA kapısını ABD’nin NBA oyuncuları gibi profesyonellerin katılımına da açmıştır.W 1989 FIBA otworzyła drzwi na igrzyska olimpijskie profesjonalistom np. z NBA w Stanach Zjednoczonych.
Oyuncular tüm haritada özgürce dolaşabilecekler.Dzięki czemu można swobodnie przechadzać się wokół całej mapy.
Sandalyelerin sayısı oyuncuların sayısından her zaman bir eksiktir.Liczba krzeseł jest zawsze mniejsza o 1 od liczby graczy.
(Genç oyunculara öğüt) "Bu kadar komik olan ne?Dodaje „To było zabawne.
Sonrasında ise Hollywood'un en çok tanınan ve en çok kazanan oyuncularından oldu.Od tamtej pory stała się jedną z najbardziej rozpoznawalnych i najlepiej opłacanych aktorek Hollywood.
Grup şarkıyı söylerken oyuncularda etraflarında dolanıp, dans eder, şarkı söyler ve enstrüman çalmaya çalışır.Widzimy w nim, jak członkowie zespołu tańczą, śpiewają, jeżdżą samochodem i próbują poderwać młodą kobietę.
Her bölgede oyuncuların tek başlarına veya birbirleriyle oynayabilecekleri küçük oyunlar bulunmaktadır.W każdej części wyspy porozmieszczane były małe gry, w które można grać samemu albo z innym graczem.
YEDİTEPE OYUNCULARI.Siedmiokrotny uczestnik IMŚ.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Zawodnicy mogą kontrolować piłeczkę jedynie blendą – nie mogą używać rąk, ramion ani głowy.
Tabii oyuncular blöf de yapıyor olabilirler.Gracze mogą w każdej chwili blefować.
Kadın oyuncuların kostümlerini ünlü modacı Coco Chanel tasarlamıştır.Kostiumy projektowała Coco Chanel.
Oyuncular Dragon Age: Origins'deki benzersiz öğelerin kilidini açacak oyundaki başarıların kilidini açabilir.Gracze mogą odblokować osiągnięcia w grze, które odblokują unikalne przedmioty w Dragon Age: Początek.
Bugün buraya gelen tüm çalışanlar ve oyunculara da teşekkür ederim.Trudno dziś wymienić nazwiska wszystkich działaczy i zawodników z tamtych lat.
Fransız oyuncular Marcel Desailly ve Frank Leboeuf'ün yedeği olarak düşünülüyordu.Tam był niestety tylko rezerwowym dla francuskich defensorów - Marcela Desailly'ego i Franka Leboeufa.
Team Fortress 2, Valve'in oyuncuların oynama istatistiklerini dahil ettiği ilk çok oyunculu oyundur.Team Fortress 2 jest pierwszą wieloosobową grą Valve udostępniającą szczegółowe statystyki o przebytej grze.
Diğer oyuncular ise batmamak için en az 1 el almalıdır.Nadal potrzebujesz co najmniej 1 żetonu.
Bu uygulama sayesinde oyuncular birbirlerine yardım edebilecekler.Za pomocą niej gracze mogą handlować między sobą.
Bu oyunda oyuncular dengeli ve dikkatli olmalıdır.Zawodnicy na tej pozycji są zwinni, zręczni i czujni.
Kadrolarda (*) gösterilen oyuncular 1993 öncesi doğumlu oyunculardır.Oto niektóre z nich: The Showbiz of 1993.
Oyuncular arasında Scarlett Johansson, Natalie Portman ve Eric Bana yer almaktadır.W rolach występują Natalie Portman, Scarlett Johansson i Eric Bana.
1985 yılında diğer Doctor Who oyuncularıyla beraber Children in Need programında yer aldı.W 1985 pracowała nad Children in Need wraz z innymi aktorami z Doktora Who.
Tüm dünyadan oyuncuların katılımını sağlamak için genelde yılda 1 kez düzenlenirler.Corocznie gromadzi ono uczestników z całego świata.
Oyuncular bu kahramanlardan birini seçerek mücadele etmek zorundadır.Gracz musi stanąć przed wyborym jednej z tych frakcji.
Dönem dönem her iki takımın oyuncularından oluşan karma takımlarla çeşitli takımlara karşı maçlar oynandı.Każdego roku zespoły uczestniczące w rozgrywkach były różne.
Tek kişilik modda oyuncular altı farklı karakteri kontrol etmektedir.Podczas kampanii jednoosobowej gracz kontroluje pięć różnych postaci.
Rakip oyuncular toptan en az beş metre uzakta olmalıdırlar.Pozostali zawodnicy skakali co najmniej sześć metrów krócej.
NBA En Değerli Oyuncu Ödülü (Most Valuable Player, kısaca MVP), NBA'de oyunculara verilen bir ödül.NBA Most Valuable Player Award (Nagroda MVP NBA) – nagroda dla najwartościowszego gracza w lidze NBA.
Oyuncular, oyun içi zorluklarla karşılaşarak puan kazanabilirler.Z jednej strony gracz może się poczuć znudzony, jeżeli gra jest zbyt łatwa.
Buna bütün oyuncular da çok sevindi.Interesowały go też aktorki.
Savunma sırasında, defans oyuncuları belirli ölçüde rakip oyunculara temasta bulunabilirler.Gracze, podczas licytacji, mogą zadeklarować wzięcie określonej liczby lew.
Hentbolda oyuncular topu elle tutabilir, yumruklayabilir ya da atabilir.Gracz będący w posiadaniu piłki może ją podać, kozłować lub trzymać.
Oyuncular araçlarını modifiye edebilecekler.Gracz może zmieniać ustawienia samochodów.
Eski devlet tiyatrosu oyuncularından.Goście Starego Teatru.
DM ( Death Match ) : Oyuncuların her biri kendi adına savaşır.W trybie Deathmatch wszyscy gracze walczą przeciwko sobie.
Tüm dünyadan oyuncular, oyun boyunca yopladıkları toplar ile burada yarışabilir.Tam spotyka garstkę ludzi, którzy grają w piłkę nożną czymkolwiek się da.
En golcü oyuncular sıralamasında 7. oldu ve en iyi sol kanat oyuncusu seçildi.Reprezentant Francji został wybrany do Siódemki Gwiazd jako najlepszy lewy rozgrywający.
Ancak diğer oyuncuların açmış oldukları masadaki setlere taş ekleyebilir.Swoje pozostawione na stole karty może podejrzeć.
Mirror's Edge'de oyuncular, Faith adlı ana karakteri, birinci şahıs bakış açısıyla kontrol etmektedir.Gracz kontroluje główną bohaterkę – Faith – z perspektywy pierwszej osoby.
Oyuncular ayrıca, yenilen düşmanların düşen taşları kullanarak yeteneklerini de yükseltebilirler.Gracze mogą również podnieść dowolną broń upuszczoną przez wrogów.
Başroldeki diğer oyuncular Judy Tyler ve Mickey Shaughnessy'dir.Główne role zagrali: Elvis Presley, Judy Tyler oraz Mickey Shaughnessy.
Nadiren diğer oyuncular ön plana çıktı.Postać rzadko na pierwszym planie.
Bu oyunculardan Bill Bradley, daha sonradan New Jersey'den senatör seçilmiştir.Pokonał z łatwością byłego senatora Billa Bradleya z New Jersey.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Młodszy mężczyzna opowiada coś z przejęciem gestykulując przy tym ręką.
Tanınmamış oyuncularla kamera karşısına geçti.Zbliżyła się do upragnionych występów przed kamerą.
Sarı ve kırmızı kartlar sadece oyuncu veya yedek oyunculara gösterilebilir.Czerwona kartka może być pokazana wyłącznie zawodnikowi.
Ekibin tutulmasından ekipmanın kiralanması ve oyuncuların ayarlanmasına kadar tüm lojistikten sorumludur.Na jego barkach spoczywa odpowiedzialność za całą drużynę i jej przygotowanie.
"Sezonun en iyi oyuncuları".Byli ważnymi aktorami tego sezonu.
Modern zamanların en yetenekli ve saygıdeğer oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.Jest powszechnie uważana za jedną z najbardziej utalentowanych i szanowanych aktorek wszech czasów.
Kaliteli oyuncular olduklarını söylemem lazım.Musi mieć dobre umiejętności aktorskie.
Oyuncular bir Sim karakteri yaratırlar ve oyunda farklı Sim kişiliklerini keşfederek oyuna yön verirler.Kupuje trąbkę, aby w grze wyrazić swoją osobowość.
Oyuncular ve taraftarlar oyunun durumuna göre değişik durumlarda olabiliyor.W zawodach mogą wziąć udział amatorzy oraz zawodnicy, w odrębnych kategoriach.
Oyunculardan biri: Suyu var.Odpowiedź pracownika: Jest na niej olej.
Turnuva Takımı, turnuvanın en iyi oyuncularıyla oluşturulan takımdır.Trener powołał, jego zdaniem, najlepszych zawodników turnieju.