Ana içeriğe geç
Sözlük

oyuncaklar ile cümle

oyuncaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aylık puzzle dergim var. Oyuncaklar yapıyorum.I have a monthly puzzle calendar.
Çok ve St Nicholas - oyuncaklarla dolu bir atlı kızak.With a sleigh full of toys--and St. Nicholas too.
Riskli bir durum ve Disney'deki oyuncaklardan daha iyi bir şekilde heyecan vericiIt's risky and it's going to be one hell of a ride -- better than Disney.
Küçük çocuklar, özellikle, renkli paketler ve plastik oyuncaklardan etkileniyorlar.Little kids, especially, are attracted by colorful packaging and plastic toys.
Ama uçurtmalar sadece bunun gibi oyuncaklar değil.But kites aren't just toys like this.
Bilgisayarlar hayatlarımıza oyunlar ve oyuncaklarla girdi sayılır.Computers sort of came around through games and toys.
Oyuncakların doygun renklerini arıyor.It looks for highly saturated colors, from toys.
Fabrikada ne tür oyuncaklar üretiyorsunuz?What toys are produced at the factory?
Oyuncakların nerede üretildiğini düşünüyorsunuz?Where do you think the toys are produced?
Bu oyuncakların ne kadarı Çin'de üretiliyor?How much of these toys are produced in China?
Bu oyuncakların büyük bir kısmı Noel sırasında satılmakta.A large part of these toys are bought at christmas time.
Peki, bu oyuncakları kimler alıyor?But who makes these toys?
Artık McDonald's oyuncakları istemiyorum.So I don't want McDonalds toys.
Yoksa o oyuncakları satın almaya devam ederdim.Otherwise I'd keep buying them.
Fabrika Çin'deydi, dünyadaki oyuncakların büyük bir kısmının üretildiği yer...The factory was situated in China, where most of the worlds toys are made.
Burada dünyanın her yerinden alıcılar için oyuncaklar satıldı.Here toys are sold to buyers from all over the world.
Giysiler, ayakkabılar, oyunlar, bilgisayar ve oyuncaklar...From clothes and shoes to games, computers and toys
Sana oyuncaklar getirdim, lütfen uyan!"I bought toys for you, please wake up!’".
Yiyeceklerin yanı sıra iki çocuğuna -Marko (7) ve Lisena (3)- oyuncaklar almış.In addition to food, she has bought toys for her two children, Marko (7) and Lisena (3).
Yasitlari oyuncaklarla oynarken, O renklerle "oynamaya" başladı.While the other children were playing withtoys, he started to "play" with colours.
Buna anüsün parmak, el veya dildo gibi seks oyuncakları ile penetrasyonu dahildir.This includes penetration of the anus by fingers, hands, or sex toys such as dildos.
Seks oyuncaklarının tümü kullanımdan sonra düzgün bir şekilde temizlenmelidir.All sex toys have to be properly cleaned after use.
Bazı seks oyuncakları kaynatılabilir veya bulaşık makinesinde yıkanabilir.Some sex toys can be boiled or cleaned in a dishwasher.
Seks oyuncakları kullanırken hamile kadınlarca daha fazla hijyen koruması düşünülmelidir.Even more hygiene protection should be considered by pregnant women when using sex toys.
Saldırgan olmayan yetişkin modeli, diğer oyuncaklarla 10 dakikalık süre boyunca oynadı.The non-aggressive adult model simply played with the other toys for the entire 10-minute period.
"Oyuncakların nispeten daha az stresli olacağını düşündüm, bu yüzden başvurdum. "I thought toys would be relatively stress-free, so I applied."
Kurşun, oyuncaklarda dengeleyici, renk arttırıcı veya korozyon önleyici madde olarak kullanılabilir.Lead can be used in toys as a stabilizer, color enhancer, or anti-corrosive agent.
Happy Meal, çocuklara küçük oyuncaklar sağlama uygulamasını tanıtmadı.The Happy Meal did not introduce the practice of providing small toys to children.
2010 yılında Kaliforniya'da Happy Meal oyuncaklarını yasaklamak isteyen bir toplu dava açıldı.A class action lawsuit seeking to ban Happy Meal toys in California was filed in 2010.
Şili, çocuk yemeklerinde oyuncakları tamamen yasakladı.[3]Chile has banned toys in kids' meals altogether.[27]
Çocuk oyuncaklarında cinsiyet tarafsızlığıChildren's toys
"Pembe renk, kızlara erkeksi oyuncakları keşfetme izni veriyor gibiydi.The "color pink did seem to give girls permission to explore masculine toys.
Cinsiyet rolleri ve oyuncaklara yönelik tutumlarAttitudes and judgement towards gender-roles and toys
Çocuk oyuncaklarının pazarlanmasında cinsiyete özel pazarlama çok yaygın olmuştur.In the marketing of children's toys, gender-specific marketing has been very prevalent.
Bütün oyuncaklar tahtadan.Die Spielsachen sind alle aus Holz.
K'NEX kendisiyle aynı tarzda oyuncaklar olan Lego, Fischertechnik ve Meccano ile rekabet içerisindedir.Zur direkten Konkurrenz von K'NEX zählen Lego, Fischertechnik und Meccano.
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?Was macht das Kinder-Ich, wenn es erwachsen ist?
Lisa, Simpsonlar yayımlarında, oyuncaklarında ve başka ürünlerde yer aldı.Lisa kam in vielen Simpsons-Publikationen, Spielzeugen und anderen Marketingprodukten vor.
Airsoft oyuncakları kesinlikle barut veya gerçek mühimmat kullanmaz.Kurzerhand tauscht Mae die unscharfe Munition gegen echte, tödliche Munition aus.
Hâlen piyasada bulunan robot oyuncakları şunlardır: Resmi web sitesiDie Einsätze der Katastrophenhundeteams der letzten Jahre waren: Offizielle Website
Benim hobim eski oyuncakları toplamaktır.Mon passe-temps est de collectionner les vieux jouets.
Küçük kız kardeşimin tüm oyuncaklarını sakladı.Il priva ma petite sœur de tous ses jouets.
Asker oyuncakları dükkanlarca bolca bulunur.Les jouets militaires sont abondants dans les magasins.
Kazadan yaklaşık on ay sonra oyuncaklardan bazıları Alaska kıyılarına ulaşmaya başlar.Dix mois après l'incident, les premiers Floatees sont apparus le long des côtes alaskiennes.
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?Combien de temps encore serons-nous ainsi le jouet de ta fureur ?
Kişisel RollerCoaster tasarımları yapabileceğiniz gibi, hazır oyuncakları da kullanabilirsiniz.Comme dans la série des RollerCoaster Tycoon, il est possible de concevoir ses propres attractions.
Kırdığımız Oyuncaklar Ay Hırsızı ^Les frères qu'ils laissent doivent convertir les brigands qui infestaient la forêt de montagne.
Tektip satılan oyuncaklar harcıalemdir.La laiterie est vendue à perte.
Belki de en önemlisi bebek oyuncaklarında pek çok türünün kullanılması 1999 yılından itibaren yasaklanmıştır.Depuis 1999, il est obligatoire de l'utiliser dans certains pesticides.
Vibratörler veya seks oyuncakları vücudun çeşitli yerlerini uyarmak için kullanılır.Il est donc conseillé d'utiliser plusieurs gants de toilettes pour les différentes parties du corps.
Oyuncakların hepsi tahtadan yapılmış.Todos los juguetes son de madera.
Ben sekiz yaşındayken, annem bana oyuncaklar alırdı.Mi mamá me compraba juguetes cuando tenía ocho años.
O oyuncakları sever.Le gustan los juguetes.
Mary oyuncaklarını arkadaşlarıyla paylaşmak istemiyor.Mary no quiere compartir sus juguetes con sus amigas.
Çin dünyanın en büyük seks oyuncak üreticisidir ve dünya seks oyuncakları üretiminin %70'ini karşılamaktadır.China es el mayor productor mundial de juguetes sexuales y representa el 70% de la producción mundial total​.
Çocuklar oyuncaklarla vakit geçirir ve birdirbir gibi oyunlar oynarlardı.Los muchachos se apoderaron de las piezas y como si fueran juguetes se adornaron con ellas.
Bütün Oyuncaklar Benim Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?¿Cuándo mi familia saldrá adelante?
Seriye dayalı çeşitli oyuncaklar ve video oyunları üretilmiştir.Ha habido varios juguetes y videojuegos basados en la serie.
Tektip satılan oyuncaklar harcıalemdir.Las películas para el juguete se vendían aparte.
Macera Diyarı Parkı:Oyuncaklarla dolu bir eğlence mekanıdır.El Parque Forestal, es una zona de senderos con espacios para el juego de los niños.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod